Kategoriler
Genel

Milli Mücadelede Sivrihisar

KURTULUŞ SAVAŞINDA SİVRİHİSAR

Milli Mücadele’de düşman işgaline uğrayan yörelerimizden biri de Sivrihisar yöresidir. Mondros Mütarekesi sonrasında Sivrihisar, stratejik bir merkez olarak hem siyasi hem askeri birçok olaya sahne olmuştur. Ankara ve Eskişehir gibi Milli Mücadelenin iki önemli merkezine yakın bir konuma sahip olan Sivrihisar; önce İngiliz Kontrol Kıtaları tarafından işgal edilen Eskişehir’in kurtarılması amacıyla gerçekleşen I.ve II. Eskişehir Harekâtlarında, sonra da Kütahya-Eskişehir Muharebelerinin sonucunda Yunan işgal kuvvetlerinin ileri harekatı sırasında önemli bir merkez olarak milli kuvvetlere kucak açmıştır. Siyasi gelişmeler karşısında ilk andan itibaren milli kuvvetler safında yer alarak, zaferin kazanılmasına kadar bu durumunu muhafaza etmiştir.

Milli Mücadelenin ilk günlerinde Eskişehir’deki İngiliz birliklerine karşı gerçekleştirilecek harekât için 13 Eylül 1919’da Sivrihisar’a gelen Ali Fuat Paşa, Sivas’ta Kongre Heyet-i Merkeziyesi’ne 14 Eylül’de çektiği telgrafta, maiyetindeki müfreze ile Sivrihisar’a geldiğini ve her tarafta çok iyi karşılandığını; buradan birkaç bin “millî efrad” alarak, Eskişehir’e hareket edeceğini bildirdi. Öte yandan aynı gün Eskişehir’deki Kolordu Kumandanı Kiraz Hamdi Paşa; Harbiye Nezaretine çektiği telgrafta, Sivrihisar ve Haymana taraflarında milli teşkilatlar kurulduğunu ve bu teşkilatların günden güne güçlendiklerini bildiriyordu.

Bu arada Milli Mücadele’nin en kritik günlerinde, Sivrihisar ileri gelenleri, Sivas Umumî Kongre Heyeti’nin İstanbul’daki Damat Ferit Paşa hükümeti ile münasebeti kesme kararına uyarak; Eskişehir, İstanbul Hükümeti ile ilişkilerini kesinceye kadar bağımsız kalacaklarını bildirdiler. Bu durumla ilgili olarak da İstanbul Hükümeti yanlısı Kolordu Kumandanı Kiraz Hamdi Paşa, Eskişehir’den Harbiye Nezaretine gönderdiği yazıda durumu şöyle bildiriyordu: “Eskişehir Sancağı’nın Mihalıçcık ve Sivrihisar kazaları da kongre mukarreratına tabiiyetle, merkez Liva ile alâkalarını kesmişlerdir. Sivrihisar ellerindedir”. Hamdi Paşa’nın büyük bir telaşla İstanbul’a bildirdiği bu durum, bölgeye hakim olma açısından son derece önemli bir gelişme idi. Bu fiili durum karşısında İstanbul hükümeti yanlısı Eskişehir Mutasarrıfı Hilmi ve Kolordu Kumandanı Hamdi Paşa’nın cesaretleri büsbütün kırılmıştı.

Öte yandan Ali Fuat Paşa Eskişehir ve çevresindeki durumla ilgili, 20/21 eylül tarihli raporunda; Mihalıççık, Mahmûdiye ve Seyitgazi milli müfrezelerinin yanında, Sivrihisar milli müfrezesinin de katıldığı bir kuvvetle Eskişehir’in doğusunu tuttuklarını belirtmektedir. Aynı şekilde, Eskişehir’deki ingiliz birliklerine karşı Eskişehir dışında ulusal harekatı muhakkak bir surette kabul ettirecek ve şehri süratle sarabilecek kudret ve kuvvete millî müfrezelerle halk kitlelerinin katılmasını sağlayacaktı. Teşkilatın merkezi Sivrihisar olacaktı ve bu teşkilat Sivrihisar’dan yönetilecekti. Nitekim Sivrihisar müfrezelerinin de katkılarıyla gerçekleşen Eskişehir harekatlarıyla, İngilizler Eskişehir’den çıkarılmışlardı. Bu arada Sivas Kongresi günlerinde Mihalıççık ve Seyitgazi ile birlikte Sivrihisar Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti de oluşturulmuş ve cemiyet, faaliyetlerine başlamıştı. 

[otw_shortcode_content_toggle title=”Yapılan seçimlere katılan diğer adaylar ve aldıkları oylar şöyleydi: » tıklayın” opened=”closed”]

Çerkezzâde Ahmet Efendi 58, Köfterzade Ahmet Efendi 49, Müftü Mehmet Ali Efendi 48, Bölük Emini Süleyman Efendi 41, Sarının Hacı Ali Ağa 38, Kuzadzade Hacı Halil İbrahim Ağa 37, Sabık Kaymakam Rıfat Bey 25, Zayimzade Hacı Ali Ağa 23, Hacı Kösezade Mustafa Efendi 22, Potuoğlu Abidin Efendi 19, Berber Hacı Ahmet Ağa 14, Sölpükzade Ali Efendi 12, Boyacıoğlu Mustafa Efendi 11

(Tahsin Özalp, Sivrihisar Tarihi, Eskişehir 1960, s.171.)

[/otw_shortcode_content_toggle]

Kütahya Eskişehir Muharebelerinin kaybedilmesi üzerine 15 Ağustos 1921 tarihinde durgun ve sıcak bir havada ilerleyen Yunan kuvvetleri, Sivrihisar’ı işgal ettiler. 18 Ağustos’ta da Yunan karargahı Sivrihisar’a geldi.

Sakarya Savaşı sonuna kadar Yunan işgalinde kalan Sivrihisar’a, savaşı müteakip, 13 Eylül 1921 günü Türk atlıları bir baskın yaptılar ve 400 esir Türk erini kurtardılar. İki Yunan doktor, Yunan hastaları ve erleri esir alındı. 15 Eylül 1921 günü Yunan kuvvetlerinin saldırısı üzerine Türk kuvvetleri Sivrihisar’ı terk ettiler. Ancak 20 Eylül 1921’de bir Süvari bölüğü tarafından Sivrihisar yeniden Türk kuvvetlerinin eline geçti. 6 Ekim 1921 tarihinde de Batı Cephesi Karargahı, Polatlı’dan Sivrihisar’a nakledildi. Bu tarihten itibaren Sivrihisar, bölgedeki işgal kuvvetlerine karşı girişilecek harekâtta, merkezî konumunu muhafaza etti.

Milli Mücadele tarihinde Sivrihisar, ilk defa Ankara dışında bir Heyet-i Vekile (Bakanlar Kurulu) toplantısına ev sahipliği yapmakla da ayrı bir öneme sahiptir. Zira Yunan ileri harekatı sırasında Meclisin Kayseri’ye taşınması bile düşünülmüşken, böyle bir toplantının Sivrihisar’da yapılması, koşulların değiştiğini, zaferin yakın olduğunu gösterdiği gibi ordu ve halk üzerinde olumlu bir etki de yaratmıştır. Mustafa Kemal Paşa’nın çağrısı üzerine 25 Mart 1922 günü Sivrihisar’a gelen Heyet-i Vekile üyeleri halk ve askerler tarafından karşılanmıştır. Burada İtilaf Devletlerinin 22 Mart tarihli ateşkes önerisine verilecek cevap tartışılmıştır. Diğer yandan Sivrihisar aynı günlerde çok önemli iki konuğu ağırlamıştır. 28 Mart 1922 günü Sovyet Rusya Elçisi Aralov ve Azerbaycan Elçisi Abilov, Polatlı’dan Sivrihisar’a gelerek M.Kemal Paşa tarafından resmi törenle karşılandılar. Geceyi Sivrihisar’da geçiren konuklar ertesi gün Sivrihisar’da bir okulu ziyaret ederek, öğrencilerin Mustafa Kemal Paşa hakkında söyledikleri şarkıları dinleyip, öğretmenlerini ödüllendirdiler. Öğleden sonra da Mustafa Kemal Paşa ile birlikte Sivrihisar’dan ayrıldılar.

Sivrihisarlıların Kuva-yı Milliye’nin ikmali hususundaki katkılarını ise şöyle özetlemek mümkündür:

1-Sivrihisar halkı tarafından 50 kişilik bir müfreze teşkil edilmiştir. Her türlü ikmali Sivrihisarlılar tarafından yapılan bu müfreze; kaza ve civarının güvenliğinin sağlanmasına çalıştığı gibi, İngilizlerin Eskişehir’den uzaklaştırılmasında ve Bolu İsyanı’nın bastırılmasında da üstün hizmetlerde bulunmuştur.

2-Batı Cephesi Komutanlığının göreve başladığı esnada Sivrihisarlılar, 35 bin lira nakit para yardımı yapmakla, yardımın en güzel örneğini vermişlerdir. Daha sonraki günlerde bu yardımlar devam etmiş, 500 adet mavzer tüfeği ve 43 at (koşumlarıyla beraber) askerimize hediye edilmiştir.

3-Bütün Anadolu’ya örnek olmak üzere Sivrihisar ismi ile bir uçak satın alınarak Türk ordusuna bağışlanmıştır (18 Haziran 1921).

