Kategoriler
Arşiv

Geçmişten Günümüze Sivrihisar

– KİTAP HAKKINDA –

Sivrihisar belediyesi kültür yayınlarından, 32 bilim insanının bildirileriyle oluşan “Geçmişten Günümüze Sivrihisar” kitabı antik çağdan günümüze Sivrihisar’ı tüm yönleriyle anlatıyor.

Kitap ile ilgili bilgi ve içerik yakında bu sayfada…

 

Kategoriler
Genel

Türk Dünyasının Ulu Çınarı Mertol Tulum Kitabı

Belediyeler sorumlu oldukları yörenin sadece alt/üst yapı sorunlarını değil; burada yaşayan insanların eğitim, kültür, sanat duyarlılıklarını geliştirmeli ve bu doğrultuda saptanan eksiklikleri de gidermelidir. Bu yüzden belediyeler öncelikle kendi sınırları içerisinde kalan bölgenin tarihi, kültürel değerlerini, flora ve faunasını bilimsel bilgiler ışığında ortaya çıkarılması konusunda yapılacak çalışmalara da katkı sağlamalıdır. Böylelikle somut ve somut olmayan kültürel miras ve endemik bitkiler, yöre halkının da bilgilendirilmesiyle, korunacak ve kuşaktan kuşağa sağlıklı olarak aktarılması sağlanacaktır.

Sivrihisar Belediyesi olarak, bu düşünce ve ilkeler doğrultusunda, ilçemizin tüm değerlerini, bunların ortaya çıkmasında emek sarf edenleri akademik çalışmalar ile halkımızın bilgisine sunmaya devam ediyoruz. Bu süreçte, 32 bilim insanının bildirileriyle oluşturduğumuz “Geçmişten Günümüze Sivrihisar” kitabıyla antik çağdan günümüze Sivrihisar’ı tüm yönleriyle anlatmaya çalıştık. “Sivrihisarlı Sinan Paşa ve Nesir Edebiyatı” çalışması ile de Sivrihisar’da yetişen Fatih Sultan Mehmet’e hocalık ve veziriazamlık yapmış büyük bir değer Sinan Paşa ve eserleri hakkında yapılan çalışmalardan bir seçki oluşturduk.

Bu eser ile Sinan Paşa konusunda bir ömür harcamış, onun eserlerini günümüz diline kazandırmış, bu konuda yapılacak birçok çalışmaya kaynaklık ve öncülük yapmış, aynı konuda çalışmış ve çalışacak olan birçok öğrenci yetiştirmiş, hocaların hocası sayın Prof. Dr. Mertol Tulum’a armağan kitabı hazırlayarak vefa görevimizi yerine getiriyoruz. “Mertol Tulum Kitabı” 36 akademisyenin katkısıyla iki yıl süren bir çalışma sonucunda ortaya çıkarılmıştır. Kitabın hazırlanmasında yoğun zaman ve emek sarf eden editörler Prof. Dr. Ahmet Kartal ve Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum’a şükranlarımı sunuyorum.

İyi okumalar. Hamid Yüzügüllü – Sivrihisar Belediye Başkanı

***

Sivrihisarlı Sinan Paşa ve Mertol Hoca

Sunuş

Türkoloji’nin Türkiye’de ve dünyada yaşayan en önemli temsilcilerinden biri olup yüreği Türk kültürü, dili ve edebiyatına hizmet aşkıyla yanan Prof. Dr. Mertol Tulum, sadece akademik hayatında değil emekli olduktan sonra da birçok önemli çalışmaya imza atmış değerli ve büyük bir bilim adamıdır.

Başarılı bir üniversite öğrenciliğinden sonra, 1964 yılında kazandığı asistanlık sınavıyla akademik hayata başlayan Mertol Hoca, o dönemlerde “yüksek lisans” olmadığından dolayı doğrudan doktoraya başlamıştır. 1968 tarihinde Sinan Paşa’nın Tazarru’-nâmesinin metnini hazırlayarak doktor, 1979 yılında yine Sinan Paşanın Maârif-nâme adlı eseri üzerindeki “ki”li Birleşik Cümleler konulu çalışmasıyla doçent, 1983 ’te ise profesör unvanını almıştır.

