Kategoriler
Gazete Yazıları

Sivrihisar’ın işgali ve Kurtuluşu

20 Eylül Sivrihisar’ın işgali ve Kurtuluşun Safahatı

Sivrihisar’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 96. yıldönümünü kutluyoruz. Ordumuzun Sakarya gerisine çekilmesi nedeniyle Yunan ordusu; 17 Ağustos 1921 tarihine rastlayan Kurban Bayramının birinci günü Sivrihisar’ı işgal etti. Sivrihisar halkı 35 günlük işgal esnasında; eza ve şenaatin her türlüsünü yaşadı. İşgali müteakip Yunan ordusu karargâhını Sivrihisar’a yerleştirmiştir. Bir hafta sonra 40-50 kişilik TÜRK Akıncı Birliği Ballıhisar istikametinden gelerek Yunan karargâhını basmış, birçok Yunan askerini öldürüp, Dümrek istikâmetine kaçırmıştır. Baskın efeleri (1) kazadan ayrılırken halkı Ulu Cami’nin önünde toplayıp öldürdükleri yunan askerlerinin leşlerini kaldırıp, kaybedin diyerek ayrılıyorlar. Halk yunan geberiklerini kanlık dereye ve softa tepesinin altındaki yerlere gömüp kaybediyorlar. Baskın efeleri gittikten sonra ilçeye dönen karargâh birlikleri öfke içinde Kemâl Çet (M.Kemâl Paşa) buradan çıktı diyerek kazayı topa tutmak üzereyken; Belediye Başkan Vekili Hekimin Osman, efelerin baskınında kendisine sığınan ermeni asıllı doktoru yanına alıp, karargâh kumandanına; Efelerin Sivrihisar’ın içinden çıkmadığına ikna etmeleri üzerine, ilçeyi topa tutmaktan vazgeçmiştir…

Yunan ordusu, Sakarya savaşında ordumuzdan yediği darbeden sonra, Eskişehir istikâmetine kaçarken; mağlubiyetin acısını 124 pare köyümüzün tamamına yakınını yakmış, yüzlerce insanımızı katletmiş, dünyada emsali görülmedik eza ve şenaat icra etmiştir.

Sivrihisar’ın kurtuluşunda ilçeye ilk giren birlik, Kazım Karabekir Paşanın Erzurum’dan gönderdiği, Rus ve Ermenileri Kars’tan öte atan, Dadaylı Kurmay Albay Halit Bey’in komutasındaki 5. Kafkas Fırkası’dır. “Sakarya Savaşının kazanılmasında önemli rolü olan birlik” (2) Halk bu birliği bando ile karşılamış, sevinç tezahüratı göstermiştir. Bu kahraman savaşçı birlik, Ermeni evlerine yerleştirilmiş, Büyük Taarruzun hazırlıkları burada yapılmış, Sivrihisar halkı gereken müzahereti göstermiş, bağrına basmıştır… Yunan ordusu kaçarken, TÜRK Süvarilerinin yetişmesi üzerine kazayı yakma fırsatı bulamamış sadece şehrin güneyinde bulunan askerlik şubesi ile mezbahayı yakmıştır.

Sivrihisar’ın düşman işgalinden kurtuluş gününü kutlarken; İstiklâl mücadelesini başlatan ilk beşler “M.Kemal Paşa, Kâzım Karabekir Paşa, Ali Fuat Paşa, Rafet Paşa, Rauf Orbay” ve silah arkadaşlarını, Şehitlerimizi, vatanımızın bölünmez bütünlüğü uğruna Şehit olan tüm vatan evlatlarımızı rahmet ve minnetle anıyor, Cenab-ı Allah’tan, milletimizi harici ve dahili düşmanlardan korumasını niyaz ediyorum.

Ahmet B. ATMACA

Sivrihisar Şehitliğinde yatan kişi Aydın Efelerindendir. Çok sayıda yunanlıyı öldürmüş, bamatlık kulübesinin mazgalından isabet eden kurşunla Şehit olmuştur.

Dadaylı Kurmay Albay Halit Bey’in Komutasındaki 5. Kafkas Fırkası, büyük taarruzda da önemli görev yapmış, yunan komutanı Trikopis 7 maiyetiyle birlikte esir almıştır.

Kategoriler
Gazete Yazıları

Bir Yeni İsim İki İstek

BİR YENİ İSİM – İKİ İSTEK !

