Kategoriler
Sivrihisar Haberleri

Kurtuluştan Kuruluşa Sivrihisar Sergisi

“Kurtuluştan Kuruluşa Sivrihisar” Sergisine Davet

Milli Mücadelenin her safhasına tanıklık etmiş Sivrihisar halkının, bağımsızlığımızın kazanılması uğruna vermiş olduğu büyük destek ve emekleri gündeme getirerek tekrar hafızalara taşımak ve yeni nesillere aktarmak arzusu ile Sivrihisar Belediyesi Cumhuriyetin kuruluşunun 94. Yılında, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı münasebetiyle “Kurtuluştan Kuruluşa SİVRİHİSAR” adı altında fotoğraf ve resim sergisi düzenleyecektir.

28 Ekim Cumartesi Günü Eskişehir Espark AVM’de saat: 11:00’de açılışı yapılacak olan sergiye tüm vatandaşlarımız davetlidir. “Kurtuluştan Kuruluşa Sivrihisar” fotoğraf ve resim sergisi 5 Kasım tarihine kadar açık olacaktır.

***

Sivrihisar belediyemizce ESPARK AVM’de düzenlenen ve geniş bir kitlenin katıldığı “Kurtuluştan Kuruluşa Sivrihisar” adlı resim ve fotoğraf sergisi etkinliği için başta Sivrihisar belediye başkanı sayın Hamid Yüzügüllü olmak üzere başkan yardımcısı sayın Hüseyin İlhan’a, Kültür müdürü sayın Meriç Okur’a, emeği geçenlere, öğrencilerimize, ve katılımcılara ilçemiz adına teşekkürlerimizi sunuyoruz.



Kategoriler
Duyurular Sivrihisar İlan

MAKS Projesi İş İlanı

ELEMAN ALIMI

Sivrihisar ilçemizde MAKS Projesi (Mekansal Adres Kayıt Sistemi) için SAHA PERSONELİ alımı olacaktır. Tabletlerle veri girişi yapılacaktır. İçişleri bakanlığımızca ortak yürüttüğümüz projedir. Başvuru koşulları için en az lise mezunu olmak ve 18-30 yaş aralığında Bay olmak gerekmektedir.

Başvurular için vodateknolojicv@gmail.com adresinden yada 05547094120 göndermeniz gerekmektedir. EMRAH AYDIN

Kategoriler
Reklamlar

Çeşmicihan Yöresel Ev Yemekleri

Çeşmicihan Sivrihisar Yöresel Ev Yemekleri Lokantası

Yöresel yemek çeşitleri ile hizmetinizde.

Sivrihisar’ın birbirinden lezzetli, enfes, ev sıcaklığında yöresel ev yemekleri…

Çeşmi Cihan Yemek Salonu


RESTORAN İLETİŞİM BİLGİLERİ
Yetkili: Canan DAMLACA
Adres: Cumhuriyet Mah. Nasrettin Hoca Cad. No: 1 Sivrihisar
Tel: 0544 642 28 16
Facebook >

Google Harita 

BASINDAN HABERLER

Eskişehir Sivrihisar’da 2 Kadın Girişimcinin Başarısı

Sivrihisar’da yaşayan Canan Damlacı ve Şirin Çakar, belediye ve KOSGEB kurslarına katılarak yeni fikirler edindi. Yöresel ev yemekleri üzerine bir yer açmak isteyen kadınlar, KOSGEB kredisi ile amaçlarına ulaştı. Yanlarına 3 kadın çalışan da alan girişimci kadınlar, ilçe halkının da takdirini kazandı.

Yeni lokantalarının ismini Çeşmicihan Yöresel Ev Yemekleri koyduklarını aktaran Canan Damlacı, “Bugüne kadar ev hanımıydık. Bu yaştan sonra da çalışacağız. Sivrihisar Belediyesinin kurslarına katılarak, bir aile ortamı oluşturduk. Sivrihisar’ın turizmde gelişeceğine ben inanıyordum. Eskiden yıkık dökük yerler çok fazlaydı ama son zamanlarda buralar hak ettiği değeri gördü. Gelen turlar için bir şeyler yapmak istedim. Eşim çok arkamda durdu. İlk istediğim projeler olmasa da şimdilerde bir yöresel yemekler sunacağımız bir yer açmak istedik. 4-5 masalık bir yer istiyorduk ama daha büyük bir yer nasip oldu. KOSGEB kredisiyle burayı açtık.

