Kategoriler
Sivrihisar Haberleri

Nihayet Sonuç Alınabildi

TEŞEKKÜRLER SN. NABİ AVCI

kemal-bicerliFacebook sayfamı takip eden dostlarımız benim Sivrihisar’da yıkılmak üzere olan 610 yıllık Kumacık Hamamı için verdiğim mücadeleyi yakından bileceklerdir. Bu konuyla ilgili en son Kültür ve Turizm Bakanımız Sn. Nabi Avcı’ya bir kere daha müracaat ederek yardımını talep etmiştim. Kendisine Sivrihisarlı ve Eskişehirli hemşehrilerim adına çok teşekkür ederim. Kültür ve Turizm Bakanlığı sür’atli bir geri dönüş yaparak ekte göreceğiniz yazıyı bana gönderdi.

Buna göre Kumacık Hamamının istimlak işlemlerine hemen başlanılacak, restorasyon işlemleri ise ödenek durumuna bağlı olarak en kısa sürede gerçekleştirilecektir.

Aslında benim başvurum Yeni Hamamın da aynı şekilde istimlak edilerek restore edilmesiydi. Ancak Yeni Hamam için maalesef aynı karar verilmemiş. Ne var ki Bakanlık ‘Yeni Hamam için de bir restorasyon projesi hazırlanırsa ona destek oluruz’ diyor. Bu da hiç yoktan iyidir. Burada Belediyemize bu işleri takip etme ve Yeni Hamam için de bir restorasyon projesi hazırlama görevi düşüyor.

Bu süreci başlatarak bana önderlik eden Sivrihisar’ımızın ulu çınarı sevgili dayım Orhan Keskin’e, konuyu medyaya taşıyarak desteğini esirgemeyen Gazeteci dostumuz Sn. Murat Taşkın’a ve İstikbal Gazetesi başta olmak üzere yerel basınımıza, eserin restorasyonu ile ilgili çeşitli mahfillerde mücadele veren Sivrihisar Eğitim Vakfı, Sivrihisar Sosyal Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanları ve üyelerine, hemşehrilerimize; facebook da yaptığımız çağrıları sayfasında paylaşarak sesimizi kuvvetlendiren bütün dostlarıma en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Prof. Dr. M. Kemal Biçerli

***

hamam-resmi-yazi
Belgeyi Büyük Boyda Görmek İçin Üzerine Tıklayın

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü

İlgi : 05.09.2016 tarih ve 158619 sayılı Evrak Takip Formu ve ekleri.

Eskişehir İli, Sivrihisar İlçesi, Cumhuriyet Mahallesinde bulunan ve tapunun 410 ada. 10 no.lu parselinde yer alan tescilli Kumacık Hamamı ile Kılıç Mahallesi, 164 ada, 25, 29 ve 37 no.lu parsellerinde kayıtlı tescilli Yeni Hamamın kam ulaştırılarak restore edilmeleri hususunu konu alan ilgi Evrak Takip Formu eki başvurunuz incelenmiştir.

Kumacık Hamamının Bakanlığımızca kamulaştırılma çalışmaları devam etmekte olup, işlemlerin tamamlanmasını müteakip Bakanlığımız Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü yatırım programında ödenekler nispetinde değerlendirilmeye çalışılacaktır.

Ayrıca, Bakanlığımızca 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 12. maddesi gereğince hazırlanan ve 27.05.2015 tarih ve 29368 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Taşınmaz Kültür Varlıklarına Yardım Sağlanmasına Dair Yönetmelik” kapsamında, özel hukuka tabi gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları için proje ve uygulama yardımı yapılmaktadır.

2017 yılı proje yardımı için İl Kültür ve Turizm Müdürlüklerine yapılacak başvuruların süresi 26.09.2016 tarihinde bitmiş olup uygulama yardımı talepleri ise 12.12.2016 tarihine kadar iletilebilir. 2018 Yılı yardımları için son başvuru tarihleri ise “Taşınmaz Kültür Varlıklarına Yardım Komisyonunun 2017 Yılı Mart ayında yapılacak toplantısında belirlenecektir.

Bu itibarla, özel mülkiyette bulunan Yeni Hamam ile ilgili restorasyon talebiniz taşınmazın mal sahibi veya hissedarlarınca son başvuru tarihlerine kadar Eskişehir Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kanalıyla Bakanlığımıza iletilmesi halinde Bakanlığımızca proje veya uygulama yardımı verilmesi hususu değerlendirilebilecektir. Bilgilerinizi rica ederim.