Sivrihisar Belediye Meclisi Mart 2017 tarihinde yaptığı toplantıda, Ordu caddesinin (!) ismini Prof.Dr. Nabi Avcı caddesi olarak değiştirmiş. Meclisimizin verdiği bu karara saygı duyduğumu ifade ediyorum. Gereği varmış ki ! bu karar alınmış…

TÜRK-İslâm geleneğinde, böyle seçkin hizmetler veren kişilerin isimleri, belirgin yerlere konup, kadir şinaslık örneği gösteriliyor. Sivrihisar’ımızda da bu güzel gelenek devam ettiriliyor. Camilerimize, cadde ve sokaklarımıza, eser sahiplerinin veya emeği geçenlerin isimlerini koyduk…

Bu tarihi beldeye hizmet çığrını açan Tevhit Çamoğlu’nun ismini tebcil edip, yaptırdığı yurda ismini koyduk. Atışkan kardeşler öğrenci yurdu, Muzaffer Demir Anadolu lisesi, Hasan Karacalar ilkokulu, Nurbiye Gülerce Sağlık Meslek lisesi, Sıdıka Hanım Lisesi, İhsan Biçerli pansiyonu vs. kendi isimleri ile yad ediliyor…

Sivrihisar’dan bağını koparmayan ve gönlü Sivrihisar sevgisi ile dolu Fahri Keskin kardeşimiz Milletvekilliği döneminde, ilçemize dört lise açtırdı. Bir de kendi ismiyle anılan yatılı Fen Lisesini yaptırdı. Allah hepsinden razı olsun…

Bu haftaki köşe yazıma,Milletvekilimiz Sayın Nabi Avcı’ya Milli Eğitim Bakanı iken, Sivrihisar’ın birkaç isteğini söylemiş, gazetemde de yazmıştım ! Bunlardan bir tanesini yeniden hatırlatmak istiyorum.

ESOGÜ bağlı Meslek Yüksek Okulumuza yeni bölümlerin açılması ve Sivrihisar Belediyesi tarafından verilen yere yurt binasının yapılması…

Belediye Meclisimizden de Sivrihisar adına iki isteğim var

1-Sivrihisar’a ikame ettiği HAS Tavuk tesisleriyle onlarca kişiye ekmek, aş ve iş sağlayan; Şahin Aydemir isminin yeni açılacak bir caddeye verilmesi,

2-Medarı iftiharımız olan hemşehrimiz Afyonkarahisar Valisi Aziz Yıldırım kardeşimizin yaptırdığı kız yurduna isminin verilmesi, kadirşinaslık olacaktır diyorum…

Saygılarımla. Ahmet Bican ATMACA

(!) Ordu caddesinin ismi 27 Mayıs yüzkarası darbenin zamanında konmuştu.

Kategoriler
Edebiyat

Ahmet Atmaca Şiiri

AHMET ATMACA

1930 tarihinde Sivrihisar’da doğdun,
Memieket sevdasına çocukluktan vuruldun
Susmadın SİVRİHİSAR’IN SESİ oldun,
Anlatmakla bitmezsin Ahmet ATMACA.

Sivrihisar’lı tarihi çınar,
Yüreği canım ilçem diye yanar,
1963’ten bu yana durmaz yazar,
Sivrihisar’ın gururu Ahmet ATMACA

Eserlerin anlatmayla bitmez.
Anlatmaya seni mısralar yetmez,
Sivrihisar tarihi sensiz olmaz,
Sivrihisar Belgeselinin adı Ahmet ATMACA

Doğruların adamı, mazlumların yanındadır,
Sivrihisar’ın nadide aydınlarındandır.
Yaşayan tarihin canlı anlatımıdır,
Sivrihisar tarihinin ışığıdır Ahmet ATMACA.