Mertol Hocanın dikkat çeken önemli bir özelliği ise hocaların hocası olmasıdır. Öğrencilerini çok seven ve onların yetişmesi için büyük bir özveriyle gayret eden Hoca, öğretim üyeliği boyunca binlerce öğrenci yetiştirmiştir. O öğrenciler arasında bürokraside olanların yanında Türkiye’deki üniversitelerde değişik idari görevlerde bulunanlar ile öğretim üyesi olarak çalışanlar bulunmaktadır. Gerek akademik hayatı sırasında gerekse emeklilik döneminde, yoğun mesaisine rağmen, kapısı gözbebeği olan öğrencilerine her daim sonuna kadar açık olmuş ve onlara desteğini ve rehberliğini devam ettirmiştir.

Mertol Hoca, maalesef meslek hayatının en tecrübeli ve verimli döneminde beklenmedik bir kararla emekliye ayrılmıştır. Ancak hocanın emeklilik yılları alışılmışın aksine meslek hayatının en verimli dönemi olmasıyla dikkat çekmektedir. Nitekim mesleğe atıldığı ilk gündeki heyecanım hiç kaybetmeden büyük bir arzu ve şevkle Türk edebiyatının önemli eserlerinden bazılarını bu süreç içerisinde yetkin bir şekilde hazırlayarak okuyucusuyla buluşturmuştur. Matrakçı Nasûh’un Târîh-i Sultân Bayezid-i, Vehbi’nin Sur-nâme’si, Hacı Ahmed Efendinin Sergüzeşt ve Ravzatü’t-tevhîd’i, akademisyen olan mahdumu Mehmet Mahur Tulum ile birlikte hazırladıkları Dede Korkut, Oğuznameler, Oğuz Beylerinin Hikâyeleri ve Elvan Çelebinin Menâkıbu’-Kudsiyyesi bu çalışmaların bir kısmıdır. Ayrıca akademisyenler, öğrenciler ve diğer ilgililer için bir kılavuz hüviyetindeki Osmanlı Türkçesi Büyük El Sözlüğü’nü de bu dönemde hazırlamıştır. Beşir Ayvazoğlu’nun ifade ettiği gibi şu an “Bursa’da Münzevi Bir Âlim” olan Mertol Hocamıza sağlıklı, uzun ve Türk edebiyatının daha nice “çetin ceviz” hüviyetindeki eserlerini Türk kültürüne kazandıracağı bereketli ömürler diliyoruz.

Ömrünü akademiye adayıp büyük bir özveriyle binlerce öğrenci yetiştirip İlmi çalışmalara imza atan her hoca için adına hazırlanan armağan kitabı bir vefa borcudur. Hocaların hocası büyük âlim Prof. Dr. Mertol Tulum için hazırlanan bu mütevazı armağan da bu düşünceden hareketle oluşturulmuştur. Çoğu Prof. Dr. Mertol Tulum hocanın dost, öğrenci ve sevenlerinin yazılarından oluşan bu armağan yaklaşık iki yılda hazırlanmıştır. Hocanın hayatına dair Prof. Dr. Ahmet Atillâ Şentürk tarafından hazırlanan bir yazıyla başlayan armağan kitabı; biyografi, dil, edebiyat ve kültür yazılarından oluşmaktadır.

Bu armağan kitabına çok değerli yazılarıyla destek verip katkı sağlayan yazarlara; kitabın oluşumu sırasında büyük emekleri geçen kıymetli arkadaşlarımız Öğr. Gör. Günay Çelikelden’e, Arş. Gör. Kenan Azılı’ya ve basımını üstlenen Sivrihisar Belediyesi Başkanı Hamid Yüzügüllü’ye gönülden teşekkür ediyoruz.

Ahmet Kartal – Mehmet Mahur Tulum
Eskişehir, 20.05.2017


Sivrihisar Belediyesi Kültür yayınları -4- 2017

Kategoriler
Sinan Paşa

Sinan Paşa ve Nesir Edebiyatı

Sivrihisarlı Sinan Paşa ve Nesir Edebiyatı

KİTAP HAKKINDA

Sevgili Kitap Dostları,

Belediye başkanlığını devraldığımızdan bugüne Sivrihisar’ın ihmal edilmiş alt ve üst yapısına yönelik tüm eksikliklerini gidermeye gayret sarf ediyoruz. Bu fiziki çalışmaların yanı sıra, ilçemizin tarihi ve kültürel yönlerini, bu topraklardan yetişerek ilçemize, ülkemize ve bilim dünyasına katkı sağlamış insanlarımızı da akademik çalışmalarla ön plana çıkarmaya çalışıyoruz. Sivrihisar’ın somut olan ve olmayan kültürel mirasını ilk önce kendi insanımıza, kentlimize, ülkemize ve dünyaya tanıtabilmek için aklın ve bilimin ışığında emek yoğunluklu bir uğraş veriyoruz.

“Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça, daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır” sözünden hareketle, Sivrihisar’da doğmuş, yetişmiş ya da bir şekilde burada bulunarak Sivrihisar’a katkı sağlamış değerlerimizin tanıtımına Sivrihisarlı Sinan Paşa kitabı ile devam ediyoruz.

Sinan Paşa, Sivrihisarlı Hızır Bey’in oğlu, Nasrettin Hocanın da torunudur. “Bilim Dağarcığı” lakabını alan babası Hızır Bey ve onun etrafındaki büyük bilginlerden aldığı derslerle kendini iyi yetiştirmiş ve Fatih Sultan Mehmet tarafından kendisine “Hâce-i Sultanî / Sultan Hocası” unvanı verilmiştir. Bu makam dönemin bürokratik işleyişi açısından bakıldığında sadrazamdan sonra, diğer vezirlerin önündedir. Sinan Paşa bu unvan ve makama geldiğinde 23 yaşındadır. Fatih Sultan Mehmet, hocasının bu bilgi birikiminden siyasî alanda da yararlanmak istemesi üzerine kendisine “Vezirlik” rütbesi verir. Bu tarihten itibaren “Hoca Paşa” unvanıyla anılan Sinan Paşa, kısa bir süre sonra da veziriazam olacaktır.

Sinan Paşa, eğitim sürecinde başladığı okumalarını yöneticiliğinde de sürdürmüştür. Bir bilim insanı, bir araştırmacı olarak eskiçağ düşünürlerinin (Aristo ve Eflatun) eserlerini Arapça çevirilerinden okumuştur. Felsefe ile özel olarak ilgilenmiş, bu noktada özgür düşünce, aklın peşin hükümlere kapatılması ve şüphecilik en belirgin özelliği olmuştur.

Kökleri Sivrihisar’a dayanan, eserleriyle sadece dönemini değil, bugünü bile aydınlatan bu bilim insanını tüm yönleriyle daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla bu çalışmayı hazırlamış bulunuyoruz. Kitabımızın fikir babası ve kitap içindeki çalışmaların temel kaynağı, Sinan Paşa ve eserlerine ömrünü vakfetmiş sayın Prof. Dr. Mertol Tulum hocamızdır. Kendisine ve kitabın başından sonuna kadar her aşamasında büyük emek-zaman sarf eden editörler Prof. Dr. Ahmet Kartal ve Doç. Dr. Zafer Koylu’ya; bununla birlikte kitapla ilgili her türlü problemin çözümünde engin tecrübesine müracaat ettiğimiz Prof. Dr. Erol Altınsapan’a şükranlarımı sunuyorum.

Siyaset arenasında yola çıktığımızdan beri yanımızda olan, her türlü etkinliğimizin planlama ve uygulamasında zaman kavramı olmaksızın emeğini esirgemeyen, bu kitapta da fikirden uygulamaya kadar büyük emekleri olan sevgili dostum Zafer Koylu’ya ayrıca teşekkür ediyorum.

İyi okumalar dileğiyle.

Hamid Yüzügüllü – Sivrihisar Belediye Başkanı

***

Sunuş

Türk edebiyatının en büyük mizah ustası Nasreddîn Hoca’nın torunlarından ve İstanbul’un ilk kadısı olup “ilim dağarcığı” namıyla şöhret bulan Hızır Bey’in oğlu olan Sinan Paşa, bilim ve devlet adamı kimliğinin yanında müderris ve sanatçı kişiliğiyle de dikkat çekmektedir. Daha küçük yaşlardayken hem okumayı hem de araştırıp sorgulamayı seven kişiliğiyle etrafındakilerin dikkatini çekmiş, merak saldığı irfan ve felsefe deryasına dalıp onlarla ilgili okuduğu çeşitli eserler ve yaptığı araştırmalar neticesinde bir yandan ufkunu ve bakış açısını genişletmiş diğer taraftan da kapıldığı şüpheyle her daim hemhal olmuş müstesna bir şahsiyettir. O, ömrü boyunca kapıldığı bu şüphecilikten kurtulamamış ve her zaman aklı ve gönlüyle didişerek bunu yaşam tarzına dönüştürmüştür. Bu da akıl ve gönül fırtınasını aynı anda yaşamasına sebep olmuştur. İçine girdiği bu tehlikeli düşünce dehlizlerinden Şeyh Vefâ’ya olan bağlılığı sayesinde kurtulan Sinan Paşa, iç dünyasını kaleminden benzersiz bir üslup olarak eserlerine yansıtmış ve bu yönüyle hem kendi dönemindeki hem de kendisinden sonraki sanatkârlardan ayrılmıştır. Hatta Prof. Dr. Mertol Tulum hocamızın dikkat çektiği gibi, Şeyh Vefâ’dan almış olduğu fikrî ve manevî yardımla ufku genişleyip zihnî berraklığını örten şüphe bulutlan dağılan Sinan Paşa, o eşsiz dil ve üslubuyla Tazarnu-nâme’de tasavvufun anlaşılması en güç konularını özellikle de aşk konusunu ele almış, açıklamış ve yorumlanmıştır.