Mustafa BOZDEMİR
Genel Müdür Yardımcısı

Kategoriler
Sivrihisar Haberleri

Bu İş Böyle Olamayacak

BU İŞ BÖYLE OLAMAYACAK!…

• Devletin canına kasıt var ve biz maalesef hala ‘light’ usulümüzü muhafaza ediyoruz. Vücuda bile bir mikrop girince bağışıklık sistemi onu yok etmek için elinden geleni yapıyor. KÖPEKLER SERBEST TAŞLAR BAĞLI biçimde terörün kökünü kazıyamayız.

• Dünyanın hiç bir demokratik ülkesinde terörü öven ‘gazete’ görünümündeki PAÇAVRA ların basım ve dağıtımına izin verilmez (Bkz. Bugünkü ‘Gündem’ varakparesinin başlığı). Yasalarda DERHAL gerekli tadilatları yaparak terörü açıktan öven ve destekleyen herkesin canına okumak gerekir

• Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde hiçbir milletvekili terör yandaşlığı yapamaz; yaptırtmazlar. ‘Parti Kapatma’ konusu Hindistan’daki kutsal inekler gibi dokunulmazınız olabilir. Malum partileri dursun yerinde; ancak bu fiili işleyen herkesin dokunulmazlığının acilen kaldırılarak yargılanmaları gerekir. Aksi takdirde her terör hadisesinden sonra birileri terörü öven gazeteler çıkartıp diğerleri sosyal medyada bu merkezde paylaşımlarda bulunup bazı milletvekilleri de teröre AÇIKCA ve rahatça destek verirlerken yapılan diğer mücadeleler ‘beyhude’ dir.

• ‘Siz beni kovamazsınız; ben istifa ediyorum!’ tavrı sadece eski Türk filmlerinde jönlerimizin göstereceği bir tavır mıdır? Şu ‘Avrupa Birliği’ saçmalığını neden masaya yatırmayız? Adamlar zaten AL-MA-YA-CAK-LAR… Neden ezik gibi bu milleti kapılarda bekletiyoruz? Neden efendi gibi bu işi BİZ bitiremiyoruz? Mücadelemizdeki yavaşlığın bir sebebi de bu saçmalık yüzünden uyguladığımız yasalar. Neden idamın geri gelmesini tartışmıyoruz? Niye bunu halka sormuyoruz? Olur olmaz suçlar için bunu uygulayalım diyen yok. Ancak canımıza, istiklalimize, milletimize, kadınımıza, çocuğumuza haince ve sapıkça fiiller işleyenler için neden bunu uygulamayalım? İstiklalimizi nasıl koruyacağız? Namuslu insanların canının, ırzının ve malının bir kıymeti yok mudur?

• Cadı avına çıkılsın ve herkes fişlensin demiyorum. Ancak sosyal medya hesapları üzerinden açıkça terör destekçiliği yapan, yedikleri çanağa pisletirken devletin her türlü imkanlarından (vatandaşlık, istihdam, finansal destek, konut vb) yararlanan o kadar çok ‘fütursuz’ insan var ki. Suyun içindeyken havuza çişini yapanlara bir şey yapamayacağız bari bu ‘tramblenin üstünden işeyenler’ için bir şeyler yapmamız gerekmiyor mu?

• SON SÖZ: Terörle sadece anladığı dilden mücadele edilir. Devlet şu an yürüttüğü mücadeleyi hızını arttırarak sürdürmelidir. Kürtler bizim 1000 yıl önce de kardeşimizdi; şimdi de öyleler… Ancak ‘KÜRT TERÖRİSTLER’ asla kardeşimiz olamaz. Türk milleti kardeşi bildikleri samimi, inançlı Kürtlerden de teröre karşı daha ‘NET’ bir tavır bekliyor, bilesiniz…

kemal-bicerliANKARA’DAKİ HAİN TERÖR SALDIRISINI ŞİDDETLE KINIYORUM. ÖLEN VATANDAŞLARIMIZA RAHMET, YARALI KARDEŞLERİMİZE ACİL ŞİFA VE YAKININI KAYBEDENLERLE BÜTÜN MİLLETİMİZE BAŞ SAĞLIĞI DİLİYORUM.

