Kategoriler
Makale ve Yazılar

Sivrihisar’ın Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Gelişmesinde Ulaşımın Etkisi

SİVRİHİSAR’IN SOSYO-EKONOMİK VE KÜLTÜREL GELİŞMESİNDE ULAŞIMIN ETKİSİ

Ulaşım, kentin iç ve dış dinamikleriyle sürekliliğini sağlayan sosyal, ekonomik ve kültürel faktörler arasında karşılıklı etkileşim ile ticaretin gelişmesinde (Sanayi alanlarının oluşması-Gayrimenkul değerleri) gibi ekonomik yönüyle yönlendirici hatta belirleyicidir.

Sivrihisar, İlk çağlardan beri doğu ve batı yönünde uzanan ve içerisinden geçen en önemli ticaret yolu olan (Kral yolu ve ipek yolu) üzerindeki yerleşmeler le ticari ve sanat faaliyetlerinin yoğunlaştığı, kolonileri birbirine bağlayan yönüyle bölgesinde söz sahibi idi. Değişen ulaşım, teknoloji ve politikalara göre Sivrihisar bölgesel ticaret, transit ticaret, dinsel merkez, askeri toplanma ve lojistik merkezi gibi, rollerin bir kaçını eş zamanlı üstlenmiştir.

Bütün bunlar, yaşam sürekliliği içerisinde ulaşıma bağlı olarak gelişen ekonomik, dinsel, sosyal süreçler, insan aktivelerinin artmasına, ürüne bağlı olarak ticari ilişkilerin çoğalmasına, zenginleşme ile birlikte, toplumda fikri aydınlanma, geniş bir tolerans ve müsamaha ortaya koymuştur.

Sivrihisar, ulaşım merkezlerinin kesiştiği güzergah üzerinde olması, üzerinde kurulan yerleşimler ile özellikle ticarette söz sahibi olmuştur. Buna bağlı olarak fiziksel ve iskan anlamında ; kervansaraylar, zaviyeler, medreseler, camiler, zaviyeler, han ve hamamlar gibi, tarihi eserler ile zenginleştirerek şekillendirilmiş , İlçenin geçmişte ticaret, sanat ve ilim alanında ilerlemesini ve gelişmesini sağlamıştır.

Sivrihisar’ın ulaşım ile birlikte diğer coğrafi konumu dolaysıyla, Selçukluların Bizans egemenliğine son vermek ekonomi alanında söz sahibi olmak gibi, askeri ve stratejik alanda da önemini uzun süre devam ettirmiştir. Ramsay (1960:218)’ya göre “Bizans ulaşım sistemi içinde, askeri yol ile posta yolunun düğüm noktasında orduların güvenli konaklama, gereksinimlerinin karşılanmasına dönük olarak kurulmuş bir kent” olarak Sivrihisar’ı tanımlamaktadır.

Kurtuluş (İstiklal) Savaşı Mondros Mütarekesi sonrasında Sivrihisar, stratejik bir merkez olarak hem siyasi, hem askeri birçok olaya sahne olmuştur. Ankara ve Eskişehir gibi Milli Mücadelenin iki önemli merkezine yakın, bir konuma sahip olan Sivrihisar, Kurtuluş Savaşı esnasında özellikle Kuvay-i Milliye’ye sağlanan ikmaller de, unutulmaz hizmetler sunmuştur.

Osmanlı döneminde yol güzergahları değiştirilmiş ise de, İstanbul bağlantılı ana kervan yolu Sivrihisar’a bağlanarak, kent bölgesel ölçekte ticaret merkezi olmuştur. Bu durum, Sivrihisar’da bir çok alanda üretimi ve pazar imkanlarının artmasını sağlamıştır. Sivrihisar halkının XVIII. ve XIX. yüzyılda da refah seviyesi yüksek olmakla birlikte aynı dönemde, canlı bir ticaret hayatına sahip olduğu görülmektedir.

Cumhuriyet döneminde yapılan, İlçenin içerisinden geçen devlet karayolu şimdiki (Dörtyol) Eskişehir-Ankara ve İzmir bağlantı yolu, İlçenin Ekonomisine katkısı büyük olmuştur. Bu yol güzergahında ticaret hanelerin ve küçük işletme alanlarının oluşmasına, ulaşıma bağlı olarak İlçe içerisinde taşımacılık gibi ticari faaliyetlerin yapılmasına imkan sağlamıştır.

19. yüzyılın ikinci yarısında, Ankara- Eskişehir demiryolunun Sivrihisar’ın kuzeyinden “Sakarya vadisinden” geçmesi ve Eskişehir’e bağlanmasıyla ticaret merkezi Eskişehir’e kaymıştır. Sivrihisar’ın çevresindeki yerleşim merkezlerinin büyümesi, ulaşım imkanlarının artmasıyla birlikte, Sivrihisar’ın sosyo-ekonomik alanda gelişmesi de yavaşlamış ve buna bağlı olarak şu anda en büyük sosyal sorunu olan, göç probleminin oluşmasına neden olmuştur.

Son dönemlerde, Karayolları Genel Müdürlüğünün 2023 yılı hedefleri arasında yer alan Ankara- İzmir Otoyolu projesi güzergah çalışmalarının belli olduğu. Bu yolun Sivrihisar’ın 10/km Kuzeyinden geçirilmesinin planlandığı görülmektedir. Yol güzergahının buradan geçirilmesiyle Sivrihisar’ın halen yaşanmakta olan, iktisadi ve sosyal alanlardaki sorunlarını daha da derinleştireceği aşikardır.

Sivrihisar’ın geçmiş tarihinden bu güne kadar her alanda, kaderini yol yani ulaşım belirlemiştir. Yol medeniyet, ekonomi ve gelecek demektir. Bugün, güçlü ve gelişmiş ülkelerin bu seviyeye gelmelerinde; geçmişlerini bilip, geleceklerinin şekillenmesinde ülkelerinin ekonomik, sosyal, kültürel, siyasi gibi değerlerin hepsine dengeli bir biçimde yer verdiklerini görülmektedir.