4-Halkın ulusal hareket lehindeki çalışmalarını öğrenen düşman, en feci zulüm ve vahşeti yaparak, Sivrihisar’ın köylerinin tamamına yakınını tümüyle yakmış, 150 bin koyun ile 40 bin sığırı ve çok miktarda eşyayı gasp etmiştir.

Halk, uğradığı zulüm ve vahşetlerden asla ümitsizliğe kapılmamış; evlatlarını cepheye göndermiş olan ihtiyar ana ve babalar, omuzlarında ordunun günlük ihtiyaçlarını taşıma isini üstlenmişlerdir. Bu arada bir yıl süreyle Sivrihisar merkezinde karargah kuran 3. Kolordu’nun bütün subay ve erlerine halk, yaralı gönüllerini açmış; gerektiğinde kendi yiyecek ve içeceklerini onlarla paylaşmıştır.

5-Maraş Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ne 50 bin lira gönderilmiştir.

6-Ordunun taşımacılıkta kullandığı zayıf hayvanlar, düşman tarafından yakılan köylerin halkına dağıtılmıştır. Köylü bu hayvanları besleyerek işe yarar hale getirmiştir. Bunlar, Büyük Taarruz esnasında, 500 araba ile 2. Ordunun emrinde önemli nakliye hizmetinde bulunmuşlardır.

7-Ocak 1921-Temmuz 1921 tarihleri arasında Hilal-i Ahmer (Kızılay) tarafından düzenlenen bağış kampanyası dolayısıyla Sivrihisar İlçesinden 6.000 Krş. Ankara’ya gönderilmiştir.

Sivrihisar’ın Türk Milli mücadelesine katkıları bağlamında iki önemli şahsiyeti de mutlaka zikretmek gerekir. Bunlardan biri, Mehmet Niyazi (Çamoğlu) Efendi’dir. 1863’te Sivrihisar’da doğan Mehmet Niyazi Bey, Çamzade Hacı Ahmet Efendi’nin oğludur. İlk ve orta öğrenimini medresede tamamladıktan sonra ticaretle meşgul oldu ve yöresinde hayvan yetiştiriciliği yaptı. Bu arada Liva Meclisi ve İdare Heyetinde üye olarak bulundu. TBMM’nin I. Döneminde Eskişehir’den Milletvekili seçilerek 23 Nisan 1920’de açılışına katıldı. Mecliste İktisat Komisyonunda çalıştı. 26 Ocak 1922’de Harp Encümeni kararıyla ordu geri hizmetlerine gözetim ve yardım için izinli sayıldı. Üç ay batı cephesindeki askerin iaşe işlerine yardımcı oldu. Milletvekilliği sona erince Eskişehir’e dönerek işleriyle meşgul oldu. 20 Kasım 1945’te İstanbul’da öldü. Evli ve iki çocuk babası idi.

Diğer önemli şahsiyet ise Sivrihisar Müftüsü Mehmet Ali Niyazi Efendi’dir. 1873’te Sivrihisar’da doğan Niyazi Efendi, Helvacızde Müftü Osman Efendi’nin oğludur. İlk ve orta öğrenimini Sivrihisar’da yaptı. Daha sonra İstanbul’a giderek öğrenimini tamamladı. Öğrenimi sonrasında 1908’de Sivrihisar Ziyaiye Medresesi’nde müderris olarak göreve başladı. Bu görevde iken, 7 Mart 1909’da Sivrihisar Müftülüğü’ne atandı. Milli Mücadele’nin ilk günlerinde milli harekata katıldı. Kuvay-i Milliye’nin ikmali hususunda önemli hizmetleri oldu. Ankara Fetvası’nı tasdik ederek ulusal direnişin dinî yönden de meşru olduğunu halka duyurdu.19 Nisan 1930’da görevde iken vefat etti. Sivrihisar mezarlığına defnedildi. Ailesi, “Erdoğan” soyadını aldı.

Yunanlılar, 15 Ağustos 1921 tarihinde Sivrihisar ilçesinin merkezini işgal etmişlerdi. Görgü tanıklarının ifadelerine göre işgal olayı şöyle gerçekleşti: “Düşmanın öncü süvarileri, Musalla önüne geldiler. Kazanın ileri gelenlerinden ordumuz hakkında bilgi almak istedikleri sırada, Sakarya istikametine çekilen birliklerimizin artçıları tarafından Tombakkaya mevkinden yapılan birkaç el silah atışına hedef oldular. Buna kızan Yunan süvarileri, kaza eşrafından Hekimin Osman, Salim Hoca ve halktan birkaç kişiyi rehin alarak gittiler. Bilahare bu kişileri serbest bıraktılar. Düşman, kazayı işgal ettikten sonra kolordu karargahını ve hastanesini ilçeye yerleştirme çabasına koyuldu.

Ordumuzla Ankara’ya giden Belediye Başkanına vekalet etmekte olan Hekimin Osman’dan bu amaca uygun bir yer istediler. Tenekeli mektep ve diğer okulları hastane; Biçerli Hasan Bey’in evini de karargah binası olarak kullanmaya başladılar. Bu sıralarda Yunan askerlerinin yağma ve talana giriştikleri görüldü. Bu durum, yapılan temaslar sonunda, sokaklara çıkanları iki sivil Türk ile iki Yunan devriyesinin marifetiyle önlendi.

Düşman kuvvetleri Ankara istikametine doğru taburlar halinde geçiyorlar ve her geçtiği yeri harabe haline çeviriyorlardı. Para ve altın almak için insanlık dışı işkenceler ızdırap kaynağı oluyordu. İşgal olayının görgü tanıklarından İsmail Hakkı BİÇER (Sivrihisar-1907 doğumlu) de şunları anlatır:

… Kurban Bayramı’nın birinci günü, kümelisi geldi gavurun, bu kumlu yoldan. Gördük, toplar, tüfekler hepsi geldi… Sivrihisar işgal oldu… Yunan ordusu buradan Polatlı’ya giderken o kadar ümitliydiler ki, hemen bir gün sonra işgal edecekler Ankara’yı. O kadar ümitliydiler. “O Kemal’i (Mustafa Kemal Atatürk) yakalayacağız, O’nu öldüreceğiz, bu harbin sebebi bu”. Türkçe bilen Ermeni ve Rumlar da asker olmuş Yunan’a. Köylerde Yunan askeri halka çok işkence yapmışlar. Burada da oldu… Bana bile eziyet ettiler. Bizim bir ufak bağımız vardı. Aşağıda Kanlı Kavak mevkiinde. Kimse yok bende, baba anne yok bende, babam şehit, annem ben küçükken ölmüş. Sadece babaannem vardı. O da 80-90 yaşlarında. Oğlum, ağzım kurudu… Git şu bağa biraz üzüm getir dedi… Neyse gittim vardım bağa, belki 25-30 gavur var bağın içinde. Bağın altını üstüne getirmişler… Bir kurşun attılar, “cızırt” dedi geçti, değmedi amma, dikildim kaldım. Biri silahı ile geldi, biri de onun arkasından geldi. O silahın dipçiği var ya bir vurdu bana. Ben aldırmadım. Fakat bir daha vurunca ben göçtüm, ondan sonra silkiverdim üzümü, alın kafirler yiyin diye… Biz yokken eve girmişler. Fakir evinde ne olur, yufka ekmeğini döke saça almış gitmişler..” İşgalin 33′üncü günü, Yunan mevzilerinden sızarak, ilçeye gelmeyi başaran 60-70 civarında Türk Akıncı Müfrezesi, güneyden ve Şinşırak Kayası’ndan düşmanı çevirme hareketine koyuldular. Sokaklarda amansız bir vuruşma olmuştur. Sonunda yenilgiye uğrayan düşman, panik halinde Dümrek Köyü istikametine kaçmıştır. Bu vuruşma esnasında çok sayıda Yunan askeri öldürülmüş, Türk Akıncı Müfrezesi ise bir şehit vermiştir.

Bir avuç Türk’ten yediği darbe, düşmanı çılgına çevirmiştir. Bu yüzden, Akıncı Müfrezesinin şehirden ayrılmasıyla birlikte Yunanlılar pür hiddet Sivrihisar’ı tekrar işgal etmişlerdir. İlçe merkezini topa tutup yakmak girişiminde bulunmuşlar; ancak Yunan ordusunda görevli bir doktor ile 16 civarındaki yaralının, Akıncı Müfrezesi’nin Sivrihisarlılarla ilgisinin bulunmadığını, onların dışarıdan geldiklerini açıklamaları üzerine şehir merkezi yakılıp yıkılmaktan kurtulmuştur. Bununla birlikte Sivrihisar ilçesi halkı, Yunan işkence ve hakaretine maruz kalmıştır. Ayrıca, eşyaları ve erzakları Yunan askerlerince yağmalanmıştır. Yunan ordusunun zulüm ve vahşetine maruz kalan Sivrihisar köyleri de şunlardır:
Ağaören, Aşağıbağçecik, Atlas, Ayvalı, Babadat, Ballıhisar, Bedil, Çakmak Çardaközü, Çaykoz, Damlıca, Demirci, Devletşah (Dolaca), Dinek, Doğray, Dürmek, Elcik, Gecek, Gerenli, Güvemli, Gerenli, Hamamkarahisar, Holanta, İbikseydi, İcadiye, İzören, İmikler, Siliban, Kabak, Karaburhan, Karacören Yaylası, Karaçam, Karabat, Karakaya, Karkın, Kavacık, Kaymaz, Kertek, Kınık, Kıratlı, Kızılcaören, Koçaş, Koçcağız, Kotlan, Kürtün, Kozağacı, Mercan, Mülk, Hortu, Oğlakçı, Okçu, Ortaklar, Orhaniye, Reşadiye, Sadıkbağı, Paşakadın, Sürez, Tekören, Tekke, Yaverören, Yazır, Türkmenmecidiye, Yörme, Zaferhamit, Zey.