Sinan Paşa’nın eserlerine özellikle de Tazarru’-nâme/Tazarru’ât’a bakıldığında onun gerçek anlamda bir söz ve mana ustası olduğu müşahede edilmektedir. Müthiş bir zekâ kudreti ve kıvraklığına sahip olan Sinan Paşa, tam bir dil cambazıdır. Türkçeyi kullanmakta üstün bir yeteneğe ve beceriye sahip olup en girift ve zor konulan rahatlıkla anlatma ve işleme başarısını göstermiştir. Bunu yaparken dilin ahengini sağlayan unsurlardan ve seslerden istifade etmiş, o sesleri ve ahenkleri birbirleriyle uygun bir şekilde mezcederek insanın ilgisini çeken hoş bir musiki ve armoni oluşturmuştur. Bu dili kullanma ustalığı da ona edebiyat tarihimizde ayrıcalıklı bir yer ve konum kazandırmıştır.

Bu kitap iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm; edebiyat tarihimizin önemli şahsiyetlerinden olan Sinan Paşa’nın hayatı, eserleri ve eserlerindeki dil ve üslubun irdelenip muhtevasının ortaya konduğu çeşitli makalelerden oluşmaktadır. İkinci bölüm ise; Türk, Fars ve Arap edebiyatlarındaki nesir edebiyatının değerlendirilmeye tabi tutulduğu çeşitli makalelerden meydana gelmektedir.

Yapmış oldukları kıymetli çalışmalarla bu kitabın oluşmasına katkı sağlayan çok değerli akademisyenlere çok teşekkür ediyoruz. Ayrıca bu tavrı Türk edebiyatının önemli temsilcisi Sinan Paşa’ya karşı sergilenen bir vefa borcu olarak telakki ediyoruz. Yine kitabın oluşumu sırasında büyük emekleri geçen kıymetli arkadaşlarımız Günay Çelikelden’e, Kenan Azılı’ya, Ahmet Pekşen’e ve basımını üstlenen Sivrihisar Belediyesi Başkanı Hamid Yüzügüllü’ye gönülden teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Ahmet Kartal – Zafer Koylu
Eskişehir, 20.07.2017

***

Her Yönüyle Sinan Paşa

Sinan Paşa üzerinde 1960’lı yılların hemen başlarında başlayan çalışmalarım zaman zaman araya başka çalışmalar girmiş, zaman zaman kesintiye uğramış olsa bile, bugüne kadar süregelmiştir. Bu çalışmalar biraz alanımla ilgili olmakla beraber, esas itibariyle Sinan Paşa’nın hayatı ve bu çok renkli hayatın bütün cepheleri, veçheleri üzerine olmuş, dolayısıyla bir yandan Sinan Paşa’nın eserlerini okuma, anlama ve yayınlama faaliyetlerinde bulunurken öte yandan da Sinan Paşayı bilim adamı kimliği ve sanatçı kişiliğiyle derinliğine tanıma merakı bende sürüp gitmiştir.

Bundan birkaç yıl önce oğlum Mehmet Mahur Tulum’un yaptığı keşif, Nasreddin Hoca’yı kesin olarak Sivrihisar’a mâl etmiştir. Bunda artık hiçbir şüphe bulunmuyor. Bu, Sivrihisarlıları elbette çok mutlu etmiştir. Ama, ben Sinan Paşa’ya bir tür ömrünü vakfetmiş insan olarak diyebilirim ki, Sivrihisarlı olmamakla beraber, bu buluş beni de en az sizin kadar memnun etmiştir. Çünkü ben Sinan Paşa üzerinde çalışırken ve onun en tanınmış eserini yayına hazırlarken, hayatı hakkında yaptığım araştırmada, o güne kadarki çalışmalar ve yayınlar çerçevesinde, Nasreddin Hoca’nın torunu olduğu yolunda kesin bir belgeye ulaşamamıştım. Dolayısıyla, Sinan Paşa’nın Nasreddin Hoca ile ilişkisinden bahseden çeşitli yazılardan, kaynaklardan alıntılar yaparken bunlar üzerinde kendim de bir değerlendirme yapmış ve bu değerlendirmenin sonucunu da “Henüz Nasreddîn Hoca hakkındaki bilgilerimiz bile tam değildir, dolayısıyla Sinan Paşa’nın Nasreddîn Hoca’nın torunlarından olduğu yolundaki bilgiler kesin bilgi sayılamaz. ” sözleriyle açıklamıştım. Şimdi aradan elli yıl geçtikten sonra bu yeni bilginin ortaya çıkmasıyla Sinan Paşa’nın artık Nasreddîn Hoca’nın torunlarından olduğu da kesinleşmiştir. Dolayısıyla beni de çok mutlu eden yön bu olmuştur.

