Kategoriler
Akif Yaşar Yurtdaş Makale ve Yazılar

Sivrihisar’ın Dünyaya Açılan Penceresi

SİVRİHİSAR’IN DÜNYAYA AÇILAN PENCERESİ :

“SİVRİHİSAR KÜLTÜR PORTALI”

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesinde görev yapmakta olan hemşehrimiz Murat Sevimbay’ın hazırlayıp, sunduğu “Sivrihisar Kültür Portalı” (sivrihisar.web.tr) internet sitesi; bir emek ürünü olarak özenle kurulmuş yapısı, ciddi ve güvenilir kaynaklara dayanan bilgi, haber ve duyuruları ile üstlendiği; Sivrihisar’ın dünyaya açılan penceresi olmak, Sivrihisar’ı her yönü ile dünyaya tanıtmak, tarihi süreci içinde elde ettiği maddi, manevi kültürel değerlerimizi korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak misyonunu büyük bir titizlikle yerine getirmektedir. Site, yaptığı tanıtım çalışmaları ile dünyada ve ülkemizde Sivrihisar’a ilgi duyanların vazgeçilmez ziyaret yerlerinden biri olmuştur.

Bizler, sitenin takipçileri olarak; Sivrihisar Kültür Portalında, Sivrihisar’ın “tarih ve kültür şehri” kimliğinin ve belleğinin korunmasına hizmet eden çalışmalara, kitaplara, araştırmalara, anılara, belgelere, sanata, şiirlere ve fotoğraflara yer verildiğini memnuniyetle görüyor ve zevkle takip ediyoruz. Ayrıca, eserleri ve çalışmaları ile Sivrihisar’ın tanıtımı ve gelişmesine katkıda bulunan özverili, kadirşinas insanlarımıza sitede yer verilmesini, onlara duyulan minnet ve şükranın bir ifadesi olarak değerlendiriyoruz.

KENT KİMLİĞİ VE KENT BELLEĞİNDE SİVRİHİSAR KÜLTÜR PORTALI’NIN ÖNEMİ

“Kentler, sakinlerinin aynası olarak onların gönüllerini toprağın üstüne yansıtır. Kentler sırrımızdır bizim.”

Sivrihisar Kültür Portalı’nın, Sivrihisar’ın kimliğine ve belleğine hizmet edenlere yer verdiğini belirttik. Aslında, Sivrihisar Kültür Portalı, yaptığı bu işlevle kimlik ve bellek konusunda yapılan çalışmaların öncüsü durumundadır. Gerçekten de, bir kentin elde ettiği kimliğini koruması ve belleklerde yer ederek gelecek nesillere aktarılmasını çok önemli buluyor ve bu nedenle, kimlik ve bellek konusunu biraz daha açmak istiyorum;
“İnsanlar kimliğini yitirirse nasıl panikler, kendini kanıtlayamama endişe ve korkusuna kapılırsa, kentler de aynen böyledir. Kimliğini kaybeden kentler; önce bozulurlar, geçmişle olan bağları kopar, sonra da yok olup giderler, tarihte bu duruma düşen yüzlerce örnek vardır. Bir kentin coğrafi konumu, doğal ve tarihi dokusu, mimari yapısı, bağrından yetişen değerleri, kentlinin ekonomik ve kültürel yaşayış biçimi, gelenek ve görenekleri onun kimliğini oluşturur. Ama bu kimlik öyle kolay kolay kazanılmaz, oluşmaz; yıllarca, hatta yüzlerce yıllık bir birikim ve gelişim sonunda ortaya çıkar. İşte, kazanılan bu kimlik, o kenti kendine has özellikleri ile diğerlerinden farklı kılar.” diyor bir kent sevdalısı Recep Bozkurt.

Sivrihisar’ın kimliğine gelince; Sivrihisar, M.Ö. (1200-700) yıllarına kadar dayanan ve köklü tarihi ve bu süreç içerisinde; Anadolu’da hüküm süren pek çok medeniyete beşiklik, bekçilik ve tanıklık yapabilen ender merkezlerden biri olarak, yüzyıllar içerisinden süzülüp gelen kadim kültürü, elde ettiği tarihi mirası, eşsiz anıtsal yapıları, sivil mimari örnekleri ve kuruluşundan bu yana bağrından yetişen ve değişik dönemlere damgasını vurarak dünyada ün kazanmış ilim, feyiz sahibi düşünce, sanat adamları, yöneticileri ve savaş, işgal yıllarında gösterdiği kahramanlıkları ile müstesna bir belde olarak tam bir “TARİH VE KÜLTÜR ŞEHRİ” dir.

Dünyada kimliğini koruyabilen yerlerin sayısı çok değildir. Bu az sayıdaki yerleşim alanları da zamanın insafsız yıpratmasına, hoyrat ellerin acımasız yakıp, yıkımına, plansız, proğramsız yapılaşmaya direnebilmek için olağanüstü bir çaba harcamaktadırlar.

Peki, kent belleği nedir?

“Belleğini kaybeden kent kimliğini kaybeder. Kimliğini kaybeden de her şeyini kaybeder.”