Sivrihisar’da Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kurulması ile ilgili olarak 17 Ekim 1919’da yapılan seçimlerde; Evliyazade Salim Efendi 161, Çamzade Mehmet Efendi 160, Emir Eyyüp oğlu Mustafa Efendi 138, Bekir Beyzade İbrahim Bey 80, Amasyalızade Talat Bey 61 oy alarak “Heyet-i idare”yi oluşturmuşlardır.

Milli Mücadele esnasında 195 şehit veren Sivrihisar halkı, Kurtuluş Savaşı esnasında özellikle Kuvay-i Milliye’nin ikmali konusunda örnek davranışlar sergilemiş, unutulmaz hizmetler sunmuştur.

İtilaf devletlerinin Anadolu’ya çıkışını müteakip bir çok din adamı meyanında Mehmet Akif’in Sivrihisar Ulu Camide çarpıcı misallerle gelen kuvvetlerin kesif propagandaları aksine halife ordusu değil, yunan ordusu olduğunu hamidiye köyüne gönderilecek bir kaç gençle durumun açıklığa kavuşturulacağı ikazına rağmen yıllarca Osmanlıya tabi yunanın buna cüret edemeyeceği inanç ve özgüveni içinde istila ordusunu halife ordusu diye kabul edenlerin olduğu anlaşılıyor.

Vatan Müdafaasında Sivrihisar

Sivrihisarlılar tarihten günümüze vatan müdafaasında her zaman şerefli yerlerini almışlar ve alacaklardır. İstiklal savaşında şehid ve gazi babaların çocukları olarak bize kalan madalyalarını şerefle gelecek kuşaklara onlara layık olmak azmi ve kararı ile devir edeceğimiz muhakkaktır. Araştırmacı Ahmet ATUK’dan Milli Savunma Bakanlığı kayıtlarına dayanan bilgilere ve uzmanların ifadesine göre Çanakkale savaşlarında ve diğerlerinde bazen bir bölük hatta alay efradı toptan şehit olmakla askere gidip dönmeyen ve kimlikleri tesbit edilmeyen şehitler bu sayıya dahil olmadığı kanaati yaygındır.

Milli Mücadele’nin ilk günlerinden itibaren Sivrihisarlılar, sergiledikleri vatanseverlikle, bu kutsal mücadelenin kazanılmasında önemli bir rol oynamışlar; savaşın bütün acımasızlığı ve vahşeti karşısında ortaya koydukları asil davranışla da, Milli Mücadele tarihimizde hak ettikleri yeri almışlardır.

Sivrihisar’da Yunan Vahşet ve Zulmü >

cumhur
KAYNAKÇA:
1- Tahsin Özalp, Sivrihisar Tarihi, Eskişehir 1960 ve ESKİŞEHİR Eskişehir İl Yıllığı – 1967
2- Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü, C. III Ankara 1995
3- Ahmet Atmaca-E. Küçükaslan, Sivrihisar ve Köylerinde Yunan Mezalimi, T.B.M.M. Zabıt Cerideleri
4- Dr.Halime Doğru, 15. ve 16. Yüzyıllarda Sivrihisar Nahiyesi-1997
5- Orhan Keskin, Bütün Yönleriyle Sivrihisar, İstanbul 2001
6- Ali Sarıkoyuncu, S.Önder, M. Erşan, Milli Mücadelede Eskişehir, 2002
7- Eskişehir Valiliği ESKİyeni Dergisi 2010
8- Eski Bir Şehrin Hikayesi Sh.38 – Doç.Dr. Zafer KOYLU – Melis BİRGÜN Ağustos 2015
9- Sivrihisar Eğitim Vakfı, Burası Sivrihisar – 2016 Sivrihisarın Tarihçesi
10- Ahmet Kılıçaslan – Sivrihisar Örf ve Adetleri – 1997

Kategoriler
Reklamlar

Çeşmicihan Yöresel Ev Yemekleri

Çeşmicihan Sivrihisar Yöresel Ev Yemekleri Lokantası

Yöresel yemek çeşitleri ile hizmetinizde.

Sivrihisar’ın birbirinden lezzetli, enfes, ev sıcaklığında yöresel ev yemekleri…

Çeşmi Cihan Yemek Salonu


RESTORAN İLETİŞİM BİLGİLERİ
Yetkili: Canan DAMLACA
Adres: Cumhuriyet Mah. Nasrettin Hoca Cad. No: 1 Sivrihisar
Tel: 0544 642 28 16
Facebook >

Google Harita 

BASINDAN HABERLER

Eskişehir Sivrihisar’da 2 Kadın Girişimcinin Başarısı

Sivrihisar’da yaşayan Canan Damlacı ve Şirin Çakar, belediye ve KOSGEB kurslarına katılarak yeni fikirler edindi. Yöresel ev yemekleri üzerine bir yer açmak isteyen kadınlar, KOSGEB kredisi ile amaçlarına ulaştı. Yanlarına 3 kadın çalışan da alan girişimci kadınlar, ilçe halkının da takdirini kazandı.

Yeni lokantalarının ismini Çeşmicihan Yöresel Ev Yemekleri koyduklarını aktaran Canan Damlacı, “Bugüne kadar ev hanımıydık. Bu yaştan sonra da çalışacağız. Sivrihisar Belediyesinin kurslarına katılarak, bir aile ortamı oluşturduk. Sivrihisar’ın turizmde gelişeceğine ben inanıyordum. Eskiden yıkık dökük yerler çok fazlaydı ama son zamanlarda buralar hak ettiği değeri gördü. Gelen turlar için bir şeyler yapmak istedim. Eşim çok arkamda durdu. İlk istediğim projeler olmasa da şimdilerde bir yöresel yemekler sunacağımız bir yer açmak istedik. 4-5 masalık bir yer istiyorduk ama daha büyük bir yer nasip oldu. KOSGEB kredisiyle burayı açtık.

Yöresel ev yemekleri; bamya çorbası, kelem dolması, su böreği, baklava, höşmerim, pırasa dolması, göce dolması, keşkek, arabaşı gibi daha bir çok lezzeti burada sunuyoruz. Bütün ürünlerimizi günlük çıkarıyoruz. Sulu yemeklerimiz de var ama yoğunluk yöresel yemeklerde.

Sivrihisar’da girişimci olarak biz ilkiz. Çalışanlarımızın tamamı bayan, 5 bayan çalışıyoruz. 5 bayan arasında yemekleri paylaştık. Herkesin menüsünde farklı yemekler var yani kim neyi daha iyi yapıyorsa, sorumlu kişi o oluyor. Burayı açınca teşekkür telefonları aldık. Vatandaşlar yöresel yemek olunca güzel tepkiler verdiler. Bunun yanında dükkanımızın bir köşesinde de yöresel ürünleri de vatandaşlarımız görüp alabilecek” dedi.

Kategoriler
Sivrihisar Haberleri

Ev Hanımıyken İş Hayatına Atıldılar

Sivrihisar ilçesinde belediye tarafından verilen çeşitli kurslara katılan 5 ev hanımı girişimci oldu.

Sivrihisar Belediyesi geçen yıl kadınlara yönelik cam, seramik, ahşap, filografi, halı-kilim, dikiş-nakış ve KOSGEB kursları açtı. Bir yıl boyunca devam eden kurslara katılan 5 kadın, işletme sahibi olarak ticaret yapmaya başladı. Girişimci kadınlar, yöresel yemekler yapan bir restoran ile cam, seramik, ahşap ve filografi eserlerin satıldığı iş yerlerinde vatandaşlara hizmet veriyor.

Belediye Başkanı Hamid Yüzügüllü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, belediyenin bünyesi altında geçen yıl cam, seramik, halı-kilim, dikiş-nakış, ahşap, filografi gibi alanlarda kurslar düzenlediklerini belirtti.

“İlçedeki kültürü güncel hayata taşımak için kadınlarla el ele verdik.” diyen Yüzügüllü, “Bugün Sivrihisar’da kadınlarımızla ilçeye gelen misafirlerimizi en güzel şekilde ağırlıyoruz. Kadınlarımızın atölyelerde yaptıkları ürünleri sergileyip, satması için iş yerleri açtık. Yemek kültürümüzde yer alan lezzetleri vatandaşlara tattırabilmek için bazı kadınlarımız restoran açtı. Kadınlarımız yemek kültürümüzü misafirlere tanıtıyor.” ifadelerini kullandı.

Yöresel yemekleri turistlere tattırıyorlar

Aldığı çeşitli kursların ardından yöresel yemeklerin yapıldığı restoranı açan Canan Damlacı da ev hanımıyken kursların ardından 45 yaşından sonra iş hayatına atıldığını dile getirdi.