Mustafa Kemal Biçerli
facebook.com/bicerli?fref=ts
14 Mart 2016

Kategoriler
Sivrihisar Haberleri

Tarih Yok Oluyor

UYANIN YETKİLİLER !… TARİH YOK OLUYOR, GÖRMÜYOR MUSUNUZ?

Sivrihisar’da çarşı içinde Hafizuddin kızı Safiyetullah Vakfiyesi tarafından 608 yıl önce yapılan Tarihi Kumacık Hamamı yıkılmak üzere. Bu konuda yazılı ve internet basınında onlarca haber çıkmasına karşılık yetkililerin (!) duyarsızlığı devam etmektedir. Facebook hesabımı dikkatli takip edenler benim geçen yıl bununla ilgili bir uyarı metni paylaştığımı hatırlayacaklardır. Ancak bu konuda çıkan onca haberin bir tesiri olmadığı gibi bu fakirin iletisi de kimsenin kulağına gitmedi.

kuma-hamami

Tarihe not düşmek adına BİR DEFA DAHA bu konuda görüşlerimi paylaşmak ve ilgili/ilgisiz herkesi –en başta da Sivrihisar’da yaşayan değerli hemşerilerimi- duyarlı olmaya ve aksiyonda bulunmaya davet etmek istedim.

Bu bina uzun yıllar Vakıf malı iken sonradan özel şahısların mülkine geçmiştir. Bu gün yaşanan sıkıntıların kaynağı da budur. Uzun yıllardır rantabl olmadığı için hamam olarak işletilmeyen bu bina kaderine terk edilmiş durumdadır. Mülk hissedarları sayıca çok olunca tek tek varislerin hiç biri binanın tamiri için kaynak ayırmamakta/ ayırmak istememektedir. Bu noktada soru şudur: Altı yüz yıllık bir tarihi yapı bu konuda asla bir şey yapmayacak olan varislerin keyfine mi bırakılmalıdır?

Bu konuda sanırım 2010 yılında Dayım Orhan Keskin’in dilekçesi ile Kültür Bakanlığına müracaat etmiştim. Bakanlıkta buranın restorasyonundan Eskişehir Valiliğinin sorumlu olduğunu belirtmişlerdi. Hatta sistemden Valiliğin hesaplarına girerek ‘şu an itibarıyla hesaplarında 10 milyon para var. İstimlakı ve restorasyonu yapabilirler’ dediler. Bakanlıkta sadece bunu yapmadılar, Valiliğe buranın restorasyonunun yapılması gereği ile ilgili bir talimat içeren birde yazı gönderdiler.

dilekce-cevab
Büyültmek için resme tıklayın

Orhan Keskin büyüğümüz bu yazıyı da ekleyerek Eskişehir Valiliği’ne bir kez daha yazılı olarak başvurdu. Valiliğin 30.11.2011 tarihli iletiye eklediğim yazısı bana göre tam baştan savma yazısıydı. Biz Valiliğe ‘Taşınmaz Kültür Varlıkları Katkı Payındaki paradan burayı onarmalıyız’ derken Valilik mealen ‘O para Türk Dünyası Kültür Başkenti projesinde işimize lazım. O sebeple buraya harcayamayız’ diyordu. BİNGO!… Altı yüz yıllık bir eserin onarımını istemek ‘kültür’ varlıklarımızla alakalı bir talep değildi. O yüzden de reddedilemeye müstehaktı… ‘Türk Dünyası Kültür Başkenti Alışveriş Şeniliği (???)’ gibi tam da Türk kültür varlığı ile ilgili bir harcama kalemi varken hamam restorasyonu neyimize gerekti… Onu da orada yıkanıp paklananlar düşünsünlerdi…

Sonrasında yılmadık ve Sayın Valimize iki defa canlı olarak hamamın durumunu gösterdik (bir seferinde ben de vardım). Bahane olarak hissedarların sayısının çokluğu öne sürüldü. Beyler ve Bayanlar, Yüksek Hızlı Tren gibi kilometrelerce uzunluğundaki bir projede binlerce vatandaşın mülkü bir çırpıda nasıl istimlâk edildi? Hiç düşündünüz mü?