Prof. Dr. Mertol Tulum – İstanbul Üniversitesi, Emekli Öğretim Üyesi


Sivrihisar Belediyesi Kültür yayınları -3- 2017

Kategoriler
Genel

Bütün Yönleriyle Sivrihisar

BÜTÜN YÖNLERİYLE SİVRİHİSAR Kitabı Yenilendi

Genişletilmiş 2. Baskı 2017 yılında yayınlandı.

ÖNSÖZ

Bütün Yönleriyle Sivrihisar isimli kitabımın 2001 yılında birinci baskısı yapıldı. Eser büyük beğeni aldı, “Bu bir belgeseldir” diye vasıflandırılırdı ve genç kuşakları bu vadide çalışmaya sevk etti.

Kitabı tanıtma konusunda tecrübe ve bilgi sahibi olmadığım, yardım da almadığım halde ilimizde ve Türkiye genelinde büyük ilgi gördü. Zaman akışına paralel olarak yeni belgeler ve bulgular ortaya çıktıkça kitabımızda bu gelişmelere yer vermemiz gerekiyordu.

Kitabın birinci baskısı bittiği halde yoğun taleplere rağmen, biraz da emeklilik hali gereği ikinci baskıya imkan olmamıştı. Ta ki sayın valimiz Güngör Azim Tuna’nın kitabı yeniden basma teklifine kadar.

Bu durum yeni olay ve bulgularla kitabı adeta baştan yazarcasına gözden geçirmemize sebep oldu.

Merkez nüfusunun 1/3’ünü teşkil eden öğrencilerin neticede aileleri ile birlikte Sivrihisar’ı terk durumunda bulunmaları, yeni gelenlerin ilçeye intibak halinde olmaları, mevcut kültürel değerlere sahip çıkılması sorunu, bize bu açığı kapama sorumluluğu yükledi ve kitabın tümünü gözden geçirdik.

Sivrihisar’daki kurumların günümüze uyumu hususunda Yaşar Yurtdaş’ın katkılarına teşekkür ederim. Kitabın ilk basımında yer alan kayıtlar ve kitaba katkıları için Hatice Misge ve Yusuf Kot’a, ikinci baskının uyarlama ve teknik hazırlığını yapan Şeref Kocaman’a, yeni fotoğrafları yerinde çeken kızım Şule’ye ve kitabın tashihi bir tarafa vücut bulmasında büyük hizmetleri olan damadım Hüsnü Misge’ye; bunların başında kitabın basımında ve sonuçlanmasında amil olan sayın valilerimiz Güngör Azim Tuna ve Azmi Çelik’e teşekkürlerimi sunarım.

Kitabımın Orta Asya’dan bugüne süregelen Kültürümüze katkıta bulunmasını ve yüce Devletimizin ebediyete kadar yaşamasını dilerim.

Saygılarımla
Orhan KESKİN
01 Ocak 2017

***

İlk Baskıda Olan Önsöz

SUNUŞ

Ankara dönüşü Sivrihisar’daki yazıhanemde beni ziyarete gelen, Bursalı bir avukat arkadaşım: “Orhancığım, bu dağ taş arası küçücük ilçede avukat olmak için mi fakültede o kadar çok çalışmıştın?” demiş, ben de cevap olarak: “Sana göre öyle ama buraya bir de benim gözümle bak” demiştim.

Sivrihisar’ın; doğum yerim, ata yurdum, vatanım olarak; daima gönlümde müstesna bir yeri olmuştur.