Seramik kursundaki eğitmeni Öznur Özden’in kendisini işletme açması yönünde cesaretlendirdiğini anlatan Damlacı, şöyle konuştu:

“O bizlere girişimci olmamız yönünde cesaret verdi. Ankara’nın Beypazarı ilçesine belediyemiz tarafından gerçekleştirilen gezide de kadınların yaptıklarını görünce arkadaşımla bir işletme açma kararı aldık. Daha sonra belediyemizi tarafından açılan KOSGEB kursunu gittik. Yöresel yemekler yapan işletmemizi açtık. Bamya çorbası, kelem dolması, yaprak sarması yapıyoruz. Su böreğimizi, muska baklavamız çok meşhur. Yemek kültürümüzü burada yaşatmaya çalışıyoruz.”

Restoranın ortaklarından Şirin Çakar ise kurslara başladığında girişimci olmanın aklının ucunda bile geçmediğine değinerek, ev hanımyken bir anda iş yeri sahibi olduğunu söyledi.

El emeği göz nuru ürünler

İki çocuk sahibi Nesrin Genç de katıldığı filografi kursunun ardından 3 ay önce Sivrihisar Belediyesinin desteğiyle iş yerini açtığını vurguladı.

Şu anda her şeyin yolunda gittiğini kaydeden Genç, “Kurs sonunda aldığım eğitimi bunu değerlendirme imkanı buldum. Elimden geldiğinden daha iyi şeyler yapmaya çalışıyorum. Ev hanımıyken kursun ardından iş yeri açtım ve kendime güvenim geldi. Kurslarla önümüz açıldı.” dedi.

Seramik ürünler satan iş yeri açan, iki çocuk sahibi Mübeccel Sivaslıoğlu ise Belediye Başkanı Hamid Yüzügüllü’nün ilçedeki ev hanımlarına girişimcilik konusunda destek olduğunu dile getirdi.

Bir yıl gittiği seramik kursunun ardından iş yeri sahibi olduğunun altını çizen Sivaslıoğlu, “Evde oturuyorduk şimdi meslek sahibi olduk. İş yerinde sattığım Nasreddin Hoca figürleri ziyaretçiler tarafından rağbet görüyor.” diye konuştu. Cam kursuna gittikten sonra girişimci olan, iki çocuk annesi Melek Kılıç da ev hanımıyken iş kadını olduğunun altını çizerek, çalışmanın kendisine öz güven sağladığına değindi.

Kategoriler
Genel

Sivrihisar Kent Belleği

Kent belleği nedir?

“Belleğini kaybeden kent kimliğini kaybeder. Kimliğini kaybeden de her şeyini kaybeder.”

“Kent Belleği, bir kentin kuruluşundan bu yana orada yapılanların, yazılanların, belgelerin, bulguların korunup saklanmasıdır.” Çok sevindiricidir ki; tarih, kültür şuuru ve büyük bir öngörü ile tarihi mirasımıza sahip çıkan büyüklerimizin, yıllar öncesinden başlayan olağanüstü gayret ve çalışmaları sayesinde, Sivrihisar kimliğini, belleğini, bize emanet edilen ortak mirasımızı, tarihi ve kültürel değerlerimizi günümüze kadar koruyabilen ve gelecek nesillere taşıyabilen ender yerlerden biri olmuştur. Ancak, Sivrihisar’ın kendini koruyup, “Tarih ve Kültür Şehri” olarak Anadolu’da yerini alması o kadar da kolay olmamıştır. Bu süreci özetlemek gerekirse; yıllar öncesinde, Sivrihisar’ın tarihini ve eserlerini konu alan çalışmaların yapıldığını görüyoruz. Ancak, esaslı çalışmalar 1960-70’li yıllarda başlamış ve o yıllarda kurulan Tarihi Eserleri Koruma Derneği ve vakıf çalışmaları ile tarih ve kültür şuuru daha da gelişmiş ve bunun neticesinde, öncelikle günümüze kadar gelen yıpranmış, yorgun ama büyük ölçüde tarihi özelliklerini kaybetmeyen tarihi eserler, anıtsal yapı ve sivil mimarlık örnekleri, harabeler gibi taşınmaz kültür varlıklarımıza sahip çıkılarak, bunlar koruma altına alınmıştır. Aynı zamanda, korunan bu eserler, elde kalan somut örnekler olarak, yazılı tarihimizin en önemli kaynakları olmuştur. Bunun dışında, ilçemizi konu alan arşiv kayıtları, kitaplar, eski tarihli mecmua, salname ve ansiklopedi gibi eserler de tarihimize ışık tutan yazılı kaynaklar olarak değerlendirilmiştir.

Sivrihisar’ın bağrından yetişen büyüklerimizin, Sivrihisar hakkında çalışmalar yaparak, tarihimize ve kültürümüze ışık tutan önemli eserler vermeye başlaması 50-60 yıl öncesine dayanır. Bunlar arasında Sivrihisar Vaizi merhum Tahsin Özalp’ın 1961 yılında kaleme aldığı “Sivrihisar Tarihi” kitabı, Avukat-Noter Orhan Keskin’in kırk yılı aşkın araştırma ve birikimi sonucu hazırladığı 2001 yılında ilk baskısı ve 2017 yılında geliştirilmiş ikinci baskısı yapılan “Bütün Yönleriyle Sivrihisar” kitabı, Prof.Dr. Erol Altınsapan’ın kaleme aldığı eserler, Gazeteci-Yazar Ahmet Bican Atmaca’nın “Sivrihisar’da Yunan Mezalimi” gibi Sivrihisar üzerine yazılmış araştırma, şiir ve anı kitapları, Ahmet Kılıçaslan, Avukat İbrahim Demirkol, Dr. İhsan Sarıkardeşoğlu ve Dr. Mustafa Kılıcal, Nadir Yaz’ın kitapları, Mustafa Kantarcı ve Yusuf Mesut Kilci’nin çalışmaları Sivrihisar’ın tarihi, kültürü ve tarihi şahsiyetlerini anlatan kapsamlı eserler arasında yerlerini almışlardır. Yine, geçtiğimiz dönemlerde, Prof. Dr. Halime Doğru, Prof. Dr. Canan Parla, Nejat İşcan, Nizamettin Arslan ve Yüksel Sayan’ın Sivrihisar üzerine yazdıkları kitaplar çok değerli eserlerdir. Ayrıca, Hasan Ayhaner, Fahri Keskin, Ertürk Kadir Küçükslan, Prof. Dr. M.Kemal Biçerli, Ali Rıza Öztekin ve Bünyamin Altındağ’ın kitap çalışmalarına verdikleri emek ve katkı ile değerli eserler ilçemize kazandırılmıştır.

Burada, Orhan Keskin Hocamın çok önemli bulduğum diğer çalışmalarına kısa da olsa değinmek istiyorum. Onun, Sivrihisar’a hizmetleri sadece yazdığı kitaplarla değil, yazımızın bir bölümünde bahsettiğimiz gibi, 1970’ li yıllarda kurduğu Sivrihisar Tarihi Eserleri Koruma Derneği ve Sivrihisar İslami İlimler Vakfı ile başlar. Dernek ve Vakfın çalışmalarının başlaması ile Sivrihisar’ın tarihi kimliğini koruma yönünde aktif adımlar atıldığını ve çok önemli işlerin başarıldığını görüyoruz. Bu çalışmalara katılma imkanını bulan bir kardeşiniz olarak şunu söyleyebilirim ki, Orhan Keskin Hocamın önderliğinde, tamamen kanun, tüzük ve yönetmelikler çerçevesinde yapılan bu çalışmalar ile somut neticeler alınmış, pek çok tarihi eser gün ışığına çıkarılarak, koruma altına alınmıştır.“Bütün Yönleriyle Sivrihisar” kitabını incelediğimizde geçmişten gelen yıpranmış, yok olmaya yüz tutmuş tarihi eserlerimizin eski fotoğrafları ile yapılan çalışmalar sonucu yeni durumlarını karşılaştırdığımızda ne kadar önemli işler yapıldığını görürüz. Sivrihisar’ın o günlerden bu günlere gelerek, bugün kimliğini koruyan ve ecdat yadigarı eserlerine sahip çıkan bir kent olarak,”Tarihi Kentler Birliği”nin 451 üyesi arasında yer alması ve ahşap direkli tarihi Ulu Camii’nin UNESCO tarafından dünya çapında korumaya alınan eserler arasında yer alması bizi gururlandırıyor. Bu gururda, ömrünü yaptığı çalışmalarla Sivrihisar’a adayan, vakıf insanı Orhan Keskin’in ve tarihi ve kültürel eserlerimize, ortak mirasımıza çıkan sahip çıkan Sivrihisar sevdalılarının payı büyüktür.

Son yıllarda, Necmi Günay, Niyazi Koca, Tahsin Altın gibi kardeşlerimiz de yaptıkları çalışmalar, araştırmalar ve hazırladıkları kitaplar ile Sivrihisar’ın tarih ve kültürü adına önemli hizmetler yapıyorlar. Bunların yanı sıra, şiirleri, fotoğrafları ve benzer etkinlikleriyle önemli çalışmalar yapan, katkıda bulunan kardeşlerimiz var. Ben de ileride, imkanlar ölçüsünde sitemiz aracılığı ile bu kardeşlerimizin çalışmalarından ayrı, ayrı bahsetmek isterim. Esasen, Sivrihisar Kültür Portalımız, tarih ve kültürümüze hizmet edenlerden burada adını zikrettiğim veya zikredemediğim kardeşlerimizin, büyüklerimizin çalışmalarına ve bunu yanı sıra tarihi, kültürel değerlerimize, eserlerimize geniş manada yer vermekte ve Sivrihisar’ın kimlik ve belleğinin korunması adına çok önemli bir görevler ifa etmektedir.