“Kent Belleği, bir kentin kuruluşundan bu yana orada yapılanların, yazılanların, belgelerin, bulguların korunup saklanmasıdır.” Çok sevindiricidir ki; tarih, kültür şuuru ve büyük bir öngörü ile tarihi mirasımıza sahip çıkan büyüklerimizin, yıllar öncesinden başlayan olağanüstü gayret ve çalışmaları sayesinde, Sivrihisar kimliğini, belleğini, bize emanet edilen ortak mirasımızı, tarihi ve kültürel değerlerimizi günümüze kadar koruyabilen ve gelecek nesillere taşıyabilen ender yerlerden biri olmuştur. Ancak, Sivrihisar’ın kendini koruyup, “Tarih ve Kültür Şehri” olarak Anadolu’da yerini alması o kadar da kolay olmamıştır. Bu süreci özetlemek gerekirse; yıllar öncesinde, Sivrihisar’ın tarihini ve eserlerini konu alan çalışmaların yapıldığını görüyoruz. Ancak, esaslı çalışmalar 1960-70’li yıllarda başlamış ve o yıllarda kurulan Tarihi Eserleri Koruma Derneği ve vakıf çalışmaları ile tarih ve kültür şuuru daha da gelişmiş ve bunun neticesinde, öncelikle günümüze kadar gelen yıpranmış, yorgun ama büyük ölçüde tarihi özelliklerini kaybetmeyen tarihi eserler, anıtsal yapı ve sivil mimarlık örnekleri, harabeler gibi taşınmaz kültür varlıklarımıza sahip çıkılarak, bunlar koruma altına alınmıştır. Aynı zamanda, korunan bu eserler, elde kalan somut örnekler olarak, yazılı tarihimizin en önemli kaynakları olmuştur. Bunun dışında, ilçemizi konu alan arşiv kayıtları, kitaplar, eski tarihli mecmua, salname ve ansiklopedi gibi eserler de tarihimize ışık tutan yazılı kaynaklar olarak değerlendirilmiştir.

Sivrihisar’ın bağrından yetişen büyüklerimizin, Sivrihisar hakkında çalışmalar yaparak, tarihimize ve kültürümüze ışık tutan önemli eserler vermeye başlaması 50-60 yıl öncesine dayanır. Bunlar arasında Sivrihisar Vaizi merhum Tahsin Özalp’ın 1961 yılında kaleme aldığı “Sivrihisar Tarihi” kitabı, Avukat-Noter Orhan Keskin’in kırk yılı aşkın araştırma ve birikimi sonucu hazırladığı 2001 yılında ilk baskısı ve 2017 yılında geliştirilmiş ikinci baskısı yapılan “Bütün Yönleriyle Sivrihisar” kitabı, Prof.Dr. Erol Altınsapan’ın kaleme aldığı eserler, Gazeteci-Yazar Ahmet Bican Atmaca’nın “Sivrihisar’da Yunan Mezalimi” gibi Sivrihisar üzerine yazılmış araştırma, şiir ve anı kitapları, Ahmet Kılıçaslan, Avukat İbrahim Demirkol, Dr. İhsan Sarıkardeşoğlu ve Dr. Mustafa Kılıcal, Nadir Yaz’ın kitapları, Mustafa Kantarcı ve Yusuf Mesut Kilci’nin çalışmaları Sivrihisar’ın tarihi, kültürü ve tarihi şahsiyetlerini anlatan kapsamlı eserler arasında yerlerini almışlardır. Yine, geçtiğimiz dönemlerde, Prof. Dr. Halime Doğru, Prof. Dr. Canan Parla, Nejat İşcan, Nizamettin Arslan ve Yüksel Sayan’ın Sivrihisar üzerine yazdıkları kitaplar çok değerli eserlerdir. Ayrıca, Hasan Ayhaner, Fahri Keskin, Ertürk Kadir Küçükslan, Prof. Dr. M.Kemal Biçerli, Ali Rıza Öztekin ve Bünyamin Altındağ’ın kitap çalışmalarına verdikleri emek ve katkı ile değerli eserler ilçemize kazandırılmıştır.

Burada, Orhan Keskin Hocamın çok önemli bulduğum diğer çalışmalarına kısa da olsa değinmek istiyorum. Onun, Sivrihisar’a hizmetleri sadece yazdığı kitaplarla değil, yazımızın bir bölümünde bahsettiğimiz gibi, 1970’ li yıllarda kurduğu Sivrihisar Tarihi Eserleri Koruma Derneği ve Sivrihisar İslami İlimler Vakfı ile başlar. Dernek ve Vakfın çalışmalarının başlaması ile Sivrihisar’ın tarihi kimliğini koruma yönünde aktif adımlar atıldığını ve çok önemli işlerin başarıldığını görüyoruz. Bu çalışmalara katılma imkanını bulan bir kardeşiniz olarak şunu söyleyebilirim ki, Orhan Keskin Hocamın önderliğinde, tamamen kanun, tüzük ve yönetmelikler çerçevesinde yapılan bu çalışmalar ile somut neticeler alınmış, pek çok tarihi eser gün ışığına çıkarılarak, koruma altına alınmıştır.“Bütün Yönleriyle Sivrihisar” kitabını incelediğimizde geçmişten gelen yıpranmış, yok olmaya yüz tutmuş tarihi eserlerimizin eski fotoğrafları ile yapılan çalışmalar sonucu yeni durumlarını karşılaştırdığımızda ne kadar önemli işler yapıldığını görürüz. Sivrihisar’ın o günlerden bu günlere gelerek, bugün kimliğini koruyan ve ecdat yadigarı eserlerine sahip çıkan bir kent olarak,”Tarihi Kentler Birliği”nin 451 üyesi arasında yer alması ve ahşap direkli tarihi Ulu Camii’nin UNESCO tarafından dünya çapında korumaya alınan eserler arasında yer alması bizi gururlandırıyor. Bu gururda, ömrünü yaptığı çalışmalarla Sivrihisar’a adayan, vakıf insanı Orhan Keskin’in ve tarihi ve kültürel eserlerimize, ortak mirasımıza çıkan sahip çıkan Sivrihisar sevdalılarının payı büyüktür.

Son yıllarda, Necmi Günay, Niyazi Koca, Tahsin Altın gibi kardeşlerimiz de yaptıkları çalışmalar, araştırmalar ve hazırladıkları kitaplar ile Sivrihisar’ın tarih ve kültürü adına önemli hizmetler yapıyorlar. Bunların yanı sıra, şiirleri, fotoğrafları ve benzer etkinlikleriyle önemli çalışmalar yapan, katkıda bulunan kardeşlerimiz var. Ben de ileride, imkanlar ölçüsünde sitemiz aracılığı ile bu kardeşlerimizin çalışmalarından ayrı, ayrı bahsetmek isterim. Esasen, Sivrihisar Kültür Portalımız, tarih ve kültürümüze hizmet edenlerden burada adını zikrettiğim veya zikredemediğim kardeşlerimizin, büyüklerimizin çalışmalarına ve bunu yanı sıra tarihi, kültürel değerlerimize, eserlerimize geniş manada yer vermekte ve Sivrihisar’ın kimlik ve belleğinin korunması adına çok önemli bir görevler ifa etmektedir.