Şair Eşrefin Sivrihisar’a kaymakam tayin edildiğinde:
Padişahım gitmek murat ise bir hisara
Başı sivri olmasın da ak olsun
Dediğini duyunca ona kızmış ve:
Kırkağaçlı Eşref mazurdur hisarı ak ister
Serdar ise, hisarın sivrisini sancak ister
Hisarlar vardır yeşildir, aktır, karadır amma!
Sevmeye onu: Yunus, Hızır, Selman-ı Pak ister.
Demiştim.

Sonraları Kırkağaç ilçesi ile Akhisar ilçesi arasındaki uzaklığın çok az olduğunu görünce memleketine yakın olmak arzusunun galip geldiğini anlamış, gurbette biri olarak kendini anlayışla karşılamıştım.

Sivrihisar benim için, temiz havasını soluduğum, tatlı sularından içtiğim, nimetleri ile şekillenip büyüdüğüm, yaşadığım; benimle ağlayan benimle gülen akraba ve dostlarımın bulunduğu, toprağı şüheda kanı ile yoğrulmuş, atalarımın son durağı, manevi tasarrufları devam eden evliyalar yatağı…

İsrafı sevmeyen, zeki, çalışkan, ağırbaşlı, uyumlu, saygılı, kadirbilir, dinine, tarihine, diline, örf ve adetlerine bağlı bir ilçe.

Sivrihisar sevgimi abartılı bulan dostlarımın; ilçeyi yakından tanıdıklarında; bana hak verdiklerine, daha güzel tanımak için kitap arzuladıklarına, şahit olmuşumdur.

Yeri geldiğince yararlandığım merhum Tahsin Özalp’in yıllar önce kaleme aldığı “Sivrihisar Tarihi, Dr. Halime Doğru ve Dr. Erol Altınsapan’ın kitapları başta olmak üzere Ahmet Atmaca, Ahmet Kılıçaslan, Avukat İbrahim Demirkol ve Dr. İhsan Sarıkardeşoğlu’nun kitapları Sivrihisar üzerine yazılmış övgüye lâyık çalışmaların ürünüdür. Bunlardan ilkinin dili ve düzenlemesi; diğer iki müellifin eserlerinin akademik oluşu, yalnız belli bir konu ve zaman dilimine ışık tutmaları sebebi ile daha derli toplu fakat çok yönlü bir kitap yazmak gereği doğmuştur.

Çocukluk yıllarımdan beri konuya ilgi duyduğumu, kitap ve belge topladığımı bilen hemşehrilerimin isteği de bu doğrultuda olmuştur.

Bizler mesleklerimizi icra ederken çalışmalarımızın karşılığını maaş, ücret v. s seklinde aldığımızdan, bunun dışında; bu vatanın evladı olarak; bizi yetiştirenlere (tüm milletimizi kastediyorum) ilave borçlarımızın olduğunu düşünüyorum, iste: Dernek, vakıf çalışmaları ve buna benzer fahri faaliyet yanında; bana verilen kitap yazma görevini, yerine getirilmesi gerekli bir borç olarak kabul etmiş olmam, beni bu kitabı yazmaya teşvik etmiştir.

Sivrihisar, dünya coğrafyası hatta ülkemizde küçük bir yer işgal etmektedir. Ancak diğer yönden, yetiştirdiği şahsiyetler bakımından dünya çapında ilgiye layık bir yerdir. Kültürel değerlerimizin nesilden nesile aktarılmasında ve yaşatılmasında; aslında bütüne ait bozulmamış değerlerin; tanınması ve tanıtılmasında bu eserin faydalı olacağı düşünülmüştür.

Bu kitap en az kırk yıllık bir araştırma ve birikimin sonucudur. Başvurulan kaynakların çoğunun şahsi kütüphanemde ve arşivimde mevcut olduğunu ifade edersem, durumu izah eder sanırım. Hal böyle iken kitabı hazırlamakta geciktiğim kaygısı, mevcut belgelerin tümünü değerlendirmeme imkân vermemiştir. İkinci olarak, daha geniş bir kesime ulaşmak gayesi ile; kitabın hacminin biraz dar tutulması, bazı konularda özet vermeye sebep olmuştur.

Nitekim Şeydi Mahmud Haziresindeki mezar taşları, kitabeleri, restore edilmiş yazılar belirlenip okunmuşsa da, aynı şekilde bu çalışmanın tüm Sivrihisar için ayrı bir kitap konusu olması düşünülmüştür. Keza dil konusu, giyim kuşam, örf ve adetler, evliya kabirleri ve menkıbeleri, mahalli yemekler, hah ve kilimlerimiz; her biri akademik çalışma konusu olarak görülmüş, bazı örneklemelerle yetinilmiştir.