Sivrihisar, yıllar öncesinden başlatılan tarihi eserlerini koruma çalışmalarının, yazılan kitapların, yapılan etkinliklerin semeresini görerek; alt yapısını tamamlanmış bir tarih ve kültür şehri kimliği ile son yıllarda tanıtım adına, turizm adına, tarihi şahsiyetlerimize sahip çıkma adına önemli ataklar yapmakta ve emin adımlarla hak ettiği yönde ilerlemektedir.

Bu çalışmalara örnek olarak; Kurtuluş Savaşımız’da ordumuza uçak alan Sivrihisar’ın eşsiz kahramanlığı ve Sivrihisar’ın evladı Mülazım Ahmet Hamdi (Ayker)’in Milli Mücadelede’nin başlatılmasında gösterdiği kahramanlığı bir kadirşinaslık olarak sürekli gündemde tutulmuştur. Yapılan çalışmalar ve kurulan dernekler ile Akbaş gibi doğal değerlerimize sahip çıkılmıştır. Ayrıca, yıllardır Tarihi Eserleri Koruma Derneğinin korumasında bulunan Selçuklu dönemine ait taş sandukanın, Prof.Dr. Erol Altısapan ve Doç.Dr. Mehmet Mahur Tulum’un çalışmaları ile Nasreddin Hoca’ya ait olduğunun tespit edilmesini ve Nasreddin Hoca’nın kabrinin Sivrihisar’da olduğunun tescillenmesini ve Nasreddin Hocanın kızı Fatma Hatun’un kabrinin tespit edilmesini, yine tarihi Zaimağa Konağı’nın, Kaya Saatinin, Ulu Camii, Kurşunlu ve Aziz Mahmut Hüdai Camilerinin, sivil mimarlık örneği evlerin, kilisenin restorasyonlarını, sokak sağlıklaştırma çalışmalarını ve Hemşehrimiz Devlet Sanatçısı Heykeltraş Metin Yurdanur’un Türkiye’de bir ilk olarak Sivrihisar’da açtığı Açık Hava Heykel Müzesi gibi önemli etkinlik ve çalışmaları bu örnekler arasında gösterebiliriz. Vakıflar Genel Müdürlüğü, Üniversitelerimiz, Belediyemiz, Tarihi Kentler Birliği, Sivrihisar Eğitim Vakfı ve derneklerimizin de yayınları, araştırma eserleri, proje, restorasyon, sempozyum ve benzeri etkinlikleriyle, tarih ve kültürümüz adına önemli çalışmalar yaptıklarını ve katkılarda bulunduklarını görüyoruz.

***

Akif Yaşar Yurtdaş – 10.10.2017

Kategoriler
Camiler

Sivrihisar Camileri

– SİVRİHİSAR CAMİLERİ –

Yunusemre Camii

1970’Ii yıllarda bir dernek marifeti ile yapılıp ibadete açıldı. O muhitte büyük bir ihtiyaca cevap vermiştir. Kaloriferli düz çatılı ve müştemilan bulunan yeni camilerimizdendir.

Yunus Emre Mahallesi, Ali Fuat Cebesoy Cad. Sivrihisar, Merkez

***

Yeni Sanayi Camii

Küçük sanayi bölgesinde dernekçe yaptırılıp 2002 yılında ibadete açılmıştır.

Kurşunlu Mahallesi, Hamdi Baba Sokak – Sivrihisar, Merkez

***

Hisar Camii

Toplu konut alanında 2014 yılında dernek tarafından yapılmıştır. Sivrihisar, Merkez