Sivrihisar, yıllar öncesinden başlatılan tarihi eserlerini koruma çalışmalarının, yazılan kitapların, yapılan etkinliklerin semeresini görerek; alt yapısını tamamlanmış bir tarih ve kültür şehri kimliği ile son yıllarda tanıtım adına, turizm adına, tarihi şahsiyetlerimize sahip çıkma adına önemli ataklar yapmakta ve emin adımlarla hak ettiği yönde ilerlemektedir.

Bu çalışmalara örnek olarak; Kurtuluş Savaşımız’da ordumuza uçak alan Sivrihisar’ın eşsiz kahramanlığı ve Sivrihisar’ın evladı Mülazım Ahmet Hamdi (Ayker)’in Milli Mücadelede’nin başlatılmasında gösterdiği kahramanlığı bir kadirşinaslık olarak sürekli gündemde tutulmuştur. Yapılan çalışmalar ve kurulan dernekler ile Akbaş gibi doğal değerlerimize sahip çıkılmıştır. Ayrıca, yıllardır Tarihi Eserleri Koruma Derneğinin korumasında bulunan Selçuklu dönemine ait taş sandukanın, Prof.Dr. Erol Altısapan ve Doç.Dr. Mehmet Mahur Tulum’un çalışmaları ile Nasreddin Hoca’ya ait olduğunun tespit edilmesini ve Nasreddin Hoca’nın kabrinin Sivrihisar’da olduğunun tescillenmesini ve Nasreddin Hocanın kızı Fatma Hatun’un kabrinin tespit edilmesini, yine tarihi Zaimağa Konağı’nın, Kaya Saatinin, Ulu Camii, Kurşunlu ve Aziz Mahmut Hüdai Camilerinin, sivil mimarlık örneği evlerin, kilisenin restorasyonlarını, sokak sağlıklaştırma çalışmalarını ve Hemşehrimiz Devlet Sanatçısı Heykeltraş Metin Yurdanur’un Türkiye’de bir ilk olarak Sivrihisar’da açtığı Açık Hava Heykel Müzesi gibi önemli etkinlik ve çalışmaları bu örnekler arasında gösterebiliriz. Vakıflar Genel Müdürlüğü, Üniversitelerimiz, Belediyemiz, Tarihi Kentler Birliği, Sivrihisar Eğitim Vakfı ve derneklerimizin de yayınları, araştırma eserleri, proje, restorasyon, sempozyum ve benzeri etkinlikleriyle, tarih ve kültürümüz adına önemli çalışmalar yaptıklarını ve katkılarda bulunduklarını görüyoruz.

SİVRİHİSAR KÜLTÜR PORTALI VE SİTESİ

Sivrihisar Kültür Portalı; Sivrihisar’ın dünyaya açılan penceresi,“kültür elçisi”dir. Sivrihisar Kültür Portalı; Sivrihisar’ı ziyaret edip, yakından tanımak isteyenlere “turizm rehberi”dir. Sivrihisar Kültür Portalı; Sivrihisar’ın gözü, kulağı, sesi, bilgi kaynağı, belleğidir. Sivrihisar Kültür Portalı; Sivrihisar’ın geçmişten geleceğine açılan kapısıdır. Sivrihisar Kültür Portalı; Uzaklarda yaşayıp, sıla özlemi çekenlerin tesellisidir. Sivrihisar Kültür Portalı; Sivrihisar’da doğmuş, ya da doğmamış, Sivrihisar’da yaşamış, yaşamamış farketmez kendini Sivrihisarlı hissedenlerin sitesidir.

Sitenin takipçileri olarak bizlere düşen görev; İlçemizin tanıtımında önemli işlevler üstlenen ve tarihi, kültürü adına, değişik alanlarda yapılan çalışmaları bir arada toplayarak, bizleri ve dünyanın en uzak köşelerini haberdar eden kültür sitemizin önemini dostlara anlatmak, ziyaretçi sayımızı artırmak, site ile sürekli iletişim içinde olarak, güvenilir kaynaklara dayanan çalışmaları site denetimine aktarmak ve kişisel görüş, düşünce ve yorumlarımız ile katkıda bulunmak, kısacası çağın medyası olan İnternet dünyasında yer alan sitemize her yönü ile sahip çıkmak ve desteklemek olmalıdır.

Bugüne kadar yaptığı önemli ve etkileyici çalışmalar neticesinde artan ilgi ile takip edilen Sivrihisar Kültür Portalı’nın gösterdiği performans ve elde ettiği ivme ile bundan sonra da aynı şevk ve heyecanla çalışmalarını sürdüreceğine yürekten inanıyoruz.

Bu duygularla ve Sivrihisar Kültür Portalı Sitemizin başarılı çalışmalarının devamını diliyor, siteyi hazırlayan ve sunan hemşehrimiz Murat Sevimbay’ı tebrik ediyor, yazı, yorum ve benzeri çalışmalar ile katkıda bulunanlara teşekkürlerimizi sunuyoruz. 10.10.2017

Yaşar YURTDAŞ

Akif Yaşar Yurtdaş

Bu güzel yazısı için bende Yaşar hocamıza çok teşekkür ediyorum.
Murat SEVİMBAY

SİVRİHİSAR WEB TR

Kategoriler
Akif Yaşar Yurtdaş Makale ve Yazılar

Çocukluğum Sivrihisar

ÇOCUKLUĞUM SİVRİHİSAR

(Bizim kuşağın çocukluk oyunları ve o dönemde tadı damağımızda kalan tatlar üzerine…)