Sivrihisar’ın geçmişten günümüze tarihi, sosyal , kültürel, ekonomik ve siyasi anlamda yazılmış bilgi ve belgelerden yola çıkarak faydalanılması gelişimine ışık tutacaktır. 10.09.2017

SAYGILARIMLA …
Niyazi Koca

Kategoriler
Niyazi Koca Yazıları

Sivrihisar’da Ahilik

SİVRİHİSAR’DA AHİLİK

-AHİLİK TEŞKİLATI : Ahi birlikleri mesleki ve ahlaki kuruluştur. Ahi birliklerinin içerisinde Kadılar ve Müderrislerde bulunuyorlardı. Amacı İnsanların dünya ve ahrette huzur içerisinde olmalarını ağlamaktır. Şehirlerde ve kırsalda ekonomiyi yönlendiren en önemli güçtür. Meslek dallarına (Esnaf ve Sanatkar) göre bir teşkilatlanma biçimidir. Gayesi haksız kazanç sağlamayı önlemektir. Her sanat dalının bir pir’i olmakla birlikte Mesleğin büyüne de “ BABA” lafzı Ahi Büyüklerine verilen sıfattır. Halifesi de “EVRAN” sıfatıyla anılırdı. Ahilikte bütün sanatkarların piri vardı ve herkes bu pirine hürmetle bağlıydı. Meslek Pirleri genelde o mesleği icra etmiş Peygamberler ve ulu kişilerden seçiliyordu. Örn: “Yemen-ül ekber “Yemecilerin, İdris a.s. “Terzilerin”, “Musa a.s. “ Marangozların, “Selman-ı Farisi” Berberlerin piri idi. Zaviyeler Ahiler tarafından yönetilmekte ve Ahi Teşkilatlarının tasarrufun da vakıf ve mülkler bulunmaktaydı.
– SİVRİHİSAR MERKEZİNDE BULUNAN AHİLER :
*AHİ BABA (ALİ DEDE) Horasan Erenlerindendir. Gedik Mahallesi ila Yenice Mahalle Uzun Sokak başlangıcı üzerinde türbesi mevcuttur.
*AHİ SULTAN BEY : Tabakhanenin altında Acıca mevkii Selçuklu mezarlığı denilen yerde kitabesi bulunmuştur.
*AHİ ASIL BEY : [1360] yılında yaşadığıdır.
*AHİ MUSTAFA :
*AHİ ÖMER : Şehit edilmiştir. Hoca Ahmet oğlu mezarı Karacalar Mahallesi Yeşil İmam denilen türbe
*AHİ NAHŞİ : Şehit edilmiştir. Karacalar Mahallesi Yeşil İmam denilen türbe içersindedir. *AHİ PAŞA : [782/1380]Mezarı Mavıkadın Çeşmesi yanındaki mezarlıktadır. Hükumet Konağı avlusundaki (eski) küçük hamamı yaptırmıştır. Hamamın yeri Şimdiki Hükumet Konağı içerisinde kalmıştır. (784/1382) oğlu Ahi Yeki ile birlikte Şehit edilmiştir.
*AHİ YEKİ : (Ahi Paşa oğlu) [Ö.784/1382] Şehit olduğudur.
*AHİ RÜSTEM : [Ö.790/1388] Kumacık Hamamı karşısında türbesinin olduğudur. Ayrıca zaviyesinin olduğu.
*AHİ ALİ : [790/1388]
* AHİ HOCA BABA : Zaviyesi mevcuttur.
*AHİ NASUH :
*AHİ MEZİT BİN BEYAZID : [792/1389] Kurşunlu Mahallesinde Murtaza’nın Hacı Ali’nin evinin Kumluyol tarafındaki duvarında kabri bulunmaktadır.
*AHİ ORTA :
*AHİ HACI İBRAHİM : (Ö 793/1390 göç yılı) Mezarı Gedik Mahallesi Ali Dede Tekkesi içersindedir.
*AHİ HACI OSMAN :[ H.799/1396] Mezar yeri Postahane binasının arkasındadır. Kendi adına Kurşunlu Camii kıble duvarına bitişik çeşme yaptırmıştır.
*AHİ ALİ BABA : [840/1436 Göç senesinde] Mezarı Sivrihisar’ın Saat kulesinin doğu kısmında Sobacı oğlu Baha efendinin kapısı önündedir.” Ali Evliya” olarak bilinir.
*AHİ FAHREDDİN : I. Murat döneminde 1465 de yaşadığıdır. Adına Zaviyesi ve mahalle kurulmuştur.
*AHİ MEHMET :
*AHİ ŞERAFETTİN :
*AHİ HASAN : (1465)
*AHİ ÖZBEYİN : (Hasan Oğlu) Şehit edilmiştir.
*AHİ MEZİT BİN BEYAZİD :
AHİ AHMET : (Mahmut oğlu)
*AHİ HOŞKADEM : Hoşkadem Camiini yaptıran
*AHİ İSMAİL (Feşa Oğlu) : [980/1572] Mezarı Hazinedar Camii avlusunda kitabesi mevcuttur.
*AHİ FETTAH : Ahiler Köyünü Kurduğudur.
*AHİ ABDURRAHİM (Odabaşı) Ali Efendi oğludur.
*AHİ FETHULLAH : Mezarı Kumacık Hamamı yanında idi. Kendi adına Mahalle kurulmuştur.
*AHİ ALİ BABA : Seydi Hamamın kuzeyin de özel bir işyerinin yanında mezarı vardır. *AHİ ŞEYH BABA YUSUF : Kurşunlu Camiii inşa etmiştir. Mezarı İstanbul Eyüp Sultanda (Hz. Halid Camii) dış avlusundadır.
*AHİ ŞEYH HAMDİ BABA : (Veli Şeyh Hamidullah) diye anılır. Şeyh Baba Yusuf’un oğlu Mezarı Kurşunlu Camii avlusundadır.
-SİVRİHİSAR MAHALLE (KÖYLERİNDE)
AHİLER : *AHİ ALİ BABA : Kabri Babadat Köyü
* AHİ İBRAHİM IŞIK : Kabri Dinek Köyü
*AHİ ÇOMAK : Kabri Mülk Köyü
* AHİ DOĞAN : Kabri Mülk Köyü
*AHİ SEYDİ İBRAHİM : Kabri İbikseydi Köyü
*AHİ EVRAN : Kabri Geçek Köyünde
*AHİ HACI İBRAHİM : Kabri Ayvalı Köyü
*AHİ AYDIN : Kabri Kavuncu Köyü
* AHİ SALİH : Kabri Yazır Köyü
*AHİ BABA : Kabri Mülk Köyü
*AHİ MUSA BABA : Kabri Dumluca Köyü
*AHİ HİMMET BABA : Kabri Acı Yaylasında
*AHİ HASAN BABA : Kabri Sarıkavak Köyü
*AHİ ŞEYH ALİ BABA : Kabri Tekören Köyü
*AHİŞEYH ALİ BABA : Kabri Kızılcaören Köyü
*AHİ ALİ BABA : Kabri İmikler Köyü
*AHİ MECİT BABA : Kabri Gecek Köyü
*AHİ YAHŞİ BABA : Kabri Gecek Köyü
*AHİ TUĞRUL BABA : Kabri Bedil Köyü
Sivrihisar Ahiliğin Merkezidir. 23-29 MAYIS 2016 da Ahilik Haftası olarak kutlanan bu günler. İlerideki yıllarda İlçemizin zengin kültürü içersinde değerlendirilerek geleneksel olarak İlçemizde ayrıca kutlamalıdır.