Sivrihisar’ın 17. asra kadar, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde şehir ve ilim merkezi olması; her bakımdan yapılacak araştırmalara; odak olmak niteliğini taşımasına yeterlidir sanırım.

Sivrihisar’ın bugün de; köy ve şehir arasındaki geçişte; “şehirli mektebi” kimliğini taşıdığını söylersek haksız sayılmayız.

Kitabın yazımında, kaynak araştırması ve değerlendirilmesinde, azami titizlik gösterilmiş, teyit edilmeyen verilere yer verilmemeye çalışılmıştır. Zan ve doğrulanmayan rivayetle hataya düşmektense o konuda susmak tercih edilmiştir.

Konular işlenirken, kaynakları belirtilmiş ve değerlendirmelerde ilmi hassasiyet gösterilmişse de buna rağmen gözden kaçmış hataların olması muhtemeldir. Okuyucuların uyarmaları halinde gereği yapılacaktır.

Bu kitabın okuyucularına faydalı olacağını umarım. Ancak; bir kitabın hazırlanmasının ne denli uğraş isteyen bir iş olduğunu göstermesi bakımından; benim için öğretici olduğunu belirtmeliyim.

Beni inançlı, vatan ve millet sevgisi ile dolu yetiştiren anne ve babama, ağabeylerime, değerli hocalarıma rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum.

Bu kitabın bilgisayarda yazılmasında ve bilgi toplamada emeği geçen Nizamettin Arslan’a, eski metinlerin, kitabelerin okunmasında yardımcı olan emekli vaiz Mehmet Dönmez Hocaefendi’ye ve tashihini yapan araştırmacı yazar Hasan Pir’e, Yusuf Mesut Kilci’ye, Fahri Keskin, Kemal Biçerli, Ali İhsan Küçükarslan ve Yaşar Yurttaş’a, fotoğrafları ile katkı sağlayan Ali Rıza Öztekin’e, yayma hazırlanmasında ve basımında emeği geçen Hatice ve Ahmet Kof’a ve tüm emeği geçenlere teşekkür ediyor, bu eserin Allah’ın rızasına, milli kültürümüzün yaşamasına vasıta olmasını niyaz ediyorum.

Orhan Keskin Eskişehir 2001

Kategoriler
Tarihi Sivrihisar Evleri

Kitap Hakkında

sivrihisar-evleri-kitap

Sivrihisar ve çevresinin sahip olduğu tarihi kültür mirası içerisinde, anıtsal yapılar kimi yayınlara konu edilmesine karşılık eski evlerinden pek söz edilmediği görülür. İşte böyle bir eksikliğin dikkatimi çekmesi bu kitabın hazırlanmasında en önemli etkenlerden biri olmuş; sayıları her gün biraz daha azalan bu evlerimizi bir kitabın sayfalarına taşıyabilme çabası araştırmaların temel amacını oluşturmuştur.

Hemen hemen üç yılı aşkın bir çalışmanın ürünü olarak ortaya çıkan bu eser, ümit ederim ki geleneksel sivil mimarimizin önemli örnekleri olan birkaç eski evimizin daha yayın yoluyla belgelendirilmesine ve böylece onların gelecek kuşaklara taşınmasına yardımcı olacaktır.

Her çalışmada olduğu gibi bu kitabın hazırlanmasında da pek çok kişi ve kurumun katkısı oldu. Bu bağlamda, proje aşamasında alan araştırmalarımız için maddi destek sağlayan EGE ÜNİVERSİTESİ Rektörlüğü’ne, kitabın basım masraflarını üstlenerek, bu eserin kalıcı bir yayın haline dönüşmesini sağlayan AYDIN GAYRİMENKUL’e; özellikle gösterdiği gayret, ilgi ve desteği yanında, titiz bir şekilde kitabın editörlüğünü de yapan değerli dostum mimar Yusuf İzzettin AYDIN’a; kitabın tasarımına büyük emek veren Sayın Dilek DEMİROĞLU’na; basımından önce kitabı inceleyerek kimi önerilerde bulunan mimar Doç. Dr. Can BİNAN’a; bazı çizimlerini kullanmama izin veren mimar Gözde USLU’ya; alan araştırmalarımızda yardımcı olan Sivrihisar Belediye başkanı Sayın Fikret ARSLAN’a ve yapıların ölçü alımında bana eşlik eden Sayın Alpay ELMAS’a; evlerinin kapılarını açarak bizleri konuk eden ve incelemelerimiz boyunca sabır gösteren misafirperver Sivrihisar halkına en içten teşekkürlerimi sunarım.