***

Ahiler Camii

Ahiler Mahallesi Ahiler Sokak – Sivrihisar

***

Ak Camii

Demirci Mahallesi Orhan Keskin Sokak No: 1 Sivrihisar

***

Akdoğan Mescidi

Kılıç Mahallesi Kule Sokak Sivrihisar

***

Aktaş Ağaç Camii

Aktaş Mahallesi Ağaç Köy Yaylası Sokak – Sivrihisar

***

Aktaş Camii

Aktaş Mahallesi Aktaş Sokak – Sivrihisar

***

Aşağıkepen Camii

Aşağıkepen Mahallesi Aşağıkepen Sokak No: 1 – Sivrihisar

***

Aydınlı Camii

Aydınlı Mahallesi Aydınlı Sokak – Sivrihisar

***

Aziz Mahmut Hüdai Camii

Karacalar Mahallesi Ceylan Sokak – Sivrihisar

***

Babadat Camii

Babadat Mahallesi Babadat Sokak No: 107 – Sivrihisar

***

Bademli Camii

Babadat Mahallesi Mesut Çiftliği Sokak No: 1 – Sivrihisar

***

Bahçecik Camii

Bahçecik Mahallesi Bahçecik Sokak – Sivrihisar

***

Balaban Camii

Elmalı Mahallesi Kerpiç Sokak – Sivrihisar

***

Ballıhisar Camii

Ballıhisar Mahallesi Ballıhisar Sokak – Sivrihisar

***

Benlikuyu Camii

Benlikuyu Mahallesi Benlikuyu Sokak – Sivrihisar

***

Benliyaver Camii

Benliyaver Mahallesi Benliyaver Sokak – Sivrihisar

***

Beyyazı Camii

Beyyazı Mahallesi – Sivrihisar

***

Biçer Camii

Biçer Mahallesi Biçer Sokak – Sivrihisar

***

Bodur Camii

Karacalar Mahallesi Bodur Sokak No: 1 – Sivrihisar

***

Böğürtlen Camii

Böğürtlen Mahallesi Böğürtlen Sokak – Sivrihisar

***

Buhara Camii

Buhara Mahallesi Buhara Sokak No: 1 – Sivrihisar

***

Buzluca Camii

Buzluca Mahallesi Buzluca Sokak – Sivrihisar

***

Çandır Camii

Çandır Köy/Mahallesi – Sivrihisar/ Eskişehir

***

Çaykoz Camii

Çaykoz Köy/Mahallesi Çaykoz Sokak – Sivrihisar

***

Demirci Camii

Demirci Köy/Mahallesi Demirci Sokak No: 160 C – Sivrihisar

***

Dinek Camii

Dinek Köy/Mahallesi Dinek Sokak – Sivrihisar

***

Dumluca Camii

Dumluca Köy/Mahallesi Dumluca Sokak – Sivrihisar

***

Dümrek Çarşı Camii

Dümrek Köy/Mahallesi Cami Sokak – Sivrihisar

***

Dümrek Fatih Camii

Dümrek Belde/Mahallesi Fatih Caddesi – Sivrihisar

***

Elcik Camii

Elcik Köy/Mahallesi Elcik Sokak – Sivrihisar

***

Ertuğrul Camii

Ertuğrulköy Mahallesi Ertuğrulköy Sokak No: 1 – Sivrihisar

***

Gerenli Aşağı Camii

Gerenli Köy/Mahallesi – Sivrihisar

***

Gerenli Yukarı Camii

Gerenli Köy/Mahallesi – Sivrihisar

***

Göktepe Camii

Göktepe Köy/Mahallesi Göktepe Sokak – Sivrihisar

***

Gülçayır Camii

Gülçayır Köy/Mahallesi Gülçayır Sokak No: 1 – Sivrihisar

***

Güvemli Camii

Güvemli Köy/Mahallesi Güvemli Sokak No: 1 – Sivrihisar

***

Hamamkarahisar Camii

Hamamkarahisar Köy/Mahallesi Hamamkarahisar Sokak – Sivrihisar

***

Haznedar Camii

Karacalar Mahallesi Akçeşme Cadde – Sivrihisar, Merkez

***

Hızırbey Camii

Kubbeli Mahallesi Alemşah Cadde – Sivrihisar, Merkez

***

Hoşkadem Camii

Karacalar Mahallesi Hoşkadem Sokak – Sivrihisar, Merkez

***

Hüdavendigar Camii

Hüdavendigar Köy/Mahallesi – Sivrihisar

***

İbikseydi Camii

İbikseydi Köy/Mahallesi İbikseydi Sokak – Sivrihisar

***

İğdecik Camii

İğdecik Köy/Mahallesi İğdecik Sokak No: 62 – Sivrihisar

***

İlören Camii

İlören Köy/Mahallesi İlören Sokak – Sivrihisar

***

İlyaspaşa Camii

İlyaspaşa Köy/Mahallesi – Sivrihisar

***

İstiklalbağı Camii

İstiklalbağı Köy/Mahallesi – Sivrihisar

***

Kadıncık Camii

Kadıncık Köy/Mahallesi Kadıncık Sokak – Sivrihisar

***

Kaldırım Camii

Göktepe Köy/Mahallesi Göktepe Sokak – Sivrihisar

***

Karaburhan Camii

Karaburhan Köy/Mahallesi – Sivrihisar

***

Karacakaya Camii

Karacakaya Köy/Mahallesi Karacakaya Sokak – Sivrihisar

***

Karacaören Camii

Karacaören Köy/Mahallesi Karacaören Sokak – Sivrihisar

***

Karadat Camii

Karadat Köy/Mahallesi Karadat Sokak – Sivrihisar

***

Karakaya Camii

Karakaya Köy/Mahallesi Karakaya Sokak – Sivrihisar

***

Karkın Camii

Karkın Köy/Mahallesi Karkın Sokak – Sivrihisar

***

Kaymaz Çarşı Camii

Kaymaz Belde/Mahallesi – Sivrihisar

***

Kaymaz Fatih Camii

Kaymaz Belde/Mahallesi Subaşı Caddesi No: 21 – Sivrihisar

***

Kaymaz Namık Kemal Camii

Kaymaz Belde/Mahallesi Şükrü Tunçel Caddesi No: 24 – Sivrihisar

***

Kertek Camii

Kertek Köy/Mahallesi Kertek Sokak – Sivrihisar

***

Kınık Camii

Kınık Köy/Mahallesi Kınık Sokak – Sivrihisar

***

Koçaş Camii

Koçaş Köy/Mahallesi – Sivrihisar

***

Koltan Camii

Koltan Köy/Mahallesi – Sivrihisar

***

Kurşunlu Camii

Kurşunlu Mahallesi Medrese Sokak – Sivrihisar, Merkez

***

Kurtşeyh Camii

Kurtşeyh Köy/Mahallesi Kurtşeyh Sokak No: 38 – Sivrihisar

***

Memik Camii

Memik Köy/Mahallesi – Sivrihisar

***

Musalla Camii

Hızırbey Mahallesi Elvan Sokak – Sivrihisar, Merkez

***

Mülk Camii

Mülk Köy/Mahallesi – Sivrihisar

***

Nasrettinhoca Camii

Nasrettin Hoca Belde/Mahallesi – Sivrihisar

***

Oğlakçı Camii

Oğlakçı Köy/Mahallesi Oğlakçı Sokak – Sivrihisar

***

Ortaklar Camii

Ortaklar Köy/Mahallesi Ortaklar Sokak – Sivrihisar

***

Paşakadın Camii

Paşakadın Köy/Mahallesi Paşakadın Sokak No: 1 – Sivrihisar

***

Sadıkbağı Camii

Sadıkbağı Köy/Mahallesi Sadıkbağı Sokak – Sivrihisar

***

Sanayi Camii

Cumhuriyet Mahallesi Ordu Cadde – Sivrihisar

***

Sanayi Sitesi Camii

Kurşunlu Mahallesi Küçük San.sit.hiz.binası Küme Evler – Sivrihisar

***

Sarıkavak Camii

Sarıkavak Köy/Mahallesi Sarıkavak Sokak No: 1 – Sivrihisar

***

Selimiye Camii

Selimiye Köy/Mahallesi Selimiye Sokak – Sivrihisar

***

Sığırcık Camii

Sığırcık Köy/Mahallesi Sığırcık Sokak – Sivrihisar

***

Sinan Paşa Camii

Yenice Mahallesi Yeşilırmak Cadde – Sivrihisar

***

Tekören Camii

Tekören Köy/Mahallesi Tekören Sokak No: 1 – Sivrihisar

***

Ulu Camii

Kubbeli Mahallesi Şadırvan Meydan No: 17 – Sivrihisar

***

Yaverören Camii

Yaverören Köy/Mahallesi Yaverören Sokak – Sivrihisar

***

Yaverören YK Camii

Yaverören Köy/Mahallesi Yaverören Sokak – Sivrihisar

***

Yenice Camii

Yenice Mahallesi Uzun Sokak No: 1 – Sivrihisar, Merkez

***

Yenidoğan Camii

Yenidoğan Köy/Mahallesi – Sivrihisar

***

Yeniköy Camii

Yeniköy Köy/Mahallesi – Sivrihisar

***

Yeşilköy Camii

Yeşilköy Köy/Mahallesi Yeşilköy Sokak – Sivrihisar

***

Yukarıkepen Camii

Yukarıkepen Köy/Mahallesi Yukarıkepen Sokak – Sivrihisar

***

Zeyköy Camii

Zeyköyü Köy/Mahallesi Zeyköyü Sokak – Sivrihisar

 

Kategoriler
Sivrihisar Haberleri

Çardak Hamamı Yeniden Hizmete Girecek

850 YILLIK TARİHİ ÇARDAK HAMAMI 2017 YILI BİTMEDEN HİZMETE AÇILACAK

Sivrihisar Belediyesi tarafından aslına uygun olarak restorasyonu yapılan Selçuklu eseri tarihi Çardak Hamamı uzun yıllar sonra yeniden hizmete giriyor.

Sivrihisar Belediye Başkanı Hamid Yüzügüllü’nün girişimleri ve Eskişehir Valiliğinin desteği ile 2016 yılında başlayan restorasyon çalışmalarında sona yaklaşıldı %70’e yakın yapılan çalışmaların, Sivrihisar Belediyesi tarafından 2017 yılı bitmeden önce tamamlanacağı belirtildi.

Başkan Yüzügüllü devam eden çalışmaların sık sık yerinde takibini gerçekleştirdi ve Sivrihisar Belediyesi tarafından tarihi hamamın etrafında geniş kapsamlı bir çevre düzenlemesi yapmakta olduklarını söyleyerek, ilçemize yakışır güzel bir mesire alanı da halkımızın hizmetine sunacağız dedi.

Ayrıca aynı alanda bulunan 1259 yılında Türkmen Bayındır Boyu Beyi, Emir Seyfettin Kızıl tarafından yaptırılmış Türkiye’deki nadir örneklerden Hamamkarahisar Cami restorasyonu için de Sivrihisar Belediyesi ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü arasında gerçekleşen görüşmelerin olumlu sonuçlanması halinde bu tarihi eserinde restore edilerek ibadete açılacağı ve bölgenin önemli bir doğal turizm merkezi haline geleceği belirtildi.

Kategoriler
Akif Yaşar Yurtdaş Makale ve Yazılar

Sivrihisar’ın Dünyaya Açılan Penceresi

SİVRİHİSAR’IN DÜNYAYA AÇILAN PENCERESİ :

“SİVRİHİSAR KÜLTÜR PORTALI”

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesinde görev yapmakta olan hemşehrimiz Murat Sevimbay’ın hazırlayıp, sunduğu “Sivrihisar Kültür Portalı” (sivrihisar.web.tr) internet sitesi; bir emek ürünü olarak özenle kurulmuş yapısı, ciddi ve güvenilir kaynaklara dayanan bilgi, haber ve duyuruları ile üstlendiği; Sivrihisar’ın dünyaya açılan penceresi olmak, Sivrihisar’ı her yönü ile dünyaya tanıtmak, tarihi süreci içinde elde ettiği maddi, manevi kültürel değerlerimizi korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak misyonunu büyük bir titizlikle yerine getirmektedir. Site, yaptığı tanıtım çalışmaları ile dünyada ve ülkemizde Sivrihisar’a ilgi duyanların vazgeçilmez ziyaret yerlerinden biri olmuştur.

Bizler, sitenin takipçileri olarak; Sivrihisar Kültür Portalında, Sivrihisar’ın “tarih ve kültür şehri” kimliğinin ve belleğinin korunmasına hizmet eden çalışmalara, kitaplara, araştırmalara, anılara, belgelere, sanata, şiirlere ve fotoğraflara yer verildiğini memnuniyetle görüyor ve zevkle takip ediyoruz. Ayrıca, eserleri ve çalışmaları ile Sivrihisar’ın tanıtımı ve gelişmesine katkıda bulunan özverili, kadirşinas insanlarımıza sitede yer verilmesini, onlara duyulan minnet ve şükranın bir ifadesi olarak değerlendiriyoruz.

KENT KİMLİĞİ VE KENT BELLEĞİNDE SİVRİHİSAR KÜLTÜR PORTALI’NIN ÖNEMİ

“Kentler, sakinlerinin aynası olarak onların gönüllerini toprağın üstüne yansıtır. Kentler sırrımızdır bizim.”

Sivrihisar Kültür Portalı’nın, Sivrihisar’ın kimliğine ve belleğine hizmet edenlere yer verdiğini belirttik. Aslında, Sivrihisar Kültür Portalı, yaptığı bu işlevle kimlik ve bellek konusunda yapılan çalışmaların öncüsü durumundadır. Gerçekten de, bir kentin elde ettiği kimliğini koruması ve belleklerde yer ederek gelecek nesillere aktarılmasını çok önemli buluyor ve bu nedenle, kimlik ve bellek konusunu biraz daha açmak istiyorum;
“İnsanlar kimliğini yitirirse nasıl panikler, kendini kanıtlayamama endişe ve korkusuna kapılırsa, kentler de aynen böyledir. Kimliğini kaybeden kentler; önce bozulurlar, geçmişle olan bağları kopar, sonra da yok olup giderler, tarihte bu duruma düşen yüzlerce örnek vardır. Bir kentin coğrafi konumu, doğal ve tarihi dokusu, mimari yapısı, bağrından yetişen değerleri, kentlinin ekonomik ve kültürel yaşayış biçimi, gelenek ve görenekleri onun kimliğini oluşturur. Ama bu kimlik öyle kolay kolay kazanılmaz, oluşmaz; yıllarca, hatta yüzlerce yıllık bir birikim ve gelişim sonunda ortaya çıkar. İşte, kazanılan bu kimlik, o kenti kendine has özellikleri ile diğerlerinden farklı kılar.” diyor bir kent sevdalısı Recep Bozkurt.