***

Derleyen : Niyazi Koca

Kaynaklar:
1- TAHSİN ÖZALP – SİVRİHİSAR TARİHİ
2- AHMET ATMACA – SİVRİHİSAR’DA YETİŞEN ÜNLÜLER VE MENKIBELERİ
3- ORHAN KESKİN – BÜTÜN YÖNLERİYLE SİVRİHİSAR

Kategoriler
Niyazi Koca Yazıları

Sivrihisar Gülleri

SİVRİHİSAR’ın GÜLLERİ

Dedik ya, Sivrihisar’ın gülleriydi onlar. Koklamasını bilene gül, bilmeyene diken, her birinin kendilerine has davranış biçimleri , tavırlarıyla, konuşmalarıyla, sevecen esprileriyle karşısındakini güldürmesini bilen, insanımızla özdeşleşmiş yaşam biçimleri hafızalarımızda yerini bulmuştur.

Kaçımız hatırlarız yaşamımıza dair bir çok olayı, bu insanlarımız olan Mehmet, Hasan ve Kemal yaşam biçimleriyle bizlere bir şeyler mi anlatmışlardı hayata dair.

Onların yaşamından ders mi çıkarmalıydık kendimize, Aşık Mehmet’e sorduğunuz bir soruya zekice kıvrak bir espri ile cevap vermesi, Nasreddin Hocamızı mı hatırlatıyor du bize, kimi zamanda meramını eline aldığı saz ile anlatması, Aşık Veysel’imi dinlememizi söylüyordu.

Sinemada boş beşik filmini izlerken, çocuğu kapan Kartal’a karşı duyarlılığı ve vicdanının sesini açığa vurarak tepki gösterip ayakkabısını atması. Amerika Başkanı Bush’a ayakkabısını atan Iraklı bir gazetecinin Iraklıların kalbini gururla doldururken Aşık Mehmet örnek mi oldu dersiniz. Gezmeyi sevmesiyle Evliya Çelebiyi mi anımsatıyordu bizlere, el arabasıyla kendine yarattığı dünyasında, yaşayamadığı çocukluğunu mu yaşamıştı dersiniz.

Onların yaşamında hayata dair her şey vardı, çilekeş yaşamlarında hayata hiç kesmediler aynı neşe ve coşku ile hayata bakış açıları vardı.

Tek korkuları birbirlerinden ayrı kalmaları idi, onların birbirlerine olan sevgisi, sadakati, beraberlikleri, günümüz toplumunda kaç kişide mevcut. Bu gün; kaçımız da kaldı ki hoşgörü, sevgi, saygı, hayata gülerek tebessüm etmek. Bazen de boş vermek yaşama dair, bazı değerlerimizi kaybettiğimiz de anlıyoruz, içimizden bir şeylerin yok olduğunu eksildiğini.

Onlar; Mehmet, Hasan ve Kemal yaşadıkları gibi bu dünyadan göçtü gittiler.

Bir varmış, bir yokmuş misali, Sivrihisar’ımıza damgasını vuran, yaşam biçimleriyle fark yaratan insanlar olarak hep anılacak ve yaşayacaklar. Her şeyin başı sevmek desek ne dersiniz…

Saygılarımla… Niyazi Koca

Kategoriler
Niyazi Koca Yazıları

Sivrihisar Partili Olmak

SİVRİHİSAR PARTİLİ OLMAK

Bu başlığı, “kültür ideolojisi” veya “zihniyet örgütlenmesi” olarak düşünebiliriz. Bizi biz yapan değerlerimizi yaşatmak adına, sosyo-ekonomik ve kültürel alanlarda güçlü olmak, bize ait kültür değerlerimizi ortak bir değer olarak, yaşadığımız bölge içerisinde, birlikte yaşatabilmeyi birleştirici ve bilinçlendirici olarak, toplumda sosyal bir farklılık oluşturmak arzu ve isteğidir.

Bunu yaparken, sahiplenme ve sorumluluk bilinciyle, dürüst davranarak, siyaset üstü düşünerek, ön yargıdan uzak, küçük olsun benim olsun, anlayışıyla değil, atalete ve gaflete düşmeden kararlılık içerisinde, ortak gelecek adına aynı amaç etrafında birleşmektir.

Kendini yetiştirmiş, kariyer sahibi insanımıza tavrımızla ve fikren yanlarında olduğumuzu güçlü bir lobi oluşturarak göstermeliyiz. Bunu bir hakkın teslimi, insanımıza karşı sorumluluğumuz olarak görüyorum. Onun içinde yaşadığımız yerde, her kademedeki insanımıza sahip çıkarak, yönetiminde güçlü olunması sağlanmalıdır. Güçlü bir lobi çalışmasıyla içimizden lider kadroların, nitelikli bürokratların çıkması sağlanacaktır. Bu sağlandığı takdirde, sorunların çözülmesi ve hizmet alınması da kolaylaşır.

Hemşericilik bilinci ile hareket etmeliyiz;

Bizim hemşehricilik bilincimiz ; çağdaş kentlilik, sanata, sosyal çevreye duyarlı, yaşadığımız kente uyumlu, ortaklık kültürüyle hareket eden bir anlayıştır. Bu bilinç ve şuur içerisinde, bizlerinde ortak paydamız olan Sivrihisar’a ait kültür değerlerimizi yaşamak ve yaşatmak adına, insanımızın birbirine kenetlenmesi ve kaynaşması için katkıda bulunmalıyız. Birileri yapsın veya yapsınlar demekle ileriye bakmanın mümkün olmayacağını bilmeliyiz. Kolektif hareket etme duygusunu geliştirirsek, yaşadığımız yerde önemli bir güç olabiliriz.