Bir romancı; “İnsanın anayurdu çocukluğudur.” diye yazar… Benim de çocukluğum, Sivrihisar… Çocuktuk, etrafa neşe katardık, ne güzeldi oyunlar… Bize arkadaşlığı, komşuluğu, öğretti o yıllar… Yalın ayak koşardık, dar gelirdi sokaklar…

Çember çevirirdik, patlardı parmaklar… Zor yürürdü, kaldırımlarda telden arabalar… Usandığımızda; gazoz kapağı oynar, sonra dönerdi, birbiri ile tokuşan topaç “fıçı”lar…

Bazen tek, bazen çift kale maçlar… met, misket, “istop” ve saklambaçlar… “zerdeli” çekirdeğinden “tıs, tıngıç, tunç” lar… dayanmazdı oyunlara “süvari”li pantolonlar…

Kızlar; körebe, mendil kapmaca, ip atlar… gençler; çıkrığı bir uçtan bir uca topuklar… çıkrığın ortasında meşe kömürü gıcılar… “kaş kararıp”, akşam oluncaya kadar, bitmek bilmezdi oyunlar..

O zamanlar daha çok yağardı kar… kışlar zor geçer, lastikti ayakkabılar… karda oynardık, ıslanır yün çoraplar, paçalar donar…”laylon” ya da “dımışkı” çakılı kızaklar.. kayak pistimiz Nalbant Tevfik’ lerin bayırdan başlar, kayardık taa… yüzügüllü’lerin duvara kadar…

Yiyecekler, içecekler bir başkaydı o yıllar, nerede şimdi o tatlar… tadın damağımızda kaldı, tadım, tuzum Sivrihisar…

Şakşukanın Rıza emminin meşhurdu kurabiyesi, günlük, taze kurabiyelerden hoştu yemesi… bir samıt amcamız vardı, çocukların sevgilisi, güzel olurdu, pembe pamuk şekerlisi… Ramazan topunun yanında idi “kar kuyusu”, o, zamanın en güzel derin dondurucusu…

Gazozcular Mustafa, İzzet “patlat bir gazoz” kalmazdı hararet.. dondurmacılar ” Zeyli Hüseyin ile “ballı” satan Mustafa’ nın babası, soğuturdu yürekleri kaymaklı dondurması…

“Ataşlar” Sivrihisar’ın meşhur kuruyemişçisi, bir başka olurdu, taze kavrulmuş çekirdek ile kestanesi… değirmenci İsmet’te buğdayın un olur, bulgurcu Ahmet’te bulursun bulgur…

Kamil’in, maniklerin ve karaoğlanların fırını, bir başkaydı, mubarek ekmeğin, pidenin kokusu tadı… Hatikana, tekenenin Emine, Naciye, Hasanemmi… toprak fırınlarda pişirirlerdi “tespi” ekmeği… kelle ütüler; demirci Mehmet, Hafız Hızlı, Hikmet ile Topalın İsmet, ütülenmiş kelle, paçalar her derde deva, bulunmaz nimet…

Şahinlerin Ünal abinin köfteleri çok lezzetli, köfteci Şükrü ile köfteci dayının köftesi, kokusu çarşıyı sarar, hoştur, tabakta ya da ekmek arası yemesi… ançıların meşhurdu sucuğu, pastırması, etrafa nam salmıştı ama, bize zor gelirdi alması…

Arasıra uğrardık çavuşun kahvesine, başka yerde bulunmaz, bayılırdık ” demirhindi” sine… unuttu sanmayın; Köroğlu’nun yoğurdunu, “kocausta” nın enfes çorbasını, Aşçı Hamdi’ nin yemekleri, “yumurtacı’ Saadet, aşçı Ayşe’nin düğün yemeklerini, bamya çorbası, düğün helvasını… unutursam ayıp olur,

Sivrihisar’ın meşhur met helvasını… sıra gelmedi kusura bakmayın; bazlama, gözleme, haşgaşlı, yufka, minimize, badılcan küllemesi, patatesli, babaccalı dürümlerimize… arabaşı, su böreği, kapama ile hoşmelim baş köşemizde, pekmez, nardek, turşularımız ile göllemize…

Kepenin kelemi, koçaşın patlıcanı, okçunun fasulyesi, İstiklalbağının mercimeği, dümreğin nohutu, doyulmaz dinek üzümüne…

Eskiden kasap taze etini verirdi dellalın omuzuna, dellal çarşıda dolanır, duyururdu Sivrihisar halkına… hele bir” torun” emmi vardı ki, orta yerinden dilinmiş kan kırmızı karpuzu eline alır, seslenirdi millete ; “karpuz geldi karpuuuzz… bi kabahati varsa pek tatlı” diye…

TADIN DAMAĞIMDA KALDI, TADIM, TUZUM SİVRİHİSAR…

Yaşar YURTDAŞ

NOT: adı geçenlerden Rahmeti Rahmana kavuşanların mekanı cennet olsun, geride kalanlara hayırlı ömürler olsun inşaallah, unuttuklarımız olmuş ise ve de sürçülisan ettik ise affola. selam ve dua ile…

Akif Yaşar Yurtdaş
Kategoriler
Makale ve Yazılar

Sivrihisar’ın Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Gelişmesinde Ulaşımın Etkisi

SİVRİHİSAR’IN SOSYO-EKONOMİK VE KÜLTÜREL GELİŞMESİNDE ULAŞIMIN ETKİSİ

Ulaşım, kentin iç ve dış dinamikleriyle sürekliliğini sağlayan sosyal, ekonomik ve kültürel faktörler arasında karşılıklı etkileşim ile ticaretin gelişmesinde (Sanayi alanlarının oluşması-Gayrimenkul değerleri) gibi ekonomik yönüyle yönlendirici hatta belirleyicidir.

Sivrihisar, İlk çağlardan beri doğu ve batı yönünde uzanan ve içerisinden geçen en önemli ticaret yolu olan (Kral yolu ve ipek yolu) üzerindeki yerleşmeler le ticari ve sanat faaliyetlerinin yoğunlaştığı, kolonileri birbirine bağlayan yönüyle bölgesinde söz sahibi idi. Değişen ulaşım, teknoloji ve politikalara göre Sivrihisar bölgesel ticaret, transit ticaret, dinsel merkez, askeri toplanma ve lojistik merkezi gibi, rollerin bir kaçını eş zamanlı üstlenmiştir.