Sivrihisar’ın kimliğine gelince; Sivrihisar, M.Ö. (1200-700) yıllarına kadar dayanan ve köklü tarihi ve bu süreç içerisinde; Anadolu’da hüküm süren pek çok medeniyete beşiklik, bekçilik ve tanıklık yapabilen ender merkezlerden biri olarak, yüzyıllar içerisinden süzülüp gelen kadim kültürü, elde ettiği tarihi mirası, eşsiz anıtsal yapıları, sivil mimari örnekleri ve kuruluşundan bu yana bağrından yetişen ve değişik dönemlere damgasını vurarak dünyada ün kazanmış ilim, feyiz sahibi düşünce, sanat adamları, yöneticileri ve savaş, işgal yıllarında gösterdiği kahramanlıkları ile müstesna bir belde olarak tam bir “TARİH VE KÜLTÜR ŞEHRİ” dir.

Dünyada kimliğini koruyabilen yerlerin sayısı çok değildir. Bu az sayıdaki yerleşim alanları da zamanın insafsız yıpratmasına, hoyrat ellerin acımasız yakıp, yıkımına, plansız, proğramsız yapılaşmaya direnebilmek için olağanüstü bir çaba harcamaktadırlar.

Peki, kent belleği nedir?

“Belleğini kaybeden kent kimliğini kaybeder. Kimliğini kaybeden de her şeyini kaybeder.”

“Kent Belleği, bir kentin kuruluşundan bu yana orada yapılanların, yazılanların, belgelerin, bulguların korunup saklanmasıdır.” Çok sevindiricidir ki; tarih, kültür şuuru ve büyük bir öngörü ile tarihi mirasımıza sahip çıkan büyüklerimizin, yıllar öncesinden başlayan olağanüstü gayret ve çalışmaları sayesinde, Sivrihisar kimliğini, belleğini, bize emanet edilen ortak mirasımızı, tarihi ve kültürel değerlerimizi günümüze kadar koruyabilen ve gelecek nesillere taşıyabilen ender yerlerden biri olmuştur. Ancak, Sivrihisar’ın kendini koruyup, “Tarih ve Kültür Şehri” olarak Anadolu’da yerini alması o kadar da kolay olmamıştır. Bu süreci özetlemek gerekirse; yıllar öncesinde, Sivrihisar’ın tarihini ve eserlerini konu alan çalışmaların yapıldığını görüyoruz. Ancak, esaslı çalışmalar 1960-70’li yıllarda başlamış ve o yıllarda kurulan Tarihi Eserleri Koruma Derneği ve vakıf çalışmaları ile tarih ve kültür şuuru daha da gelişmiş ve bunun neticesinde, öncelikle günümüze kadar gelen yıpranmış, yorgun ama büyük ölçüde tarihi özelliklerini kaybetmeyen tarihi eserler, anıtsal yapı ve sivil mimarlık örnekleri, harabeler gibi taşınmaz kültür varlıklarımıza sahip çıkılarak, bunlar koruma altına alınmıştır. Aynı zamanda, korunan bu eserler, elde kalan somut örnekler olarak, yazılı tarihimizin en önemli kaynakları olmuştur. Bunun dışında, ilçemizi konu alan arşiv kayıtları, kitaplar, eski tarihli mecmua, salname ve ansiklopedi gibi eserler de tarihimize ışık tutan yazılı kaynaklar olarak değerlendirilmiştir.

Sivrihisar’ın bağrından yetişen büyüklerimizin, Sivrihisar hakkında çalışmalar yaparak, tarihimize ve kültürümüze ışık tutan önemli eserler vermeye başlaması 50-60 yıl öncesine dayanır. Bunlar arasında Sivrihisar Vaizi merhum Tahsin Özalp’ın 1961 yılında kaleme aldığı “Sivrihisar Tarihi” kitabı, Avukat-Noter Orhan Keskin’in kırk yılı aşkın araştırma ve birikimi sonucu hazırladığı 2001 yılında ilk baskısı ve 2017 yılında geliştirilmiş ikinci baskısı yapılan “Bütün Yönleriyle Sivrihisar” kitabı, Prof.Dr. Erol Altınsapan’ın kaleme aldığı eserler, Gazeteci-Yazar Ahmet Bican Atmaca’nın “Sivrihisar’da Yunan Mezalimi” gibi Sivrihisar üzerine yazılmış araştırma, şiir ve anı kitapları, Ahmet Kılıçaslan, Avukat İbrahim Demirkol, Dr. İhsan Sarıkardeşoğlu ve Dr. Mustafa Kılıcal, Nadir Yaz’ın kitapları, Mustafa Kantarcı ve Yusuf Mesut Kilci’nin çalışmaları Sivrihisar’ın tarihi, kültürü ve tarihi şahsiyetlerini anlatan kapsamlı eserler arasında yerlerini almışlardır. Yine, geçtiğimiz dönemlerde, Prof. Dr. Halime Doğru, Prof. Dr. Canan Parla, Nejat İşcan, Nizamettin Arslan ve Yüksel Sayan’ın Sivrihisar üzerine yazdıkları kitaplar çok değerli eserlerdir. Ayrıca, Hasan Ayhaner, Fahri Keskin, Ertürk Kadir Küçükslan, Prof. Dr. M.Kemal Biçerli, Ali Rıza Öztekin ve Bünyamin Altındağ’ın kitap çalışmalarına verdikleri emek ve katkı ile değerli eserler ilçemize kazandırılmıştır.

Burada, Orhan Keskin Hocamın çok önemli bulduğum diğer çalışmalarına kısa da olsa değinmek istiyorum. Onun, Sivrihisar’a hizmetleri sadece yazdığı kitaplarla değil, yazımızın bir bölümünde bahsettiğimiz gibi, 1970’ li yıllarda kurduğu Sivrihisar Tarihi Eserleri Koruma Derneği ve Sivrihisar İslami İlimler Vakfı ile başlar. Dernek ve Vakfın çalışmalarının başlaması ile Sivrihisar’ın tarihi kimliğini koruma yönünde aktif adımlar atıldığını ve çok önemli işlerin başarıldığını görüyoruz. Bu çalışmalara katılma imkanını bulan bir kardeşiniz olarak şunu söyleyebilirim ki, Orhan Keskin Hocamın önderliğinde, tamamen kanun, tüzük ve yönetmelikler çerçevesinde yapılan bu çalışmalar ile somut neticeler alınmış, pek çok tarihi eser gün ışığına çıkarılarak, koruma altına alınmıştır.“Bütün Yönleriyle Sivrihisar” kitabını incelediğimizde geçmişten gelen yıpranmış, yok olmaya yüz tutmuş tarihi eserlerimizin eski fotoğrafları ile yapılan çalışmalar sonucu yeni durumlarını karşılaştırdığımızda ne kadar önemli işler yapıldığını görürüz. Sivrihisar’ın o günlerden bu günlere gelerek, bugün kimliğini koruyan ve ecdat yadigarı eserlerine sahip çıkan bir kent olarak,”Tarihi Kentler Birliği”nin 451 üyesi arasında yer alması ve ahşap direkli tarihi Ulu Camii’nin UNESCO tarafından dünya çapında korumaya alınan eserler arasında yer alması bizi gururlandırıyor. Bu gururda, ömrünü yaptığı çalışmalarla Sivrihisar’a adayan, vakıf insanı Orhan Keskin’in ve tarihi ve kültürel eserlerimize, ortak mirasımıza çıkan sahip çıkan Sivrihisar sevdalılarının payı büyüktür.

Son yıllarda, Necmi Günay, Niyazi Koca, Tahsin Altın gibi kardeşlerimiz de yaptıkları çalışmalar, araştırmalar ve hazırladıkları kitaplar ile Sivrihisar’ın tarih ve kültürü adına önemli hizmetler yapıyorlar. Bunların yanı sıra, şiirleri, fotoğrafları ve benzer etkinlikleriyle önemli çalışmalar yapan, katkıda bulunan kardeşlerimiz var. Ben de ileride, imkanlar ölçüsünde sitemiz aracılığı ile bu kardeşlerimizin çalışmalarından ayrı, ayrı bahsetmek isterim. Esasen, Sivrihisar Kültür Portalımız, tarih ve kültürümüze hizmet edenlerden burada adını zikrettiğim veya zikredemediğim kardeşlerimizin, büyüklerimizin çalışmalarına ve bunu yanı sıra tarihi, kültürel değerlerimize, eserlerimize geniş manada yer vermekte ve Sivrihisar’ın kimlik ve belleğinin korunması adına çok önemli bir görevler ifa etmektedir.

Sivrihisar, yıllar öncesinden başlatılan tarihi eserlerini koruma çalışmalarının, yazılan kitapların, yapılan etkinliklerin semeresini görerek; alt yapısını tamamlanmış bir tarih ve kültür şehri kimliği ile son yıllarda tanıtım adına, turizm adına, tarihi şahsiyetlerimize sahip çıkma adına önemli ataklar yapmakta ve emin adımlarla hak ettiği yönde ilerlemektedir.