Hâlbuki bu iş hiç de öyle zor değildir. Kamu değeri tayin eder, mülkü istimlâk eder ve parayı bir bankaya yatırır. Mülkte hissesi olanlar tapuları ile bankaya giderler ve o toplam istimlâk bedelinden herkese hissesi nispetinde ödeme yapar. Bedeli düşük gören olursa dava açar, mahkeme durumu gözden geçirir. Durum budur…

Esas mesele hissedar sayısı falan değildir. Hepimizde ölü toprağı serpilmiş hal vardır. Halbuki Eskişehir’de Tarihi eserler konuşulacaksa yüz eserin doksanının Sivrihisar’da olduğunu; bu noktada Sivrihisar demenin Eskişehir demek olduğunu hepimiz atlamaktayız. Bu eseri gereksiz bulanlar için şunu söyleyebilirim: Mesele yıkanılacak bir mekanın onarımı değildir. Bugün böyle bir ihtiyaç yoktur aslında. Ancak bu bina restore edilip -pek çok yerde örnekleri olduğu gibi- başka bir maksatla (mesela müze olarak) kullanılabilir. Binanın köşesinin 5 ay önceki ve şimdiki hallerini iletiye ekledim. Bu gidişle ortada üzerinde konuşulacak bir yapı kalmayacaktır. Kına bayramdan sonra gelirse artık başa yakılmaz…
BU NOKTADA HERKESİ BİR KEZ DAHA DUYARLI OLMAYA DAVET EDİYORUM…

kumacik-hamami-retoreSİVRİHİSAR’DA İKAMET EDEN HEMŞERİLERİM….Bu davanın esas muhatabı siz olmalısınız. Her gün önünden geçtiğiniz bir yapı siz hiç rahatsız etmiyor mu? Neden ilgililerden hesap sormuyor, onları sıkıştırmıyor, bu konuda farkındalık yaratacak bir şeyler yapmıyor sunuz?

SAYIN VALİMİZ… Lütfen!, mevzuyu biliyorsunuz ve canlı canlı defalarca gördünüz. Yapacak hiçbir şeyin olmadığını düşünüyorsanız size Avukat Petrocelli dizisindeki meşhur hitabı hatırlatmak isterim: ‘Başka sorum yok sayın Hakim’..

KIYMETLİ MİLLETVEKİLLERİMİZ… Hepiniz yeni bir seçimden çıktınız. Her birinizi can-ı yürekten kutlar, başarılar dilerim. Lütfen bu işe bir el atın. Bizim gibi sıradan vatandaşların gücü kısıtlıdır. Biz rica ederiz, bağırırız o kadar… Ancak siz yürütme organının temsilcileriniz. Sizin takip ettiğiniz gayet yasal ve kamu menfaatini ilgilendiren böylesi bir konuda çözüm bulunmaması imkansızdır.

SAYIN BELEDİYE BAŞKANIMIZ… Biliyorum pek çok işi yürütmeye çalışıyorsunuz. Ama bilesiniz bu bina önceliklidir. Bunun gibi onarım bekleyen diğer tarihi eserlerimiz de böyledir. Bunlar bir kez yıkıldımı bunları yerine koyamazsınız.

Ve aslında Sivrihisar’dan tarihi eserleri çektiğinizde geriye pek de fazla bir şey kalmaz. Belediye binasında kafanızı çıkardığınızda 10 metre altınızdaki bu manzara sizi de rahatsız etmiyorsa size de aynı şeyi söyleyeceğim: ‘Başka sorum yok sayın hakim…’

Mustafa Kemal Biçerli

DİLEKÇE CEVABI YAZISI
Eskişehir İli, Sivrihisar İlçesi, Cumhuriyet Mahallesinde, 410 ada, 10 nolu parselde kayıtlı 434,00m2 yüzölçümlü Kumacık Hamamı ile Kılıç Mahallesinde, 164 ada, 25…29 ve 37 nolu parsellerde kayıtlı Yeni Hamamın, Eskişehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 31.01.2003 tarih ve 2276 sayılı Kurul Kararı ile 1. Grup korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. İlgi yazınız ile Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Ait Katkı Payından idaremizce kamulaştırma talebinin değerlendirilmesi istenmiştir.

2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı bütçesini oluşturan kalemlerden birinin de idaremizde biriken Taşınmaz Kültür Varlıklarının Konulmasına Ait Kültür Payları olması sebebiyle ilgi yazıda yer alan talebin değerlendirilme imkanı bulunamamıştır.