Birbirimizin kurdu olacağımıza birbirimizin umudu olalım;

Yunus Emre’miz “ Bölüşürsek tok oluruz. Bölünürsek yok oluruz. “ diye ne güzel söylemiştir. Farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak görüp, bunu birbirimize karşı göstereceğimiz müsamaha, tolerans ve hoşgörü sayesinde, birbirimizi olduğu gibi kabul ederek sevmek ve saygı duymak erdemliğini gösterebilmeliyiz. Kendi ihtiraslarımızın ve çıkarımızın önünde, toplum menfaatini üstün tutan bir anlayışı hakim kılmalıyız.

Toplumlar kültürleriyle ayakta kalırlar;

Atatürk “Bir millet savaş alanlarında ne kadar zafer elde ederse etsin, o zaferin sürekli sonuçlar vermesi ancak, kültür ordusu ile mümkündür.” der.

Tarihimize, sahip çıkarsak kimliğimizi korur. Kültürümüzü, yaşatırsak geleceğimizi kurarız. Toplumları ayakta tutan ve yaşatan kendi tarihi ile kültürüdür.

Günümüzde kültürlerini yaşayan, tarihlerine sahip çıkan, toplumların var olduklarını, yaşamayan toplumlar ise zamanla eriyip yok olmaktadırlar.

Önümüzdeki yıllar içerisinde, birlikteliğimizi sağlayamazsak, bize bırakılan kültür mirasımızın yok olmasına ve bizden sonraki bizim evlatlarımızın da dahil olduğu nesli, kendi değerlerimizi ve kültürümüzün yaşatılması adına kaybedebiliriz.

Bugün, bu mirasa sahip çıkma ve yaşatma arzusu içerisinde olan genç bir nesil var. Bu genç neslin kaybedilmemesi için gelecek adına şimdiden gereken yapılmalıdır.

Bugün, Ülkemizde yaşanan soruların da temelinde bir zihniyet meselesi olduğunu, birlik ve beraberliğimizi sağlamanın bugün ve gelecek adına ne kadar önemli olduğunu bilmeliyiz. Bu yolculukta birbirimize ihtiyacımız olduğu kadar. Ülkemizin bugün ve yarınında da bizlere ihtiyacı var.

SAYGILARIMLA 03 Mart 2016 – Niyazi Koca

Kategoriler
Niyazi Koca Yazıları

2023 Yılı Sivrihisar

sivrihisar-20232023 yılına kadar: Sivrihisar sahipsizlikten ve vurdum duymazlıktan dolayı, içersinde ben Sivrihisarlıyım diyen olmayacak, 100 yıl önce nasıl işgale uğramışsa yine işgal altında olacak.

Bu işgal ! Bir kültürün işgali, olumsuzlukların, duyguların, terk edilmenin veya kaybedilmenin yerine gelen bir işgal olacak.

2023 yılından sonra, İlçemiz göç alıp, büyüyüp gelişecek ve kalkınacak, Sivrihisar’lılar yıllarca bekçiliğini yaptığı Tarihi mekanlar ve kültürel zenginlikler başkaları tarafından işletime açılarak kazanç kapısı olacak gibi görünüyor.

Dışarıda yaşayan hemşerilerimiz’de Sivrihisar’a turist olarak gittiklerinde içersinde kalan son Sivrihisarlı’yı bulduklarında sevinçten bol, bol özçekim (selfi) çekerek paylaşılacaklar…
O kalan son Sivrihisar’lıyı görürmüyüz’ki…

“MURGIN”[ BAZEN GÜZEL SÖYLER…]

Kategoriler
Niyazi Koca Yazıları

Sivrihisar’da Bulunan Medreseler-Mektebler-Okullar

-MEDRESELER: İslami ilimlerin yanında, Fen bilimleri ve tabii bilimlerin okutulduğu (Şimdiki yüksek Okul vb.) yerlerdir. Sivrihisar merkezinde toplam (18) adet Medresenin var olduğudur. Zaviyeler sonradan Medreseler olarak. Medreseler de daha sonra Mektep (Okul) olarak dönüştürülmüştür. Medreselerin olduğu dönemlerde de yine Sıbyan (Çocuk) Mektepleri de bulunmakta idi. Müderris : Cami ve Medreselerde ders okutan hoca dır. Aynı zamanda Medresenin veya Vakfın başkanı ve idarecisidir.

CAFER-İ TAYYAR MEDRESESİ: Çubukçu Sofu Hoca burada Müderrislik yapmıştır. Mezarı İslami İlimler Vakfı içersindeki bina içersindedir.

GECEK MEDRESESİ: İlk Medreselerden olup. H.570/1173Banisi (Yapan) Umur Beydir. Gecek Köyündedir.

SELÇUKİYE MEDRESESİ: İlçe içersinde en ünlü olanı Medreselerden olup. Kurşunlu Camii yanında olduğu bilinmektedir.

SOGA BEY (TAŞ) MEDRESESİ: Banisi (Yapan) Umur Bey ‘dir. Müderrisi Hacı Sait Zade Ali Efendidir. Yeri Manifaturacıların arkasındaki Hal Binasının olduğu yerde olduğudur. Sonradan yerine Seyyid Nureddin Medresesinin yapıldığıdır.

SEYYİD NUREDDİN MEDRESESİ: H.700/M.1300 Yeri Manifaturacıların arkasındaki Hal Binasının olduğu yerde olduğudur. Öncesinde yerine Soğa Bey (Taş) Medresesi olduğudur.

EMİNEDDİN MİKAİL MEDRESESİ: İlhanlılar devrinde 1274 Banisi (Yapan) Ulu Camii inşa ettiren Emineddin Mikail’dir. Ulu Camiinin Batı kısmında eski Müftülük binasının yeri olduğudur.

ALEMŞAH MEDRESESİ: 1328 Banisi (Yapan) Melikşah Bey dir. Müderrisliğini Sivrihisar Kadısı olan Celal Bey (Celaleddin Emin Arif), (İstanbulun ilk Kadısı Nasreddin Hocanın Torunu Hızırbey’in Babasıdır.)