Bütün bunlar, yaşam sürekliliği içerisinde ulaşıma bağlı olarak gelişen ekonomik, dinsel, sosyal süreçler, insan aktivelerinin artmasına, ürüne bağlı olarak ticari ilişkilerin çoğalmasına, zenginleşme ile birlikte, toplumda fikri aydınlanma, geniş bir tolerans ve müsamaha ortaya koymuştur.

Sivrihisar, ulaşım merkezlerinin kesiştiği güzergah üzerinde olması, üzerinde kurulan yerleşimler ile özellikle ticarette söz sahibi olmuştur. Buna bağlı olarak fiziksel ve iskan anlamında ; kervansaraylar, zaviyeler, medreseler, camiler, zaviyeler, han ve hamamlar gibi, tarihi eserler ile zenginleştirerek şekillendirilmiş , İlçenin geçmişte ticaret, sanat ve ilim alanında ilerlemesini ve gelişmesini sağlamıştır.

Sivrihisar’ın ulaşım ile birlikte diğer coğrafi konumu dolaysıyla, Selçukluların Bizans egemenliğine son vermek ekonomi alanında söz sahibi olmak gibi, askeri ve stratejik alanda da önemini uzun süre devam ettirmiştir. Ramsay (1960:218)’ya göre “Bizans ulaşım sistemi içinde, askeri yol ile posta yolunun düğüm noktasında orduların güvenli konaklama, gereksinimlerinin karşılanmasına dönük olarak kurulmuş bir kent” olarak Sivrihisar’ı tanımlamaktadır.

Kurtuluş (İstiklal) Savaşı Mondros Mütarekesi sonrasında Sivrihisar, stratejik bir merkez olarak hem siyasi, hem askeri birçok olaya sahne olmuştur. Ankara ve Eskişehir gibi Milli Mücadelenin iki önemli merkezine yakın, bir konuma sahip olan Sivrihisar, Kurtuluş Savaşı esnasında özellikle Kuvay-i Milliye’ye sağlanan ikmaller de, unutulmaz hizmetler sunmuştur.

Osmanlı döneminde yol güzergahları değiştirilmiş ise de, İstanbul bağlantılı ana kervan yolu Sivrihisar’a bağlanarak, kent bölgesel ölçekte ticaret merkezi olmuştur. Bu durum, Sivrihisar’da bir çok alanda üretimi ve pazar imkanlarının artmasını sağlamıştır. Sivrihisar halkının XVIII. ve XIX. yüzyılda da refah seviyesi yüksek olmakla birlikte aynı dönemde, canlı bir ticaret hayatına sahip olduğu görülmektedir.

Cumhuriyet döneminde yapılan, İlçenin içerisinden geçen devlet karayolu şimdiki (Dörtyol) Eskişehir-Ankara ve İzmir bağlantı yolu, İlçenin Ekonomisine katkısı büyük olmuştur. Bu yol güzergahında ticaret hanelerin ve küçük işletme alanlarının oluşmasına, ulaşıma bağlı olarak İlçe içerisinde taşımacılık gibi ticari faaliyetlerin yapılmasına imkan sağlamıştır.

19. yüzyılın ikinci yarısında, Ankara- Eskişehir demiryolunun Sivrihisar’ın kuzeyinden “Sakarya vadisinden” geçmesi ve Eskişehir’e bağlanmasıyla ticaret merkezi Eskişehir’e kaymıştır. Sivrihisar’ın çevresindeki yerleşim merkezlerinin büyümesi, ulaşım imkanlarının artmasıyla birlikte, Sivrihisar’ın sosyo-ekonomik alanda gelişmesi de yavaşlamış ve buna bağlı olarak şu anda en büyük sosyal sorunu olan, göç probleminin oluşmasına neden olmuştur.

Son dönemlerde, Karayolları Genel Müdürlüğünün 2023 yılı hedefleri arasında yer alan Ankara- İzmir Otoyolu projesi güzergah çalışmalarının belli olduğu. Bu yolun Sivrihisar’ın 10/km Kuzeyinden geçirilmesinin planlandığı görülmektedir. Yol güzergahının buradan geçirilmesiyle Sivrihisar’ın halen yaşanmakta olan, iktisadi ve sosyal alanlardaki sorunlarını daha da derinleştireceği aşikardır.

Sivrihisar’ın geçmiş tarihinden bu güne kadar her alanda, kaderini yol yani ulaşım belirlemiştir. Yol medeniyet, ekonomi ve gelecek demektir. Bugün, güçlü ve gelişmiş ülkelerin bu seviyeye gelmelerinde; geçmişlerini bilip, geleceklerinin şekillenmesinde ülkelerinin ekonomik, sosyal, kültürel, siyasi gibi değerlerin hepsine dengeli bir biçimde yer verdiklerini görülmektedir.

Sivrihisar’ın geçmişten günümüze tarihi, sosyal , kültürel, ekonomik ve siyasi anlamda yazılmış bilgi ve belgelerden yola çıkarak faydalanılması gelişimine ışık tutacaktır. 10.09.2017

SAYGILARIMLA …
Niyazi Koca

Kategoriler
Makale ve Yazılar

Sivrihisar Yer Adlarının Dili

Sivrihisar Yer Adlarının Dili

Kategoriler
Makale ve Yazılar

Sivrihisar’da Ağaç İşletmeciliği

Sivrihisar’da Ağaç İşletmeciliği ve Ulu Cami’nin Emsalsiz Minberi

1071 yılında Selçuklu – Bizans savaşını takiben, Ankara savaşından sonra Sivrihisar’a uç olarak yerleştirilen Kılıçlı (Salur) Türkmenleri Ortaasyadan getirdikleri dokuma mesleklerinin yanı sıra, Debbağlık, Demir, Bakır işletmeciliği ve ağaç işletmeciliğini de icra etmişler ve Sivrihisar’ı bir sanayi şehri yapmışlardır…

Bu yazımda, Sivrihisar’daki ağaç işletmeciliğinden bir örnek sunarak, bu mesleğin önemini ve değerini vurgulayacağım.