Konu hak ve adaletse susmaz,
Sivrihisar için çarpar yüreği durmaz,
İnsanları sever kimseyi kırmaz,
Sivrihisar’da kaledir Ahmet ATMACA

Ankara salnamesini Türkçe’ye çevirdin,
OsmanlI, Selçuklu eserlerini sahiplendin,
Nasreddin Hoca kızı Fatma Hanım mezarını buldun.
Karanlık içinde ışıksın Ahmet ATMACA

Ömrünce hep Sivrihisar’ı düşündün.
Tüm dernek, vakıflarda bulundun,
Sivrihisar tarihini gün ışığına çıkardın.
Minnettardır Sivrihisar’lılar sana ATMACA

Sivrihisar’ın gören gözü,
İlçesine hizmettir sözü.
Aydınlık umut doludur yüzü.
Saygılar bizden Sayın AHMET ATMACA

Faruk ÖZ

Kategoriler
Gazete Yazıları

Sivrihisar Ekonomik Yönden Canlandırılmalı

Sivrihisar ilçesi sosyo-ekonomik yönden küçülen, geriye giden bir konumdadır. Cumhuriyet’in ilk yıllarında 124 köy sayısı 65’e düştü, nüfusumuz azalıyor. Bunun nedeni, ayırımlar ve göçtür. Nüfusu ilçede tutacak iktisadi kuruluş çok az.. Sadece birkaç mermer fabrikası ve tavuk yetiştiren iki kuruluş mevcut…

Sivrihisar, kamu kuruluşları ile ayakta durmaya çalışıyor. İlçenin kuzeyinden geçmesi planlanan otoban ile Günyüzü tarafından geçmesi planlanan yol, Sivrihisar’ı atıl hale getirecek…

Yukarıda belirttiğim gibi, Sivrihisar AK Parti döneminde açılan orta dereceli okullar ve kamu kuruluşları ile varlığını sürdürüyor. Bu kuruluşlara başka ilaveler gerekiyor. Bunlardan biri Meslek Yüksek Okulumuza açılması için yıllardır uğraş verdiğimiz“ Elektrik ve Turizm” bölümlerinin önü kesiliyor. Yüksek Okul Yurt Binası için 8000 m2 yer verildi. Sekiz yıldır çivi çakılmadı.

Sivrihisar halkı AK Parti’ye oy verdi, vermeye de devam edecek. Ama bu verdiği oyun karşılığını da görmek istiyor… Bu düşünce ve ümitlerle; Sivrihisar’a İslâmi İlimler Fakültesi veya yüksek okul bünyesinde farklı bölümler açılmalıdır. Bu okul için Sivrihisar’da altyapı mevcut olup, Sivrihisar İslâmi İlimler Vakfı, her türlü destek ve katkıyı yapacaktır.

Belediye Başkanımız Hamid Yüzügüllü kardeşimi, AK Parti Milletvekilleri ve idarecilerini bu ve diğer hizmetleri için gayret etmeye çağırıyorum.

AK Parti döneminin baş döndürücü yatırım ve kalkınmasından yoksun bırakmayıp, Sivrihisar’ı tarihi misyonuna kavuşturmaya çalışalım diyor,

Sivrihisar için her girişim ve teşebbüsün yapılacağı inancı ile saygılar sunarım.

Ahmet Bican ATMACA

Kategoriler
Makale ve Yazılar

Sivrihisar’da Ağaç İşletmeciliği

Sivrihisar’da Ağaç İşletmeciliği ve Ulu Cami’nin Emsalsiz Minberi

1071 yılında Selçuklu – Bizans savaşını takiben, Ankara savaşından sonra Sivrihisar’a uç olarak yerleştirilen Kılıçlı (Salur) Türkmenleri Ortaasyadan getirdikleri dokuma mesleklerinin yanı sıra, Debbağlık, Demir, Bakır işletmeciliği ve ağaç işletmeciliğini de icra etmişler ve Sivrihisar’ı bir sanayi şehri yapmışlardır…

Bu yazımda, Sivrihisar’daki ağaç işletmeciliğinden bir örnek sunarak, bu mesleğin önemini ve değerini vurgulayacağım.

Türkler, yerleştikleri yere ilk önce tuvalet, çeşme, ve mescit yaptırmışlardır… Sivrihisar’a ilk gelen Kılıçlı (Salur) Türkmenleri de ilk yerleştikleri yer olan Saat Kulesinin çevresine Kılıç Mescidi inşa etmişlerdir. Mescidin Minberini de Horasan Türklerinden Mehmet Bey yapmıştır. Bu Minber, Kılıç Mescid yıktırıldıktan sonra çok isabetli bir kararla Ulu Cami’ye monte edilmiştir. Ulu Camiyi tarihi eser yönünden öne çıkaran bu Minberdir…