HIZIRBEY MEDRESESİ: Müderrisi Hacı Hilmi Efendidir. Yeri İrfaniye Medresesinin olduğu yer olarak belirtilmektedir.

KUDBİDDİN MEDRESESİ: Banisi (Yapan) Kudbiddin Dede tarafından yaptırıldığı. Bugünkü Bodur Camiinin Güney kısmında olduğudur.

İRFANİYE MEDRESESİ: Banisi (Yapan) Şeyh Osman Afif Efendi’dir. Aynı zaman da Müderrisliğini de yapmıştır. Sonra Oğlu Şeyh Ahmet Şemşeddin Efendi Müderrisliğini yapmıştır.

ZİYAEDDİN MEDRESESİ: Banisi (Yapan) Hacı Mahmud Efendidir. Dağıstanlı Seyh Ahmet Hüsamettin Efendi ile Gevrekçi Zade Süleyman Efendi Müderrisliğini yapmıştır. Seydi Hamamı Karşısında eski Karakol Binası daha sonradan sağlık ocağı olarak kullanılan yerdir.

KARACALAR MEDRESESİ: Banisi (Yapan) Hacı Osman Ağa tarafından yaptırıldığı. Müftü Mehmet Ali Efendi ise Müderrisliğini yapmıştır. Aynı zaman da Şairdir.

AZİZİYE MEDRESESİ: Banisi (yapan ) Hacı Ahmet Ağadır. Müderrisi Mustafa Efendidir.

ŞERAFEDDİN MEDRESESİ: Banisi (Yapan) Hacı Hüseyin Efendidir. Hafız Halil Efendi Müderrisliğini yapmıştır.

HATUNCUK MEDRESESİ: Banisi (Yapan) Nebi Ağa dır. Müderrisi Osman Efendidir.

HAZİNEDAR MEDRESESİ: Banisi (Yapan) Yazıcı İbrahim Ağadır. Müderrisi Müftü Hopuş Zade Müftü Mustafa Efendidir.

HOŞKADEM MEDRESESİ: Banisi (Yapan) Yazıcı İbrahim Ağadır. Müderrisi Başçavuş Zade Ahmet Muhtar Efendi yapmıştır.

CAMİ-İ KEBİR MEDRESESİ: Banisi (Yapan) Hacı Kucur’dur. Müderrisliğini Evliya Zade Salim Efendi yapmıştır.

ZİYAİYYE MEDRESESİ: Banisi (Yapan) İbrahim Ağa’dır. Müderrisliğini Ahmet Efendi ile Mehmet Ali Niyazi Efendi yapmışlardır.

ESKİ BİLİNEN MEKTEBLER (OKULLAR)

-Tekke ve Zaviyeler Hk. Kanun dan sonra “Medreseler” Mektep olarak dönüştürülmüştür.

RÜŞTİYE MEKTEBİ: [H.1292/M.1875] Hoşkadem Camii yanındaki Medresenin yerine yapıldığıdır. Müderrisi Kıyık Hoca Ali Efendi ile Ümidli zade Osman Efendide muallimlik yapmıştır. [H.1330] senesinde bu okullar kapatılmıştır.

İBTİDA-İ MEKTEBİ:

TENEKELİ MEKTEB: 1959 yılında “Sanat Okulu” olarak eski İlçe Kütüphanesinin yanında (Tesviye ve Marangoz) Bölümü ile eğitim veriliyordu. 1967 yılında taşınarak şimdiki Endüstri Meslek Lisesi binasında eğitim faaliyetine devam etmektedir. Tenekeli Mektep ise 1968 yılında bir süre Kız Sanat Ortaokulu olarak eğitimine devam etti.

BURHAN-I TERRAKİ: İlkokul [1893-1904] yıllarında açılmıştır.

ASAR-I FEYZ: İlkokul [1893-1904] yıllarında açılmıştır.

HIZIRBEY: İlkokul [1893-1904] yıllarında açılmıştır.

SİVRİHİSAR ORTAOKULU: 1948 Yılında açılmıştır. İlk Müdürü Avukat Hilmi Çıngır’dır

KIZILBEL İLKOKULU: [1938-1940] Yenice Mahalledeki şimdiki Yavuz Gülerce Sağlık Meslek Lisesinin olduğu bina idi.

ATATÜRK İLKOKULU: [1940-1959] İlk yeri şimdiki Ziraat Bankasının olduğu yerde olduğudur. Daha sonra 1959 yılında şimdiki yerine eğitim faaliyetini yürütmüştür.

CUMHURİYET İLKOKULU: [1935-1937] Yılında şimdiki Halk Bankasının olduğu yerde Kız Mektebi olarak kurulmuştur. 1963 yılında şimdiki binasına geçmiştir. 1964 yılında Akşam Kız Sanat Okulu açılmıştır.

* * *

Derleyen : Niyazi Koca

Kaynak :-Ahmet Atmaca “Sivrihisar’da Yetişen Ünlüler Kitabı”

Tahsin Özalp “ Sivrihisar Tarihi Kitabı”

Orhan Keskin “ Bütün Yönleriyle Sivrihisar Kitabı”

Kategoriler
Niyazi Koca Yazıları

Sivrihisar Belediye Başkanımıza Açık Mektup

Sayın Başkan, Sivrihisar’ımız tarihi bir ilçe olması, yetiştirdiği ünlü insanlar ve eserler yönüyle, İlimiz İlçeleri içerisinde mümtaz bir yere sahiptir.

İlçemiz içerisinde olan bu tarihi camiler, mescidler, türbeler, kümbetler, çeşmeler, mezarlar, ören yerleri, hatta ağaçları ve evler bütün bunlar birer tarihi dokudur. Bunlar bizim tarihi delil, kimliğimiz ve geleceğimizdir.

Ecdadımız tarafından hepimize ve insanlığa bırakılan bu mimari özelliği olan eserlerin, özelliklerini korumada gerekli özen ve itinanın gösterilmediği veya hassas davranılmadığı kanaatini taşımaktayım.