Kategoriler
Gazete Yazıları

Mustafa Kemal Biçerli

Kıymeli hemşehrilerim;

m.kemal-bicerliSivrihisar’da doğmuş, bütün hayatını Sivrihisar ve Eski­şehir’de geçirmiş bir kardeşiniz olarak, Adalet ve Kalkınma Partisinin 4.sıra Eskişehir Milletvekili adayıyım. Sizleri hür­met ve muhabbetle selamlıyorum.

25 yılı bulan bir akademik hayatı geride bıraktım. Binlerce öğrenci yetiştirip, onlarca kitap-makale ve araştırma çalış­malarımın ardından; son beş yılda Başkentte siz Eskişehir’li hemşehrilerimi temsilen iki önemli Genel Müdürlük görevini başarı ile ifa ettim.

Gerek üniversitedeki gerekse bürokrasideki tecrübeleri­mi, aziz şehrime aktarabilmek düşüncesi İle milletvekilli­ğine aday oldum. Allah murad eder, sizler de destek verir­seniz şehrimize hizmet etmenin gayreti İçinde olacağım.

Eskişehir’den ve Sivrihisar’dan hiç kopmamış, daima sizlerle iç içe yaşamış kardeşiniz olarak, 07 haziran Genel Seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partimize destek verme­nizi rica ediyorum. Seçilebilirsem kapısı sizlere her zaman açık, sorunlarınızı gayet iyi bilen ve çözme yolunda olanca gayreti gösterecek bir vekiliniz olacağım.

Gelin oylarınızla bana destek olun. Evliyalar, alimler diyarı mahsun Sivrihisar’ımızın kaderini birlikte değiştirelim. Po­tansiyel kullanılmadığı zaman hiçbir değer ifade etmez. Ge­lin Sivrihisar’ımızın eşsiz kültürel potansiyelini birlikte harekete geçirelim. Hep beraber güzel şehrimiz Eskişehir’i tıpkı 1950’Iİ yıllarda olduğu gibi Türkiye’nin en çok üreten ve katma değer yaratan şehirleri arasında ilk sıralara hep birlikte taşıyalım.

Bu seçimde sizlerden kendi kardeşinize sahip çıkmanızı istiyorum. Üstad Necip Fazıl Kısakürek “Sen bir tohum at da çıkmazsa toprak utansın” demiyor mu? Biz hep beraber elimizden gelen gayreti gösterelim ve şu dini kaideye bir­likte sığınalım “El-Hükmü Lillah” (Hüküm Allah’ındır)

Sizleri en kalbi hislerimle selamlıyor ve hepinizi emaneti kaybolmayan ve muhafaza olunan Allah’a emanet ediyorum.

Doç.Dr. Mustafa Kemal BİÇERLİ Adalet ve Kalkınma Partisi Eskişehir Milletvekili Adayı

Kategoriler
Makale ve Yazılar

Bürokrattan siyasetçi olurmu

Bürokrattan siyasetçi olur mu?