Yöresel ev yemekleri; bamya çorbası, kelem dolması, su böreği, baklava, höşmerim, pırasa dolması, göce dolması, keşkek, arabaşı gibi daha bir çok lezzeti burada sunuyoruz. Bütün ürünlerimizi günlük çıkarıyoruz. Sulu yemeklerimiz de var ama yoğunluk yöresel yemeklerde.

Sivrihisar’da girişimci olarak biz ilkiz. Çalışanlarımızın tamamı bayan, 5 bayan çalışıyoruz. 5 bayan arasında yemekleri paylaştık. Herkesin menüsünde farklı yemekler var yani kim neyi daha iyi yapıyorsa, sorumlu kişi o oluyor. Burayı açınca teşekkür telefonları aldık. Vatandaşlar yöresel yemek olunca güzel tepkiler verdiler. Bunun yanında dükkanımızın bir köşesinde de yöresel ürünleri de vatandaşlarımız görüp alabilecek” dedi.

Kategoriler
Sivrihisar Haberleri

Ev Hanımıyken İş Hayatına Atıldılar

Sivrihisar ilçesinde belediye tarafından verilen çeşitli kurslara katılan 5 ev hanımı girişimci oldu.

Sivrihisar Belediyesi geçen yıl kadınlara yönelik cam, seramik, ahşap, filografi, halı-kilim, dikiş-nakış ve KOSGEB kursları açtı. Bir yıl boyunca devam eden kurslara katılan 5 kadın, işletme sahibi olarak ticaret yapmaya başladı. Girişimci kadınlar, yöresel yemekler yapan bir restoran ile cam, seramik, ahşap ve filografi eserlerin satıldığı iş yerlerinde vatandaşlara hizmet veriyor.

Belediye Başkanı Hamid Yüzügüllü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, belediyenin bünyesi altında geçen yıl cam, seramik, halı-kilim, dikiş-nakış, ahşap, filografi gibi alanlarda kurslar düzenlediklerini belirtti.

“İlçedeki kültürü güncel hayata taşımak için kadınlarla el ele verdik.” diyen Yüzügüllü, “Bugün Sivrihisar’da kadınlarımızla ilçeye gelen misafirlerimizi en güzel şekilde ağırlıyoruz. Kadınlarımızın atölyelerde yaptıkları ürünleri sergileyip, satması için iş yerleri açtık. Yemek kültürümüzde yer alan lezzetleri vatandaşlara tattırabilmek için bazı kadınlarımız restoran açtı. Kadınlarımız yemek kültürümüzü misafirlere tanıtıyor.” ifadelerini kullandı.

Yöresel yemekleri turistlere tattırıyorlar

Aldığı çeşitli kursların ardından yöresel yemeklerin yapıldığı restoranı açan Canan Damlacı da ev hanımıyken kursların ardından 45 yaşından sonra iş hayatına atıldığını dile getirdi.

Seramik kursundaki eğitmeni Öznur Özden’in kendisini işletme açması yönünde cesaretlendirdiğini anlatan Damlacı, şöyle konuştu:

“O bizlere girişimci olmamız yönünde cesaret verdi. Ankara’nın Beypazarı ilçesine belediyemiz tarafından gerçekleştirilen gezide de kadınların yaptıklarını görünce arkadaşımla bir işletme açma kararı aldık. Daha sonra belediyemizi tarafından açılan KOSGEB kursunu gittik. Yöresel yemekler yapan işletmemizi açtık. Bamya çorbası, kelem dolması, yaprak sarması yapıyoruz. Su böreğimizi, muska baklavamız çok meşhur. Yemek kültürümüzü burada yaşatmaya çalışıyoruz.”

Restoranın ortaklarından Şirin Çakar ise kurslara başladığında girişimci olmanın aklının ucunda bile geçmediğine değinerek, ev hanımyken bir anda iş yeri sahibi olduğunu söyledi.

El emeği göz nuru ürünler

İki çocuk sahibi Nesrin Genç de katıldığı filografi kursunun ardından 3 ay önce Sivrihisar Belediyesinin desteğiyle iş yerini açtığını vurguladı.