İlçemizde buna “Korunması Gerekli Kültür Varlığı” olanlarda dahil (Üçpınar Çeşmesi, Mavikadın Çeşmesi, Balaban Çeşmesi, Demirci Çeşmesi, Ak Çeşme ) gibi, çeşmelerin üzerlerinin kireç veya mermerle kaplatıldığı tarihi ismi dışında mermer kaplatan kişinin hayratıdır, gibi yazılar yazarak tarihi ve mimari doku özelliklerinin bozulduğudur.

Yine aynı şekilde, Sivrihisar da yetişmiş veya yaşamış büyük zatlar içinde aynı şeyler söz konusu ; Kurşunlu Camiinin kıble kısmında ki mezarlıkta Şeyh Baba Yusuf’un Babası olan Halil Baba, Torunları Hamdi Baba, Sofi Baba, Hamit Baba ve Fahri Baba ile Şeyh Osman Afif Efendi’nin Oğlu Şeyh Ahmed Şemseddin Efendi nin mezarlarının restorasyonu ile ne kitabe nede tarihi bir doku kaldı. Mezarların üzerlerinde hayvanların gezindiği bir halde bırakıldı.

Kumlu yol mezarlığı içerisinde bulunan, Şeyh Abdi Vehhab ile Seyyid Nureddin’in mezarları birkaç ay önce mermerle kaplatılmış mezar taşındaki yazı bile değişik bir adlandırma ile yazılarak değiştirilmiş olması izahı güç yadırganacak bir durumdadır.

İlçemizde her hangi bir tarihi dokuya giderseniz bunun gibi manzaralar ile karşılaşacağınızı görürüsünüz. Bir sahipsizlik içerisinde herkesin her şeyi yapabileceği bir durum yaşanmaktadır.

Yakın tarihimizde, Ulu caminin iç direklerinin boyanması, Minarelerin harç sıva ile sıvanması, Saat kulesinin sıvanması gibi hatalar yüzünden, eski dokuya kavuşturulması için yapılan restorasyonlar da milyarlarca para ve emek harcanmasına bu yapım esnasında eski tarihi dokusunun deforme olmasına sebep olunmaktadır.

Geçmişte dozerlerle yok edilen tarih, bu günlerde başka bir yok olma yönüyle karşımıza çıkmaktadır. Bu gün, Nasreddin Hocamızın ve kızının mezarlarını bile sahiplenemez ve açıklanması güç bir durumlar ile karşı karşıya kalınmaktadır.

Ancak, bunların eserlerin korunması ve yaşatılması sayesinde tarihi ve kültürüne sahip çıkan bir yer olarak ilçemiz daha saygın bir konumda olmasını sağlayabilir.

Sivrihisar İlçemizin sosyo-ekonomik geleceğinin diğer yönüyle de kültür turizminden sağlayabileceği için, sahip çıkılması gerektiğidir.

Sizlerden özellikle İlçemin geleceği adına, bu tarihi eserlerimize ve tarihi şahsiyetlerimize ayrı bir önem vermenizi ve bu konuda hassas davranmanızı rica ediyorum.

Hiç değilse bu tarihi dokuların yanına “ Bu eserlerin Korunması gerekli kültür varlığı olduğunu bu eserler üzerinde izin alınmadan herhangi bir değişiklik veya işlem yapılamayacağına ” dair, ön tedbir olarak bir uyarı levhası veya daha değişik bir caydırıcı bir yöntem yaptırım uygulanabilinir.

Burada sadece sizin değil, hepimizin bu konuda duyarlı olması ve sahip çıkılması gerekmektedir. Bunu kurumsal olarak sahipliliğini öncelikle sizin öncülüğünüzde olması ivme kazandıracağını zannediyorum.

Sivrihisar’a karşı ayrı her birimizin bir sevgisi ve muhabbeti olduğundan şüphemiz yoktur. Sivrihisar’a bir çivi bile çakıp hizmet edenden Allah razı olsun. Ancak Sivrihisar’ın da bir ruhu var, gelin bu ruhu öldürmeyelim. O ruh para ile pulla ortaya çıkartılabilecek bir değer değildir. Bu ruh orada yatan evliyalar, erenlerdir, velilerdir, Sivrihisar’ın tarihidir, kültürüdür, Sivrihisar’a karşı olan vefa borcumuz, yaşadıklarımız, duygularımızdır. Bunları hissetmeyen arzulamayan insanların SİVRİHİSAR’a hizmet edebileceklerine hiçbir zaman kendi adıma inanmadım.

Sayın başkan, bu yukarıda yazılan hususların, size karşı tavır bir eleştiri olarak algılamamanızı, İlçemize mal olmuş bu tarihi eserlerimizin kıymetlerinin bilinmesini ve bunlara karşı yapılan sorumsuzluğun nelere mal olduğunu ve olacağının bilinmesi maksadıyla dile getirilmiş samimi bir duygunun ifadesidir.

Sayın Başkan, hepimizin arzusu ilçemizin ve insanımızın layık olduğu daha iyi güzel bir yere gelmesi, bugünü ve yarını ile yaşanabilir bir kent olarak gelecek kuşaklara miras bırakılmasıdır. SAYGILAR SUNARIM… Niyazi Koca

Kategoriler
Niyazi Koca Yazıları

Sivrihisar Evrensel Değerlerin Kaynağıdır

Sivrihisar hakkında bir şeyler söylemek ve yazmak istediğinizde, onunla ilgili yazılacak, söylenecek çok şeyler bulursunuz . Yeter ki, onu anlamaya, tanımaya çalışınız. Ona bir katkınız olduğunda içinde sakladığı manevi gücünün etkisiyle size bereketini sunar, sizi büyütür, yüceltir. Onun bizlere çok şeyler verdiğini görür ve hissedesiniz.

Bize ilham verecek duygularınıza tercüman olacak, güçlendirecek o kadar çok kültürel değerlerimiz var ki ;

—Yunus Emre gibi, her mertebeye ulaşmış Allah dostumuz,
—Şeyh Baba Yusuf Hoca gibi, açık bir kalp ile gören keramet ehlimiz,
—Nasreddin Hoca gibi, güldürürken düşündüren âlim yüzümüz,
—Aziz Mahmut Hüdayi gibi emin ve güvenilir bir yolumuz,
—Hızır gibi, yetişen pirimiz,
—Sinan Paşa gibi, ilim sahibi ünlü şahsiyetlerimizi görürsünüz.