Türkler, yerleştikleri yere ilk önce tuvalet, çeşme, ve mescit yaptırmışlardır… Sivrihisar’a ilk gelen Kılıçlı (Salur) Türkmenleri de ilk yerleştikleri yer olan Saat Kulesinin çevresine Kılıç Mescidi inşa etmişlerdir. Mescidin Minberini de Horasan Türklerinden Mehmet Bey yapmıştır. Bu Minber, Kılıç Mescid yıktırıldıktan sonra çok isabetli bir kararla Ulu Cami’ye monte edilmiştir. Ulu Camiyi tarihi eser yönünden öne çıkaran bu Minberdir…

Bu Minber hakkında bilgi veren Prof.Dr. Haluk Karamağaralı şunları söyledi “Bu Minber dünyada emsali bulunmayan bir şaheserdir. Kapısında Ayet-el Kürsü işlidir” dedi. Ayrıca Hoşkadem Minaresi içinde aynı şeyi söyledi…

Sanat dahisi olan bir otoriteden duyduğum bu sözler, Selçuklu-Osmanlı Türklerinin Sivrihisar’da icra ettikleri ağaç işletmeciliğinin önemini vurgulamaktadır. Sivrihisar’da Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalma evlerin tavan, kapı, pencere ve oymalarda bu tezyini görmek mümkündür…

Hasbelkader bu ağaç işleme sanatını birçok eski evlerde, örneğin Zaim Ağa Konağı’nm ve Yunus Emre’nin atalarından kalma evlerde görüp hayran kaldım…

Ahmet Bican Atmaca

Kategoriler
Makale ve Yazılar Sivrihisar Haberleri

Sivrihisarlılar Hız Kesmemeli

Sivrihisarlılar Hız Kesmemeli

Bazı kişiler veya kurumlar derinden çalışır. Sağa sola karışmadan sadece işlerini yaparlar. Böyle kurum ve kişilerin haberleri de gazetelerde veya televizyonlarda köşelere saklanır. Sadece bu haberleri iyi gazete okuyucuları görürler. Bu haberlerin kahramanlarının dertleri zaten medyada yer almak değil, iş yapmaktır.

Eskişehir’in şehir merkezine turist geliyor. Günü birlik turlarla da olsa, hafta sonları sokağa çıktığında Eskişehirliler yerli turistlerle karşılaşabiliyor. İlçelerimizdeki turizm potansiyeli ise henüz değerlendirilemiyor. Ancak, yakın zamanda Sivrihisar ve Seyitgazi, Han ilçelerimiz başta olmak üzere var olan turizm potansiyelinin değerlendirileceğine inanıyoruz.

SİVRİHİSAR İDDİALI

Eskişehir’in Odunpazarı bölgesindeki tarihi evleri konuşurken, bu tarihi evlerden belki de 100 kat daha tarihi öneme sahip Sivrihisar evlerini konuşmuyoruz. Sivrihisar’daki önemli tarihi yapılar Ulucami, Kilise başta olmak üzere Ballıhisar’dan söz edenimiz çok az olduğunu görüyoruz. Sivrihisar’ın bu dönem belediye başkanlığı görevini ilçe halkının desteği ile üstlenen Hamid Yüzügüllü ciddi çalışmalar yapıyor. Tarihi eserlerin korunmasında ve geliştirilmesinde önemli görev yapan Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu müdürü Süleyman Ekşi’nin de Sivrihisarlı olması bir şans olarak karşımıza çıkıyor.

Kurulun müdürü Süleyman Ekşi, çeşitli üniversitelerdeki akademisyenlerden oluşan kurul üyeleri ile birlikte Sivrihisar ilçemizi ziyaret etti. Belediye Başkanı Yüzügüllü, Ekşi ve kurul üyelerine ilçede başlatılan sokak iyileştirmeleri, saat kulesi, kilise, Ulucami başta olmak üzere pek çok tarihi yerini gösterdi. Restorasyonu başarı ile yapılan eserler kadar yapılamayanları da kurul üyelerine göstererek desteklerini istedi.

Başta Kültür ve Turizm Bakanımız Nabi Avcı’nın, kurulun destekleri ile Sivrihisar yakın gelecekte bir turizm kenti olacaktır. Başkan Yüzügüllü, turizm konusundaki çalışmalarla ilgili sorulara şu yanıtı veriyor: “İlçemiz her döneme ait mimari eserleri ile kültürel açıdan zengin turizm potansiyeline sahip olmuştur. Bizde ilçemizi cazibe merkezi yapmaya çalışıyoruz.”

Kısacası, Sivrihisarlılar ilçelerini turizm merkezi haline getirmek için yaptıkları çalışmaları hızlandırdı. Bu işten ise ilçe halkı daha da zenginleşerek çıkacaktır.

Makale – 20 Ocak 2017
CAN HACIOĞLU
2 Eylül Gazetesi

Kategoriler
Makale ve Yazılar

Uça Parka Sahip Çıkalım

Yarım asırlık mazisi olup Sivrihisar’a rahmetli büyüklerimizin emekleriyle kazandırılan yeşil saha ağaçlandırma derneği başkanı sayın Yüksel Uça abimiz, Avukat İbrahim Demirkol büyüğümüz, yönetimde Mehmet Çini, Oğuz Ekici, Erhan Eroğlu, İsmail Çelik yönetim üyelerimizin çabaları göz göre göre yok olmasın. Sivrihisarlı olan herkes elini taşın altına koysun. Yarım asırlık uça parkımıza tüm Sivrihisarlılar sahip çıkalım, yok olmasına göz yummayalım.