Şu anda her şeyin yolunda gittiğini kaydeden Genç, “Kurs sonunda aldığım eğitimi bunu değerlendirme imkanı buldum. Elimden geldiğinden daha iyi şeyler yapmaya çalışıyorum. Ev hanımıyken kursun ardından iş yeri açtım ve kendime güvenim geldi. Kurslarla önümüz açıldı.” dedi.

Seramik ürünler satan iş yeri açan, iki çocuk sahibi Mübeccel Sivaslıoğlu ise Belediye Başkanı Hamid Yüzügüllü’nün ilçedeki ev hanımlarına girişimcilik konusunda destek olduğunu dile getirdi.

Bir yıl gittiği seramik kursunun ardından iş yeri sahibi olduğunun altını çizen Sivaslıoğlu, “Evde oturuyorduk şimdi meslek sahibi olduk. İş yerinde sattığım Nasreddin Hoca figürleri ziyaretçiler tarafından rağbet görüyor.” diye konuştu. Cam kursuna gittikten sonra girişimci olan, iki çocuk annesi Melek Kılıç da ev hanımıyken iş kadını olduğunun altını çizerek, çalışmanın kendisine öz güven sağladığına değindi.

Kategoriler
Sivrihisar Haberleri

İslami İlimler Vakfı Genel Kurulu Yapıldı

Sivrihisar İslâmi İlimler Vakfının Kurucular Kurulu (Genel Kurul) toplantısı 14 Ekim 2017 Cumartesi günü vakfın toplantı salonunda yapıldı.

Divan başkanlığını Recep Toptaş’ın yaptığı toplantıda, Vaiz ve Müftü V. Ömer Ersoy tarafından okunan Kur’an-ı Kerim tilavetinden sonra, Vakıf Başkanı Mustafa Altan, yönetim kurulu faaliyet raporunu okudu, yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verdi, aşevi hizmetinde 31. gurur yılını doldurduklarını belirtti.

Yönetim kurulunun ibrasından sonra yapılan seçimlerde yönetim kuruluna “Mustafa Altan, Mehmet Tabak, Mesut Ayva, Sadullah Özmen, Bülent Gökdemir, Ahmet İleri, Mehmet Çini” Denetleme Kuruluna “Ahmet Bican Atmaca, Mustafa Kuzu ve Özkan Akay seçildiler.

Sadullah Özmen tarafından yapılan teklif üzerine 20 Ekim 2017 Cuma günü ilçe halkına Muharrem ayı münasebetiyle Aşure dağıtımının yapılması kararlaştırıldı.

Oğuz EKİCİ

Kategoriler
Sivrihisar Haberleri

Çardak Hamamı Yeniden Hizmete Girecek

850 YILLIK TARİHİ ÇARDAK HAMAMI 2017 YILI BİTMEDEN HİZMETE AÇILACAK

Sivrihisar Belediyesi tarafından aslına uygun olarak restorasyonu yapılan Selçuklu eseri tarihi Çardak Hamamı uzun yıllar sonra yeniden hizmete giriyor.

Sivrihisar Belediye Başkanı Hamid Yüzügüllü’nün girişimleri ve Eskişehir Valiliğinin desteği ile 2016 yılında başlayan restorasyon çalışmalarında sona yaklaşıldı %70’e yakın yapılan çalışmaların, Sivrihisar Belediyesi tarafından 2017 yılı bitmeden önce tamamlanacağı belirtildi.

Başkan Yüzügüllü devam eden çalışmaların sık sık yerinde takibini gerçekleştirdi ve Sivrihisar Belediyesi tarafından tarihi hamamın etrafında geniş kapsamlı bir çevre düzenlemesi yapmakta olduklarını söyleyerek, ilçemize yakışır güzel bir mesire alanı da halkımızın hizmetine sunacağız dedi.

Ayrıca aynı alanda bulunan 1259 yılında Türkmen Bayındır Boyu Beyi, Emir Seyfettin Kızıl tarafından yaptırılmış Türkiye’deki nadir örneklerden Hamamkarahisar Cami restorasyonu için de Sivrihisar Belediyesi ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü arasında gerçekleşen görüşmelerin olumlu sonuçlanması halinde bu tarihi eserinde restore edilerek ibadete açılacağı ve bölgenin önemli bir doğal turizm merkezi haline geleceği belirtildi.