Bu çalışmalara örnek olarak; Kurtuluş Savaşımız’da ordumuza uçak alan Sivrihisar’ın eşsiz kahramanlığı ve Sivrihisar’ın evladı Mülazım Ahmet Hamdi (Ayker)’in Milli Mücadelede’nin başlatılmasında gösterdiği kahramanlığı bir kadirşinaslık olarak sürekli gündemde tutulmuştur. Yapılan çalışmalar ve kurulan dernekler ile Akbaş gibi doğal değerlerimize sahip çıkılmıştır. Ayrıca, yıllardır Tarihi Eserleri Koruma Derneğinin korumasında bulunan Selçuklu dönemine ait taş sandukanın, Prof.Dr. Erol Altısapan ve Doç.Dr. Mehmet Mahur Tulum’un çalışmaları ile Nasreddin Hoca’ya ait olduğunun tespit edilmesini ve Nasreddin Hoca’nın kabrinin Sivrihisar’da olduğunun tescillenmesini ve Nasreddin Hocanın kızı Fatma Hatun’un kabrinin tespit edilmesini, yine tarihi Zaimağa Konağı’nın, Kaya Saatinin, Ulu Camii, Kurşunlu ve Aziz Mahmut Hüdai Camilerinin, sivil mimarlık örneği evlerin, kilisenin restorasyonlarını, sokak sağlıklaştırma çalışmalarını ve Hemşehrimiz Devlet Sanatçısı Heykeltraş Metin Yurdanur’un Türkiye’de bir ilk olarak Sivrihisar’da açtığı Açık Hava Heykel Müzesi gibi önemli etkinlik ve çalışmaları bu örnekler arasında gösterebiliriz. Vakıflar Genel Müdürlüğü, Üniversitelerimiz, Belediyemiz, Tarihi Kentler Birliği, Sivrihisar Eğitim Vakfı ve derneklerimizin de yayınları, araştırma eserleri, proje, restorasyon, sempozyum ve benzeri etkinlikleriyle, tarih ve kültürümüz adına önemli çalışmalar yaptıklarını ve katkılarda bulunduklarını görüyoruz.

SİVRİHİSAR KÜLTÜR PORTALI VE SİTESİ

Sivrihisar Kültür Portalı; Sivrihisar’ın dünyaya açılan penceresi,“kültür elçisi”dir. Sivrihisar Kültür Portalı; Sivrihisar’ı ziyaret edip, yakından tanımak isteyenlere “turizm rehberi”dir. Sivrihisar Kültür Portalı; Sivrihisar’ın gözü, kulağı, sesi, bilgi kaynağı, belleğidir. Sivrihisar Kültür Portalı; Sivrihisar’ın geçmişten geleceğine açılan kapısıdır. Sivrihisar Kültür Portalı; Uzaklarda yaşayıp, sıla özlemi çekenlerin tesellisidir. Sivrihisar Kültür Portalı; Sivrihisar’da doğmuş, ya da doğmamış, Sivrihisar’da yaşamış, yaşamamış farketmez kendini Sivrihisarlı hissedenlerin sitesidir.

Sitenin takipçileri olarak bizlere düşen görev; İlçemizin tanıtımında önemli işlevler üstlenen ve tarihi, kültürü adına, değişik alanlarda yapılan çalışmaları bir arada toplayarak, bizleri ve dünyanın en uzak köşelerini haberdar eden kültür sitemizin önemini dostlara anlatmak, ziyaretçi sayımızı artırmak, site ile sürekli iletişim içinde olarak, güvenilir kaynaklara dayanan çalışmaları site denetimine aktarmak ve kişisel görüş, düşünce ve yorumlarımız ile katkıda bulunmak, kısacası çağın medyası olan İnternet dünyasında yer alan sitemize her yönü ile sahip çıkmak ve desteklemek olmalıdır.

Bugüne kadar yaptığı önemli ve etkileyici çalışmalar neticesinde artan ilgi ile takip edilen Sivrihisar Kültür Portalı’nın gösterdiği performans ve elde ettiği ivme ile bundan sonra da aynı şevk ve heyecanla çalışmalarını sürdüreceğine yürekten inanıyoruz.

Bu duygularla ve Sivrihisar Kültür Portalı Sitemizin başarılı çalışmalarının devamını diliyor, siteyi hazırlayan ve sunan hemşehrimiz Murat Sevimbay’ı tebrik ediyor, yazı, yorum ve benzeri çalışmalar ile katkıda bulunanlara teşekkürlerimizi sunuyoruz. 10.10.2017

Yaşar YURTDAŞ

Akif Yaşar Yurtdaş

Bu güzel yazısı için bende Yaşar hocamıza çok teşekkür ediyorum.
Murat SEVİMBAY

SİVRİHİSAR WEB TR

Kategoriler
Sivrihisar Haberleri

Sivrihisar’ın Toprakla Mayalanan Ünlü Üzüm Pekmezi

Sivrihisar’da Bağ Bozumu !

Çoğalmaktır, coşkudur, berekettir bağ bozumu…

Her kültürün bağbozumunu karşılama ve kutlama anlayışları farklı olsa da ortak olan şey emek, umut ve berekettir. Sivrihisar’da asma yapraklarından gelen bereket ile bağcıların emeklerinin karşılığını alma vaktinin gelmesi bahar kokulu bağlara…

Derler ki eskiler, bağbozumu geldiğinde üzümler gelin olurmuş. Bağcıların gönlünde düğündür adeta bağbozumu…

Asma yapraklarından gelen bereket, umutlara açılan bir kapı gibi heyecanlıdır. Bir yılın semeresinin alındığı Bağ Bozumları bir nevi müjde olduğundan üreticilerin yüzündeki mutluluğu görebiliyorsunuz.

Sivrihisar yöresinde yetişen üzümlerinin geleneksel yöntemler ve yılların verdiği tecrübeyle birleşmesiyle tadına doyum olmaz güzellikte pekmezler meydana geliyor.

Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinin eşsiz lezzetleri arasında yer alan toprakla mayalanmış karamel rengindeki dövme pekmezi yörede sofraların vazgeçilmezi olarak biliniyor.

Sivrihisar’da eylül ve ekim aylarında başlayan bağ bozumları sonrası pekmez yapımı başlıyor. Bozuma hazır olan üzümler geleneksel yöntemlerle elde bağ makası ya da bağ bıçağı kullanılarak dalından alınarak küfelere dolduruluyor. Ezilerek şıra halini alır ve dev kazanlarda kaynatılmaya başlan pekmez, daha sonra pekmez toprağı eklenerek mayalanır. Kıvamını ve rengini bu mayalama işlemiyle alır pekmezler. Ardından süzülerek dinlendirilir ve 1 hafta ile 10 gün süresince derin fıçılarda dövülür. Son aşama olarak katılaşıp kıvamını ve karamel rengini alan pekmez sofralarda yerini alır.

Bağ sahipleri sene boyunca kendilerine yetecek kadar pekmezi aldıktan sonra katkısız, doğal ve sağlık açısından oldukça faydalı yöreye özgü pekmezi çarşamba günleri ilçede kurulan köy pazarındaki tezgahlarda satışa çıkarmaktadırlar. Civar illerden de talebin oldukça fazla olduğu bu lezzete ulaşmak için birçok insan Sivrihisar köy pazarını ziyaret ediyor.

Sivrihisar Belediye Başkanı Hamid Yüzügüllü, Sivrihisar yöresinde yetişen üzümlerden geleneksel yöntemler ve yılların verdiği tecrübenin birleşmesiyle tadına doyum olmaz güzellikte pekmezler yapıldığını belirterek, “Bu aylarda yapılan pekmezlerimiz Sivrihisar tezgahlarındaki yerlerini aldı. Sivrihisar Dövme pekmezini henüz bilmeyenler varsa faydası saymakla bitmeyen tamamen doğal ve sağlıklı bir şekilde üretilen bu lezzeti kaçırmamalarını tavsiye ederim” dedi.

Kategoriler
Genel

Sivrihisar Türkiye

Eskişehir iline bağlı olan Sivrihisar ilçesi Türkiye’nin nadide ilçelerinden biridir. 

Tarih süresince, pek çok medeniyetlere ev sahipliği yapmış, keşfedilmeyi bekleyen hazine diyarı, tarih ve kültür zenginliğinin yanında yetiştirdiği ünlü isimlerle haklı bir övgüye sahip beldemiz Sivrihisar.

Yakın tarihimizde pek çok ilklere imza koyan Sivrihisar, Kurtuluş Savaşının yaşandığı topraklarda, esaretin ve zaferin ne olduğunu çok iyi bilen, Kurtuluş Savaşında, Anadolu insanının yüceliğini sergileyen, 24 Mart 1922’de bir ilkin ev sahipliğini yapan ilçemizdeki Zaimağa Konağı, TBMM Ankara dışındaki ilk toplantısına sahne olmuş ve tarihin akışına yön veren kararlara tanık olmuştur.

24 Mart 1922 Türkiye’nin Kurtuluş, Kuruluş ve Cumhuriyet’in başlangıcı sayılırsa bir MİLAT tarihidir.

turkey

BİRİZ, BERABERİZ HEP BİRLİKTE TÜRKİYE’YİZ
Kategoriler
Camiler

Nasreddin Hoca Camii

– Sivrihisar Nasreddin Hoca Camii –

Mustafa Altan’ın başkanı olduğu, Yaşar Yurtdaş, Ahmet İleri, Mehmet Tabak, Mesut Ayva, Sadık Kılıç ve Bülent Pekdemir’in yönetiminde görev aldığı Nasreddinhoca Camii Yaptırma Yaşatma Geliştirme Derneği tarafından 2010 yılında ibadete açılmıştır. İç alanı 264 m2’dir

Hızırbey Mahallesi, Şehit Üzeyir Demir Sokak – Sivrihisar, Merkez