İşte bunun için, “Sivrihisar Evrensel değerlerin kaynağıdır” diyoruz. Bu topraklarda yaşamış ve yetişmiş âlim insanımız, görkemli bir tarihimiz ve kültürel değerlerimizle önemli bir kenttir. Gizemli manevi gücünü “Kırkların diyarı” olmasından, feyiz ve bereketini ise yetiştirdiği gönül ve Allah dostlarından alır.

Sivrihisar’da yetişen âlimlerimiz ilim, irfan yolunda eriştikleri makamları, yazdıkları ve yaptıklarıyla, siyasi sınırları ortadan kaldırmış, insanlar arasında birleştirici, bütünleştirici, yol gösterici bir rol üstlenmişler ve tarihe damgalarını vurmuşlardır.

Sivrihisar bizim aslımız, neslimiz, geçmişimiz ve geleceğimizdir. İnsan için yaşam ne yaşam ne kadar önemli ise, toplumlar içinde Tarih ve Kültür o kadar önemlidir. Tarihini ve kültürünü yaşamayan kişi ve toplumların geleceği de olmaz. Tarihimizi yitirdiğimiz zaman, kimliğimizi kaybederiz. Kültürümüzü yitirdiğimizde, ekonomimiz canlanamaz, geleceğimizi kuramayız. Bunların hepsini kaybettiğimiz de göçle birlikte, kimliğimiz ve kültür mirasımız da yok olur gider.

Sivrihisar’ın bu değerlerini öne çıkartarak, tanıtarak ve yücelterek ekonomik, sosyal ve kültürel alanda gelişip büyümesi kaçınılmazdır. Toplumları birbirine bağlayan, yaklaştıran ve kaynaştıran kültürel değerleridir. Ne zaman ki, bu değerlerimizin özünden ruhundan uzaklaşmaya ve unutmaya başladık, İlçemizin çöküşü ve ilerlemeyişinin başlangıcı olmuştur.

Sivrihisar’ımızın bu günkü, durumunun daha iyi anlaşılması için, tarihine, kültürüne, dünü, bugünü ve yarını olarak bakmalı, işin özü ve ruhu yakalanırsa ezberlerin bozulabileceğini, değişimin kendiliğinden geleceğine inanmalıyız. Sivrihisar’ımızın her zamankinden daha fazla size, bize, herkese ihtiyacı var. Hepimizin gücü nispetinde yapabileceği bir hizmeti, katabileceği bir sözü mutlaka vardır.

“SİVRİHİSAR” Biz Sivrihisar’lıyız diyen, doğduğu, yaşadığı bu yere vefalı olan, onunla ödeşmeyi boynunun borcu olduğunu bilen, “Yazıcıoğlu Kayası gibi dimdik duracak” bu gücü kendisinde gören, samimi hemşehrilerini yanında görmek ister.

niyazi-kocaSAYGILARIMLA

Niyazi Koca

14.01.2011

Kategoriler
Niyazi Koca Yazıları

Zihinsel Çöküş Ve Düşünce Tembelliği

Toplumuzda oluşmuş olan “ön yargı ve bencillik” hastalığı yüzünden bir araya gelememe, ortak sorumluluk, ortak paylaşım ve birlikte hareket etme gibi değerleri ve duygularımızı yitirdik.

Sonuçta her şeyi eleştiren, her şeye muhalefet eden ve sorun üreten bir toplum yapısıyla karşı karşıyayız.

Bu toplum yapımızla ekonomik,sosyal, kültürel, alanlarda başarısız olduğumuz gibi, diğer en büyük etkilerden olan “zihinsel çöküş ve düşünce tembelliği” yüzünden erozyona uğramış toprak misali parçalanmış dağılmış bir toplum olduk.

Her şeyin temelinde ekonomik sorunun yattığını ön görerek tek taraflı sorunun çözülmesi mümkün değildir. Bunun yanında zihinsel ve düşünce tembelliğinden kurtulmamızda gerekmektedir. Fikir üretemeyen yeniliğe ve değişime açık olmayan olumsuz tavır ve tutumlarımızdan dolayı yerimizde saymaya devam etmekteyiz.

Her alanda etkisini hissettiğimiz olumsuz düşüncenin de İlçemizde nelere mal olduğu konusunda örnekler vermek isterim.

Hepimizin bildiği gibi İlçemizde kurulan Tuğla Fabrikası yıllar önce Rahmetli Ahmet KILIÇARSLAN (Sivrihisar Örf ve Adetleri kitabının yazarı) büyüğümüzün gayretleriyle makinelerine kadar alındı. Sonrasında bazı insanlarımızın bencil faaliyetleri nedeniyle yüzde seksen oluşumu tamamlanan bu yatırım gerçekleştirilemedi ve makineler çürümeye terk edildi. “Sonuç; kocaman bir hiç!”

Eğitim alanında İlçemizde yıllar önce hizmet vermiş olan, şimdi Eskişehir’deki Okul ve Dershaneler de görev yapan başarılı öğretmenlerimiz hakkında bilgisine, becerisine bakılmaksızın “siyasi anlamlarda sağcısın, solcusun” gibi neler söylemedik ki?

Sonuç; Öğretmenlerimiz İlçemizden istemeden de olsa ayrılmak zorunda kaldılar. Öğretmenlerimize sahip çıkarak İlçemizde kalmış olsalardı, bugün çocuklarımızın eğitimine çok büyük katkıları olacaktı.

Bunun sonucunda kim kaybetti ?

İşte önümüzde Organize Sanayi Bölgesi (OSB) başlangıcı bir muamma sonuç kocaman bir hiç. İlgililere sorduğunda herkes kendini haklı gösterme çabası içersinde.

“Sivrihisar’ın toprağından çömlek olmaz “ diyen insanımız düşünce fakiri değil midir? İlçemizde yaşanan bugünkü sosyo-ekonomik sorun ve sıkıntıların temelinde “ Yükümü tutayım Sivrihisar’da bir dakika durmam” diyen ”Sivrihisar da kazanıp, gönlü başka yerde olan” zihniyet değilmidir ?

Unutmamalıyız ki “insana yapılan yatırım, en güzel yatırımdır”. İnsanın gelişmesi ve kalkınması, Sokağın, Mahallenin, İlçenin, İlin ve Ülkenin kalkınmasını tetikler.