Üniversitemizde özverili çabaları ile bize çalışma ortamı sağlayan Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Fikret TÜRKMEN’e ayrıca teşekkür borçluyum. Bunun yanısıra literatür temininde ve çeşitli şekillerde yardımlarından dolayı Prof. Dr. Halime DOĞRU’ya, değerli arkadaşım Prof. Dr. Turan GÖKÇE, Arş. Gör. Murat Ufuk GÜLER ve Sayın Mesut KOYUNCU’ya; yine her zaman manevi destekçilerim olan sevgili eşim Büşra ile kızlarım Meliha Nur, İclal ve Lale Bengisu’ya teşekkürlerimi sunuyorum.

Bornova
15 Temmuz 2009
Doç. Dr. Yüksel SAYAN

Mimar Füsun Özşuca’nın Sivrihisar’ın geleneksel eski evleri konusunda 1986’da hazırladığı yüksek lisans tezi’ ile mimar Gözde Uslu’nun 2003 yılında Zaimoğlu Konağı’nın restorasyonuna ilişkin yüksek lisans tezi, Sivrihisar evleri konusunda yapılmış bilimsel çalışmalardır. Yayımlanmamış olan söz konusu çalışmalardan E Özşuca’nın tezinde, paftalara göre ele alınan eski evler hakkında tespit niteliğinde envanter fişleri hazırlanmış; bu fişlerde yapılara ait birer fotoğraf ile bazılarının plân krokileri yanında kısa bilgilere de yer verilmiştir. Söz konusu çalışmada ayrıca geleneksel evlerin plân ve mimari özelliklerine de kısmen değinilmiştir. G. Uslu’nun tezine konu edindiği Zaimoğlu Konağı ise daha sonra yangın geçirmiş ve yapı, 2009 yılında restore edilmiştir.

Konu hakkında yapılan bu araştırmalara rağmen, henüz yeterince tanınmayan ve dikkatleri çekememiş olan Sivrihisar evlerinin çok daha fazlasını hak ettiği düşünülmektedir. İşte, “Sivrihisar Evleri” adlı bu kitap, böyle bir çabanın ürünüdür. 2001-2003 yıllarında gerçekleştir­diğimiz bu araştırmamızda,* öncelikle kaynaklardan kent baklandaki bilgiler toplanmış; daha sonra Sivrihisar’da yaptığımız alan çalışmalarıyla kentin yerleşim dokusu, anıt yapıları ve eski evleri; yerleşim, plânlama, mimari kuruluş, cephe biçimleri ve süsleme özellikleri açısından et­raflıca incelenmiştir. Bu esnada, Sivrihisar ve çevresinde, eski evlerde yaşayan insanların geçmişte ve günümüzdeki geleneksel yaşam biçimi; başka bir deyişle, mekân-insan ilişkisi de yakından gözlemlenmeye çalışılmıştır. Bunun için şehir merkezinden başka, Ballıhisar (Pessinus), Hamamkarahisar, Nasreddin Hoca (Hortu), Mülk, Oğlakçı, Aşağı Kepen köyleri de yerleşim ve geleneksel evleri açısından incelenmiştir.

Kitapta, elde edilen bilgiler ışığında geleneksel evlerin oluşumunu hazırlayan etkenler üzerinde kısaca durulmuş; yerleşim yerinin gelişiminde önemli rol oynayan yörenin Türk dönemi anıt yapılarına da değinilmiştir. Yapılan tespitler sonucunda, şehir merkezinde özgünlüğünü nispeten koruyabilen evlerden seçilen örnekler, katalogda; çizimler ve resimlerin desteğinde ele alınıp tanıtılmıştır. Ayrıca, kent merkezi dışında, şehir halkının yaz aylarındaki vazgeçilmezlerinden olan bağ evlerinden kalan örnekler de incelenmiş; bunlardan biri kataloğa dahil edilmiştir.

*Kitap basım aşamasındayken Mayıs 2009’da yeniden Sivrihisar’a gittik. Ancak hem sokak dokularının hem de katalogda ele alıp tanıttığımız yapıların büyük ölçüde değişime uğradığına tanık olduk. Geçen altı yıllık sürede bazı yapıları tanımakta adeta güçlük çektik. Bu kitapta yer alan pek çok resimin ve bilginin de böylece birer belgeye dönüştüğünü gördük. Onun için —birkaç resim dışında— eski resimlerin kitaptaki yerlerini koruduk. Hem sokakların hem de yapıların önceki özgün hallerini tanımlayan bilgileri de değiştirmedik.

eml