Bu Minber hakkında bilgi veren Prof.Dr. Haluk Karamağaralı şunları söyledi “Bu Minber dünyada emsali bulunmayan bir şaheserdir. Kapısında Ayet-el Kürsü işlidir” dedi. Ayrıca Hoşkadem Minaresi içinde aynı şeyi söyledi…

Sanat dahisi olan bir otoriteden duyduğum bu sözler, Selçuklu-Osmanlı Türklerinin Sivrihisar’da icra ettikleri ağaç işletmeciliğinin önemini vurgulamaktadır. Sivrihisar’da Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalma evlerin tavan, kapı, pencere ve oymalarda bu tezyini görmek mümkündür…

Hasbelkader bu ağaç işleme sanatını birçok eski evlerde, örneğin Zaim Ağa Konağı’nm ve Yunus Emre’nin atalarından kalma evlerde görüp hayran kaldım…

Ahmet Bican Atmaca

Kategoriler
Edebiyat

Sivrihisar Akşamları

SİVRİHİSAR AKŞAMLARI

Akşam yaklaşır, sararırken ufuklar.
Gölgelenip mahmurluğa bürünür kayalar,
Güneş kendini Garipçe kayasının arkasına saklar.
Son görüntü Hisar tepesinde parıldar,
İşte böyle başlar, Sivrihisar’da akşamlar.

Daireler, okullar kapanır sonra dükkanlar.
Minarelerden yankılanır, hicaz makamı ezanlar
İnsanlar çekilir, birer birer meskenlerine.
Sonsuzluğa bürünür, bütün cadde ve sokaklar,
İşte böyle başlar, Sivrihisar’da akşamlar.

Namazdan sonra kurulur yer sofrası,
Ziniye oturur, tarhana bamya çorbası.
Yemesi çok hoştur, Sivrihisar kapaması.
Arkasından gelir meşhur kelem dolması,
İşte böyle başlar, Sivrihisar’da akşamlar.

Ahmet Bican ATMACA

Kategoriler
Genel

Sivrihisar Gazetesi

SİVRİHİSAR’IN SESİ GAZETESİ HAKKINDA

1973 yılında Ahmet Bican Atmaca tarafından Sivrihisar’da kurulan ve iki haftada bir yayınlanan gazete, Işık Matbaa da yayım hayatını sürdürmektedir.

Sivrihisar’ın Sesi

Haftalık Siyasi Gazete – Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü OĞUZ EKİCİ

e-posta : oekici@mynet.com – İdare Yeri: Karacalar Mah. Kuma Sok. No: 20 / Sivrihisar
İş : O 222 711 2355 – Gsm : O 541 711 2355

Fotoğraf: Aydoğan Altın

Dizgi – Baskı: Işık Matbaası – Sivrihisar

GÜNCEL GAZETEYİ GÖRÜNTÜLEMEK İÇİN BURAYA TIKLAYIN

Ahmet Bican Atmaca 1930 yılında Kertek köyünde doğdu. Çeşitli meslek dallarında iş hayatını sürdürdü. 1965 yılında Sivrihisar’da bir ilki gerçekleştirip, Işık Matbaasını kurdu. 1973 yılında Sivrihisar’ın Sesi Gazetesi yayın hayatına başladı.

Yazar Ahmet Bican Atmaca, sosyal faaliyetlerde daima ön saflarda yer almış birçok derneğin kuruculuğunu ve yöneticiliğini yapmıştır, İslâmi İlimler Vakfının dernek olarak kurucularından biri olmuştur; vakfın gelişmesinde emeği geçmiştir. Halen vakfın mütevelli heyetinde görev yapmaktadır. Musalla ve Sinan Paşa Cami derneklerinin başkanlığını yapmıştır. Siyasi faaliyetlerde başkanlık ve yöneticilik yapan Atmaca; 17 yıl İl Genel Meclis Üyeliği; iki devre Belediye Meclis Üyeliği görevlerinde bulunmuştur.

Yazar ilk kitabı olan “Sivrihisar’da Yunan Mezalimi” daha sonra “Sivrihisar’da Yetişen Ünlüler ve Menkıbeleri”, “Eskişehir İlçeleri ve Köylerinde Yunan Mezalimi”, “Musalla Camii ve Tarihi”, “Sivrihisar Çeşmeleri”, “Yenice Mahalle Tarihi” ile “Hayatım Çile 1-2-3” şiir kitaplarını yayınladı. Tiyatro ile de meşgul olan Atmaca “Parola Vatan İçin İşareti Ölüm” adlı piyes kitabını yazdı. “İstiklal Savaşı Bilinmeyen Yönleri ve Sivrihisar Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin Hizmetleri” adlı kitabını yayına soktu. Son olarak da; Sivrihisarlı Yunus Emre Risalesini neşretti.