İşe bireyin eğitiminden başlamak gerekir. Ekonomik kalkınma tek başına toplumun refahı ve huzuru için yeterli değildir. Sivrihisar’a hizmet; paylaşma, dayanışma, gönüllük ve katılımcı ortak akıl ile olur.

Kafamızda oluşmuş önyargıları ve bencilliği bir tarafa bırakmalıyız. Birbirimizi sevmeli ve saygı duymalı, hemşehricilik bilinci ve Sivrihisar ımızın menfaatini her şeyin üstünde tutarak ve bu duygu ve düşünce içinde hareket etmeliyiz.

Herkesi “Şapkasını önüne koyarak düşünmeye” ve ”Zihinsel çöküş ve düşünce tembelliği”nin tek çaresi Fikirsel ve düşünsel “GERİ DÖNÜŞÜMDÜR” saygılar sunarım.

niyazi-kocaNiyazi KOCA

14/12/2010

Kategoriler
Niyazi Koca Yazıları

Bir Hayalim Var…

Bunu en az benim kadar, sizin de isteyeceğiniz kanaatindeyim.

Benim hayalim ; Sivrihisar’ın kültürü, tarihi, gelenek ve göreneklerinin yaşatıldığı, yaşatılması ve yapılacak faaliyetlerin yürütülmesi için “SİVRİHİSAR KÜLTÜR EVİ”nin Eskişehir‘de hayata geçirilmesidir.

Bizler ; köklü medeniyetlere ev sahipliği yapmış, zengin bir kültürün içersin de yetişmiş olmamız. Bizi biz yapan, bir arada olmamıza neden olacak, o kadar kültür değerlerimiz ve ortak yönlerimiz var ki. Bütün bunları yaşatabilmemiz için bir arada olmamızı sağlayacak ve bu birlikteliği güçlü kılacak, güzel bir yere sahip olmamız ile mümkün olacaktır.

Eskişehir de yaşayan biri olarak, bunun ilçemizin tarihi dokusuna uygun yerleşim alanı olan, eski tarihi Odunpazarı evlerinin bulunduğu bölge, son zamanlarda turizm alanında atılım içersin de olması,yapılacak faaliyetler ve tanıtım açısından da uygun olacağı kanaatindeyim. Bu düşüncenin en az 20 yıl önce hayata geçirilmesi gerekir iken maalesef; bir türlü bu yönde bir atılım içersin de olamadık.

Geç kalmışlığın sıkıntısını bu gün çekmekteyiz. Ama istenilirse olabileceğini ve bu gün bu yön de bir tavır almak zorunda olduğumuz kanaatindeyim.
Kültür evi içersin de olmasını ve yapılmasını istediğim bir çok hayallerim var;

İçersin de kendi tarih ve kültürümüzün, gelenek ve göreneklerimiz den oluşan bir müze ve kütüphanenin olması.

Hemşerilerimiz arasında bir ve beraberliği oluşturacak etkinlik ve faaliyetlerin yapılması.

Kültür evinin içinin ve dış mekanının Sivrihisar’ın geleneksel ev ve mekan döşemesine uygun hale getirilmesi.

Dini ve Milli Bayramlarımızın, asker uğurlamalarının,sünnet, düğün ve nişan merasimlerinin yapıldığı bir yer olması.

Sivrihisar’ın yemek kültürünün tanıtıldığı ve hizmete sunulduğu,diğer yöresel el işlemeleri ve ürünlerin, takıların sergilendiği, satışa sunulduğu işletmeler haline getirilerek istihdam alanları yaratılması ve bunun için öncelikle bu tür hizmetlerde kadınlarımızın faaliyet gösterdiği alanların oluşması.

Sivrihisar da yetişmiş ünlülerimizin, hayatı ve eserlerinin tanıtıldığı söyleşiler, anma programları ve paneller düzenlemek.

Dışarıdan ziyarete gelmiş insanımıza kalmalarını sağlayacak misafir hane oluşturulması.

Çocuklarımızın eğitim, kültür ve sanat etkilikleri yapmalarına dönük faaliyetlerde bulunulması.

Kültür ve sanat etkinliklerinin yapıldığı, sergilerin olduğu bu doğrultuda çalışmalar yapan insanımızın faaliyetlerinin yürütmesi ve kurs vb. çalışmalar yapılmasını sağlamak.

Bütün bunları oluşması için her alanda yeterli bir gücümüz ve kültür zenginliğimiz var.Bunu birlikte hareket edersek başarabiliriz. Eskişehir de 3 veya 5 bin lerle ifade edilebilecek sayıda olan, hemşeri topluluklarının bu bölgede kendi kültürlerini yaşattığı binaları mevcut iken, bizim 100 bin lerle ifade edilen çoğunluğa sahip olmamıza rağmen, böyle bir yeri hayata geçirememiş olmamız bizim ayıbımız olsa gerek.

Bütün bunları yaparken, Sivrihisar’ımızın tanıtımı ve sahip çıkılması, Eskişehir’imizin gelişmesi amacımız olmalıdır.
Kendi kültür değerlerimiz ile yaşadığımız kentin ortak kültür değerini sanatın zengin, birleştirici ve bilinçlendirici gücünü de kullanarak, toplumda sosyal bir model olmayı amaçlamalıyız.

Bizler bunu başarmak zorundayız, çünkü Sivrihisar’ın içersinde yaşamış kendi kültürünü bilen neslin içersin den gelmekteyiz. Bizler buna sahip çıkmaz isek, bir zaman sonra bizden sonra gelen nesiller için unutulmaya ve kültürümüzü kaybetme ile karşı karşıya kalacağız.

Gelecek de, Eskişehir İli içersinde Sivrihisar’lıların yönetim kademesinde, ön planda olacağı bir zamana doğru yol alınmaktadır. Eskişehir de her alanda güçlü bir insan gücüne sahip olduğumuz ortadadır. Şimdiden geleceğe dönük neler yapabiliriz nasıl bir zemin oluşturabiliriz,bunun planları yapmalı ve sağlıklı adımlar atmalıyız.

Sevgiyle birbirimize yaklaşmak her sorunu çözecektir. Bütün bu çalışmaları yaparken siyaset üstü olmalıdır. Bunu kendi sorunumuz olarak ele alarak gayret göstermeliyiz. Saygılarımla…

* * *

Niyazi Koca 06.8.2015