kemal-bicerliHer seçim öncesi, adaylıklar gündeme geldiğinde çeşitli tartışmalar yaşanır. Adayların o şehir insanı olup olmasından tutun da, partili ve eğitimli olup olmamasına kadar hemen her konu tartışılır.
Bu tartışmalardan birisi de, bürokratlardan siyasetçi olup olamayacağıdır. Kimileri; Devletin çeşitli kademelerinde görev yapmış bürokratların iyi siyasetçi olacağını düşünür. Kimileri ise, (çoğunlukla da siyasetçiler), bürokratlardan siyasetçi olmayacağını ileri sürer.
Aslına bakarsanız…
Eğitimi olmayan isimleri bile Bakanlık koltuğuna kadar taşıyabilen siyaset, yıllarını kamuda harcamış ve devletin en yüksek bürokratik kademesi olan Müsteşar ve Genel müdürlük gibi makamlara çıkmış insanları bir türlü kabul etmek istemez.
Hâlbuki…
-Bürokrat, gerek hayat standardı gerekse kamu tecrübesi bakımından, taşradan gelen siyasetçilere göre bir adım önde olan kişidir.
-Siyasetçinin, kendi dünya görüşü doğrultusunda hayalleri vardır ama bu hayallerin gerçekleşmesi ancak bürokratik bir disiplinle mümkün olur.
-siyasetçinin ürettiği projelerin hayata geçip geçemeyeceği, bürokratın o projeye inancının olup olmamasıyla mümkündür.
Netice olarak…
Uygulamanın içinden gelen bir bürokrat, uygulamadan bi haber olan siyasetçiden, hem zaman hem de netice alma konusunda daha avantaj sağlar…
Ne yazıktır ki Türk siyasetçisi, Bürokratın hep “Bürokrat” olarak kalmasını ister.
Bürokrasiyi, sürekli emri altında bulunan, emirlerine itaat edip uygulayan, başarıyı kendine yakıştırıp, başarısızlığı üzerine atabileceği bir makam olarak görür.
İşte bu yüzdendir ki: gelinen süreç, siyasete kurban edilen bürokratlarla dolmuştur.
Sonuç olarak şunu söylemek en azından bizim düşüncemize göre doğrudur…
Tamamı için geçerli olmasa bile…
-“Bürokrattan bal gibi de siyasetçi olur.”
Not- Daha önce de kaleme aldığımız benzeri bir yazıyı bu gün yazmamızın nedeni, Milli Eğitim bakanlığı, Hayat Boyu Öğrenme Genel müdürü Mustafa Kemal Biçerli’nin, milletvekili aday adaylığı için görevinden istifa etmiş olmasıdır. Zira, “Bürokrattan bal gibi de siyasetçi olur” tespitimizin doğruluğunu ispat edebilecek önemli bir isimdir Mustafa Kemal Biçerli…

murattaskin Murat TAŞKIN 

Kaynak: istikbalgazetesi

Kategoriler
Sivrihisar Haberleri

Mustafa Kemal Biçerli

O GÜN BU GÜNDÜR…
Değerli dostlar, bugün yürütmekte olduğum Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü görevimden İSTİFA edeceğim. Gün içinde istifa öncesinde Genel Müdürlük personeli ile veda toplantısı yapacağım. Allah nasip ederse 7 Haziran 2015 tarihinde yapılacak olan Milletvekili Genel Seçimlerinde AK PARTİ ESKİŞEHİR MİLLETVEKİLLİĞİ ADAY ADAYLIĞI için hafta içinde müracaatımı yapmayı planlıyorum. Bunlarla ilgili gelişme-bilgi-haber ve fotoğrafları gün içinde ve ilerleyen günlerde buradan sizlerle paylaşacağım. Bir önceki iletime yazdığınız nazik ve cesaret verici yorumlar için hepinize sonsuz teşekkürler. Rabbim hakkımda hayırlısı ne ise onu nasip eylesin.

* * *

Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Mustafa Kemal Biçerli’nin de genel seçimde milletvekili adayı olma amacıyla istifa ettiği öğrenildi.

07 Nisan 2015 tarihinde belirlenen AK parti Eskişehir milletvekilliği adaylığında 4. sırada yer aldı.

TEŞEKKÜRLER DOSTLAR…
Öncelikle kızımın nişanı için sonrasında Milletvekilliği Adaylığım için pek çok telefon ve mesaj aldım. Her birini özelden cevaplamak isterdim ama bu takatimi aşacak gibi. O yüzden bütün dostlarıma buradan teşekkür ediyorum.

Doçent Doktor Mustafa Kemal Biçerli kimdir? 

1962 yılında Eskişehir’in Sivrihisar İlçesinde doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Eskişehir’de tamamladı. 1984 yılında Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünden mezun oldu. İktisat Yüksek Lisansını “Türkiye´de Konut Sorunu ve Bu Sorunun Çözümüne Yönelik Politikalar” konulu teziyle aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde 1986 yılında tamamladı. 1988-1990 yılları arasında, Amerika Birleşik Devletleri’nin Northeastern Üniversitesi’nde ekonomi alanında ikinci yüksek lisansını yaptı. 1992 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde “Sendikaların Ekonomik Analizi ve İşgücü Gelirleri Üzerine Etkileri: Türkiye Uygulaması” konulu tezi ile iktisat doktorasını tamamladı. 1993 yılında da Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümü’nde yardımcı doçent unvanı aldı 2006 yılında da aynı üniversitede doçent oldu. 2010-2011 yıllarında İŞKUR (Türkiye İş Kurumu) Genel Müdürlüğü görevini yürüttü. İngilizce bilen Biçerli, evli ve 2 çocuk babası.