Kategoriler
Edebiyat

2016 Yılını Uğurlama Destanı

İKİBİNONALTI YILINI UĞURLAMA DESTANI

İkibinonbeş yılını da bize arattın,
Dertlerin üstüne türlü türlü dert kattın..
Ülkemizde huzur refah beklerken;
Başımıza bir de FETO belası kattın…
İkibinonaltı yılı uğurlar ola…

FETO’yü başımıza bela ettin,
Çetelerini üstümüze salıp ittin..
Kendi silahımızla ŞEHİT ettin;
ALLAH onun belasını versin…
İkibinonaltı yılı uğurlar ola…

Din adına çıktı yola,
Papa ile girdi kol kola..
El sıkıştı masonlarla;
Şer örgütü kurdu düşmanlarla…
İkibinonaltı yılı uğurlar ola…

Trafik kazaları inmedi gündemden,
Yüzlerce can aldı milletimizden..
Nice canlar ayrıldı aramızdan;
Yollar göl oldu akan kandan…
İkibinonaltı yılı uğurlar ola…

TÜRK Milletinin güçlenmesini çekemediler,
Kıskanıp, Pkk’yı, Fetö’yü üstümüze sürdüler..
Yurdumuzda fitne tezgahları kurdular;
Onbeş Temmuzda milletten tokat yediler…
İkibinonaltı yılı uğurlar ola…

Güneyimizde kan akıyor, insanlık bakıyor,
Sığınmacılar kaçıp, ülkemize geliyor..
Avrupa’ya gidenler Akdeniz’de batıyor;
TÜRK Milleti bunları bağrına basıyor…
İkibinonaltı yılı uğurlar ola…

Birlikten beraberlikten ayrılmayalım,
Fitneyi fesadı ülkemize sokmayalım..
Malazgirt’teki kinlerini unutmayalım;
Kenetlenip hainlere fırsat vermeyelim…
İkibinonaltı yılı uğurlu ola…

Yine de şükredelim halimize,
Birlik, dirlik gelsin ülkemize..
Sımsıkı sarılalım biri birimize;
Onbeş Temmuz’lar gelmesin ülkemize..
İkibinonaltı yılı uğurlu ola…

Ajanların cirit attığı bir ülkeyiz,
Dörtyanı düşmanla çevrili bir yerdeyiz..
Dost belli değil, düşman belli değil;
Birlik beraberlik içinde olmalıyız…
İkibinonaltı yılı uğurlu ola…

Birçok sorun devredildi ikibinonyedi’ye
En büyük dert komşumuz Suriye..
İsteriz bitsin bu zulüm kalsın geriye..
Cenab-ı Allah TÜRK’Ü korusun…
İkibinonaltı yılı uğurlu ola…

TÜRK’ün TÜRK’ten başka dostu yoktur,
Oğuzhan’ın öğüdüdür bu yalanı yoktur..
“Titreyip kendimize dönelim”
Pusuda yatan düşmanımız çoktur…
İkibinonyedi yılı hayırlı ve uğurlu ola…

***

Ahmet Bican ATMACA

Kategoriler
Genel

Satırangız Faciası

SATIRANGIZ FACİASI VE KURTULUŞ

Satırangız, (Kınık yolunda) Sivrihisar’ın yaylasıdır. Çiftçilik ve koyunculukla iştigal edilir. Yayla halkı Yunan işgalinde en feci akibete maruz kalmıştır. Olayın bizzat içinde olan kişilerin verdiği ifade aynen şöyledir.

Sakarya’da Kahraman Ordumuzdan yediği darbenin sarhoşluğu içinde kaçmakta olan düşman askerleri, bu darbenin acısını, müdafaasız halktan çıkartmaya koyulmuştur. Diğer köylerde işlenen zulüm burada da en feci şekilde icra edilmiştir. Yaylaya 2 Yunan askeri gelerek yiyecek ve çeşitli eşya gasbına başlamıştır. Bu arada bir otluğu ateşleyerek halkı korku ve dehşete sokmuştur.