***

Uça Parkı’na Sivrihisarlılar Sahip Çıkmalı

Çevre Derneği Başkanı Doç. Dr. Güner Sümer, Sivrihisar ilçesinde Uça Parkı’na belediye yetkilileri ve Sivrihisarlıların sahip çıkması gerektiğini söyledi.

Bir süre önce ziyaret ederek incelemelerde bulundukları Uça Parkı’nın 1962 yılında Sivrihisar Ağaçlandırma Derneği tarafından oluşturulduğunu bu parkın oluşturulmasına Uça Ailesi’nin katkısının büyük olduğunu vurgulayan Sümer, parkın sorunları başında bakımsızlık ve parasızlık geldiğini ifade etti.

Uça parkına çöp konteynerlerin konularak temizlik işçilerin görevlendirilmesini isteyen Sümer, “Parkta güvenliğin sağlanması için güvenlik görevlisi bulunmalıdır. Park içinde çocuklar için oyun alanları ve büyükler içinde kafeler ve çay bahçeleri açılmalıdır. Parkın ışıklandırılması ve temizliği Sivrihisar Belediyesi tarafından sağlanmalıdır” dedi.

Eskişehir’de Büyükşehir Belediyesi tarafından oluşturulan Kentpark, Sazova Kültür Parkı örnek alınarak gerekli yatırımların belediye tarafında yapılması gerektiğini ifade eden Çevre Derneği Başkanı Güner Sümer, Sivrihisarlıların sorunu çözememe halinde dernek olarak bu parkı üzerine almaya ve bakmaya hazır olduklarını sözlerine ekledi.

uca-park-sivrihisarli-sahip-cikmali

Kategoriler
Makale ve Yazılar

Sivrihisar 2017 Yılı Hedefleri

Aralık 2015 tarihli İllerde Ekonomi Gazetesinde Sivrihisar Belediye Başkanı Hamid Yüzügüllü “2017 yılına Sivrihisar ilçemizde 300 bin turist ağırlamayı hedefliyoruz” dedi.

“Bu zamana kadar kabuğunu kıramayan bir ilçemiz vardı. Biz bu kabuğu kırarak her tarafı tarih kokan Sivrihisar’ı modern bir ilçe yapmaya karar verdik. İlçemizdeki organize sanayi bölgemizi bitirdik. Alt yapı ihalesi ile ilgili çalışmaları 2016 yılında tamamlayacağız. İlçemizde işsizliğin azalmasını sağlayacak olan bu çalışma ile ilçe ekonomimiz canlanacak, köyden kente göçün önüne geçilecektir. Hatta şehrin zor şartlarına adapte olamayan hemşehrilerim iş olanakları sayesinde geri gelecek; efsanevi simurg / anka kuşu gibi Sivrihisar küllerinden yeniden doğacaktır.

İlçe olarak organize sanayi bölgemize yapılacak yatırımların teşvik kapsamına alınması ile ilgili çalışmalarımız devam etmektedir. Ümit ediyoruz bu teşvikler çıkacak ve ilçemiz dışarıdan yatırım alacaktır. İlçemizin en büyük geliri Tarım ve Hayvancılıktır. İlçemizde sulu ve kuru tarım yapılıyor. Ayrıca Sivrihisar sahip olduğu yüz-ölçümü (3.103 kilometrekare) tarım ve hayvancılıkta da liderdir.”

Gazetede, Başkan Yüzügüllü’nün Sivrihisar ilçesinde gerçekleştirmek istediği projeler ve devam eden çalışmalar hakkındaki röportajına yer verilmiştir.

illerde-ekonomi-gazete1

Kategoriler
Makale ve Yazılar

Vaatlerin Yerine Getirilmesini İstiyoruz

ahmet-eroglu-Tarihi ilçemiz Sivrihisar yıllardır siyasilerin boş vaatlerinin esiri olarak hizmetten geri kalmıştır. Karaburhan köyümüzün yarısı Belikova yarısı da Sivrihisar sınırlarında. Toryum madeni sondaj kuyuları çalışmalarının etibank yetkilileri birinci ağızdan aldığım haber doğrultusunda sona doğru yaklaşılmıştır. Sivrihisarımızın en acil şekilde ekonomisine, işsizliğe katkısı olabilmesi için yeni Milletvekili seçilen bakanımıza Harun Karacan vekilimize ve Gaye Uslu hemşerimize işletmelerin Sivrihisar topraklarına kurulması için yardımlarını Sivrihisar halkı olarak bekliyoruz, onlarından bu görevi yerine getirerek ilçemizdeki göçün durmasına katkıda bulunarak ilçemizin hareketlenmesine yardımlarını esirgemeyeceklerini umut ediyor ve güveniyoruz.

Geçmişte siyasiler yatırımları hep yarınlara bıraktılar. İlçemizin ekonomisinin canlanıp göçün önlenmesinde işsizlere iş kapısı açılmasında çalışmalara şimdiden başlayalım. Sayın vekillerimiz geçmişte yarınlar hiç gelmedi, önümüze sunulan bu fırsatı yarınlara bırakmayalım. Yarınlarda çok geç kalınır.

eskisehir-milletvekilleriSayın bakanımız, milletvekillerimiz hayırlı uğurlu olsun, ülkemizin en eski yerleşim yeri olan tarihi ilçemiz geçmişteki siyasilerin ihmalleri sonucu yeterli hizmetlerden mahrum kalmıştır. Türkiyemizin her tarafına ulaşım imkanı olmasıda göz ardı edilmiştir. Sizlerden seçim çalışmalarınızda verdiğiniz sözlere bağlı kalarak fahri Sivrihisarlı olmanızı beyan ettiniz.

İlçemizin acilen Karaburhan köyünde açılan etibank toryum maden işletmelerinin kuyulardaki sondaj çalışmaları son aşamaya gelmiş olup, işletmelerin Beylikova ilçesi hudutlarına kurulması için siyasi sözler verilmekte olup, ilçemizin ekonomisini hareketlendirip, işsizliği önleyip, ilçemizden göçü durduracak, esnafımızı rahatlatacak, bu işletmenin Sivrihisar hudutlarına kurulması hususunda sizler tek güvencemizsiniz, bu işletmeleri ilçemize kazandırmanızda halkımız size minnet duyacaktır.
İlçemize yıllar sonra doğan güneşi söndürmeyeceğiniz ümitlerimizle, sevgiler saygılar. Allah yar ve yardımcınız olsun.