Halka; kadınlar nerede diye sormuşlar, yok cevabını almışlardır. Bu esnada gördükleri bir ihtiyar kadım göstererek, oradaki topluluğu yaylım ateşine tutmuştur. Bu ateş sonunda Abdullah Ağa, Harait Çavuş, Teke Mustafa, Çakır Ağa, Kırkız Mehmet, Kel-emmi Süleyman ve Basırlı Ali Çavuş derhal şehit olmuşlar, Yusuf Heves, Molla Hüseyin ve Söğütlülü Nuri ağa yaralanmışlardır. Bu feci olay hâlâ hüzünle anılmaktadır.

Düşman kaçarken Sivrihisarı yakmak imkanını bulamamış, ancak halen metruk halde bulunan Şube binasını ve Sa’anayı yakmıştır. Zalim Yunan sürüleri bu şenaatların acı cezasını Büyük Türk ordusundan yediği darbe ile çekmiş, 300.000 kişilik ordusuyla megalo ide’a hayaliyle geldiği bu topraklarda leşlerini bırakıp gitmiştir.

Bu yazıyı bitirdiğimiz sırada; gafil yunan çingenesinin Ege denizine gömülen megalo idea’sının yavru vatan Kıbrısta hortladığı görüldü. Biricik varlığımız kahraman TÜRK ORDUSU, bu hortlağa gereken dersi vererek; yıllar önce dedelerinin yediği darbeyi torunlarına da öğretti. Ancak tıpkı Anadolu da olduğu gibi bu rezil millet, mehmetçikten yediği köteğin acısını müdafaasız halktan alma alçaklığını irtikap etmekten geri kalmamış; Kıbrısta Muratağa Atlılar, ve sair köylerde; en vahşi kavimlerin dahi yapmıyacağı alçaklığı yaparak küçük yavruları, zavallı ihtiyarları, hunharca öldürerek hıncını almaktadır. Büyük Türk Milleti bu alçaklığı irtikap eden Elen’linin her zaman tepesini ezmiş ve ezecektir.

Yaşadığımız son yarım asır bir kez daha göstermiştir ki, Türk’e Türk’ten başkasının faydası yoktur. Müslüman Türk milleti Kendine döndüğü zaman, başkalarında aradığını, kendinde fazlasıyla bulacaktır. O zaman hiç bir millet, bize kem gözle bakamıyacak ve saldırmak küstahlığında bulunamayacaktır.

Düşman ordusunun, murdar ve mülevves ayaklarının çekildiği 20 Eylül Tüm Türk milletine Sivrihisar ve köylerimize mutlu olsun. Cenabı Allah bu büyük millete bir daha acı günler göstermesin.

Allah Türk’ü korusun !.. 20/Eylül/1974
AHMET ATMACA

Kategoriler
Sivrihisar Haberleri

Ahmet Atmaca 10. Kitabını Çıkardı

atmaca-10-kitabini-cikardi

Yazar-Şair Ahmet Atmaca, “Şiirler ve Dörtlükler” adı altında yeni bir şiir kitabı çıkardı.

Sivrihisar İlçesinin duayenlerinden olan Atmaca, uzun yıllar ilçede birçok derneğinin kuruculuğu ve idareciliğini de yaptı.

85 yıllık yaşamında toplam 10 adet kitap yazan Ahmet Atmacanın yazığı kitaplar şöyle:
Sivrihisar ve köylerinde Yunan Mezalimi,Eskişehir ili, ilçeleri ve köylerinde Yunan mezalimi, Sivrihisar Çeşmeleri, Musalla tarihi ve camisi, Yenice mahalle tarihi, Hayatım çile isimli şiir kitabı, Parola Vatan, işareti ölüm isimli tiyatro eseri. İstiklal Savaşında Sivrihisar isimli eserinin yazımı devam etmektedir.

Yazar-Şair Ahmet Atmaca, göz göre göre Sivrihisar tarihinin ve kültürünün yıkılarak, kitapları yakılarak, tarihi eserlerin atlı arabalarla ilçe dışına çıkarılmasına çok üzüldüğünü de sözlerine ekledi.

3 dönem Sivrihisar Belediye Meclis üyeliği, üç dönem de İl Genel Meclisi üyeliği yapan Sivrihisar’da doğan şu an 85 yaşında olan Ahmet Atmaca, 85 yıllık anılarını da yazmaya başladı.