Kategoriler
Makale ve Yazılar

Çardak Termal Tesisleri

KIYMETİNİ BİLEMEDİĞİMİZ ! ÇARDAK TERMAL TESİSLERİ

Yaşadığımız çağın baş döndürücü teknolojik gelişmeleri, insanoğlu için yeni ufuklar açarken, birçok da problemler ortaya çıkarıyor. Bunların en önemlisi köyden kente akın nedeniyle şehirleşme ve getirdiği arazlardır. Büyük kentlerimizde yaşayan insanları hava kirliliği ve stres ile başbaşa bırakıyor. Bu hususlar insanları ruhsal ve sinirsel çöküntüye itiyor… Bu sebepledir ki şehirlerde yaşayanlar, ruhen dinlenme ihtiyaçlarını gidermek için kırsal kesimlere, özellikle yeşil alanlara giderek giderme ihtiyacı duyu­yorlar. İki günlük dinlenme bile, suya, ekmeğe ihtiyaç kadar önem kazanmıştır.

Yurdumuzda bu özellikleri taşıyan birçok tatil ve dinlenme yerleri mevcuttur. Bu yörelerden biri de, Hamamkarahisar köyünde bulunan ve Sivrihisar Belediyesinin mül­kü olan; ÇARDAK TERMAL TESİSLERİ’dir. Yemyeşil çevresi ve emsali az bulunan sıcak suyu ile bulunmaz bir mesire yeridir…

Çardak hamamı, eski çağlarda vuku bulmuş, volkanik gelişmeler sonrası vücuda gelmiş bir kaplıcadır.

Frigler ve Romalılar döneminden sonra bir şehir harabesinde iken, Selçuklular döneminde şimdi bulunduğu yere indirilmiştir..

Anadolu’nun Selçuklular tarafından zabtından sonra suyun önemi anlaşılarak, hicri 570 yılında Selçuklu beylerinden Umurbey tarafından şimdi bulunduğu yere inşa edilmiştir. Kadın ve erkekler için iki adet olup, kubbeli, 6 m. kutrunda havuzları bulunuyor. Havuzun yanı başında birde Camii Şerif vardır. Emin kaynaklara göre hicri 655 yılında Emir Seyfettin Kızılbey tarafından yaptırılmıştır.

Yunan istilasına kadar ibadet yapılmakta iken, işgalciler tarafından tahrip edilerek içindeki halı ve kilimler gasp edilmiştir.

Frigler ve Romalılar döneminde hamamdan faydalanılmış olup, Selçuklular ve Osmanlılar dönemlerinden sonra Cumhuriyet döneminde de gerek banyo ve gerekse cilt hastalıkları için yararlanılmıştır.

Çardak hamamı için en önemli belge, Sivrihisar Ankara sancağına bağlı iken yazılmış olan “Ankara Salnamesi”dir” Salnamede; hamamdan övgü ile söz edilerek her çeşit cilt hastalıklarına deva bir suya sahip olduğu şu şekilde ifade ediliyor: “Merkezi, kazaya dört saat mesafede ve kasaba ile Günyüzü nahiyesinin merkezi olan Kozağacı karyesi arasında iki kaplıca mevcut olup üzerlerinde gayet kadim iki kubbe vardır. Kaplıcaların muntazam havuzları 6 m. kutrunda ve dairevidir. Kaplıcanın suyu emrazı cildiyeye nafidir.” deniliyor…

HAMAMIN SUYU HAKKINDA TIBBİ BİLGİLER

Çardak Hamamının suyu hakkında elde ettiğim bilgileri şöyle özetliyorum. Suyun terkibinde kükürt ve çeşitli mineraller mevcuttur. Bundan dolayı ekzema, iltihaplı yaralara faydalı olmaktadır. Zira hamamdan yararlanan çevre köylerde cilt hastalıklarına rastlanılmıyor. Cilt ve yüz güzelliğini temin ettiği tıbben gerçek bir vakadır. Bu nedenle “Güzellik Suyu’da” deniliyor. Daha birçok özelliğe sahip, ayrıca kalp ve kan dolaşımının düzenli olmasını sağladığı tıbben sabittir. Prostat ve idrar yolları hastalıklarına da şifa sağlamaktadır.

Hamam suyunun faydaları hakkında sorduğum suali cevaplayan Sivrihisarlı mer­hum Prof. Dr. İhsan Sarıkardaşoğlu şunları söylemişti.. “Suyun terkibinde; diğer minarallerin yanı sıra çok az miktarda Arsenik bulunmaktadır. Bunun zührevi ve cilt hastalıklarına müessir olduğu tıbben sabittir”

Hemşehrimiz, Opr.Dr. Yılmaz Nevruz’da; hamam suyunun çok faydalı olduğunu belirterek şu bilgileri verdi “Suda insan cildine faydalı birçok minerallerin mevcudiyeti muhakkaktır. Kükürt ve iyotun mevcudiyeti cilt hastalıklarına iyi tesir ettiğini gösterir. Cilde antiseptik yumuşatıcı lokal kan dolaşımını düzenleyici bir tesir yaptığı şüphesizdir. Bir saatlik banyodan sonra cildin opitel tabakasının ölmüş kısımlarını temizlemekte, cilde ait patolojik sertlikleri yumuşatmakta, antiseptik etkisi ile cilt hastalıklarını iyileş­tirmektedir. Kükürt ve iyotun etkisi ile mantar hastalıklarına deva olmaktadır”

Ne yazık ki böyle birinci sınıf özelliklere sahip suyun değerini bilmeyip, şimdiki haliyle perişanlığa terkettik…

Gazeteci – Araştırmacı – Yazar
Ahmet Bican ATMACA 15.10.2015