Kategoriler
Akif Yaşar Yurtdaş Makale ve Yazılar

Sivrihisar’ın Dünyaya Açılan Penceresi

SİVRİHİSAR’IN DÜNYAYA AÇILAN PENCERESİ :

“SİVRİHİSAR KÜLTÜR PORTALI”

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesinde görev yapmakta olan hemşehrimiz Murat Sevimbay’ın hazırlayıp, sunduğu “Sivrihisar Kültür Portalı” (sivrihisar.web.tr) internet sitesi; bir emek ürünü olarak özenle kurulmuş yapısı, ciddi ve güvenilir kaynaklara dayanan bilgi, haber ve duyuruları ile üstlendiği; Sivrihisar’ın dünyaya açılan penceresi olmak, Sivrihisar’ı her yönü ile dünyaya tanıtmak, tarihi süreci içinde elde ettiği maddi, manevi kültürel değerlerimizi korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak misyonunu büyük bir titizlikle yerine getirmektedir. Site, yaptığı tanıtım çalışmaları ile dünyada ve ülkemizde Sivrihisar’a ilgi duyanların vazgeçilmez ziyaret yerlerinden biri olmuştur.

Bizler, sitenin takipçileri olarak; Sivrihisar Kültür Portalında, Sivrihisar’ın “tarih ve kültür şehri” kimliğinin ve belleğinin korunmasına hizmet eden çalışmalara, kitaplara, araştırmalara, anılara, belgelere, sanata, şiirlere ve fotoğraflara yer verildiğini memnuniyetle görüyor ve zevkle takip ediyoruz. Ayrıca, eserleri ve çalışmaları ile Sivrihisar’ın tanıtımı ve gelişmesine katkıda bulunan özverili, kadirşinas insanlarımıza sitede yer verilmesini, onlara duyulan minnet ve şükranın bir ifadesi olarak değerlendiriyoruz.

KENT KİMLİĞİ VE KENT BELLEĞİNDE SİVRİHİSAR KÜLTÜR PORTALI’NIN ÖNEMİ

“Kentler, sakinlerinin aynası olarak onların gönüllerini toprağın üstüne yansıtır. Kentler sırrımızdır bizim.”

Sivrihisar Kültür Portalı’nın, Sivrihisar’ın kimliğine ve belleğine hizmet edenlere yer verdiğini belirttik. Aslında, Sivrihisar Kültür Portalı, yaptığı bu işlevle kimlik ve bellek konusunda yapılan çalışmaların öncüsü durumundadır. Gerçekten de, bir kentin elde ettiği kimliğini koruması ve belleklerde yer ederek gelecek nesillere aktarılmasını çok önemli buluyor ve bu nedenle, kimlik ve bellek konusunu biraz daha açmak istiyorum;
“İnsanlar kimliğini yitirirse nasıl panikler, kendini kanıtlayamama endişe ve korkusuna kapılırsa, kentler de aynen böyledir. Kimliğini kaybeden kentler; önce bozulurlar, geçmişle olan bağları kopar, sonra da yok olup giderler, tarihte bu duruma düşen yüzlerce örnek vardır. Bir kentin coğrafi konumu, doğal ve tarihi dokusu, mimari yapısı, bağrından yetişen değerleri, kentlinin ekonomik ve kültürel yaşayış biçimi, gelenek ve görenekleri onun kimliğini oluşturur. Ama bu kimlik öyle kolay kolay kazanılmaz, oluşmaz; yıllarca, hatta yüzlerce yıllık bir birikim ve gelişim sonunda ortaya çıkar. İşte, kazanılan bu kimlik, o kenti kendine has özellikleri ile diğerlerinden farklı kılar.” diyor bir kent sevdalısı Recep Bozkurt.

Sivrihisar’ın kimliğine gelince; Sivrihisar, M.Ö. (1200-700) yıllarına kadar dayanan ve köklü tarihi ve bu süreç içerisinde; Anadolu’da hüküm süren pek çok medeniyete beşiklik, bekçilik ve tanıklık yapabilen ender merkezlerden biri olarak, yüzyıllar içerisinden süzülüp gelen kadim kültürü, elde ettiği tarihi mirası, eşsiz anıtsal yapıları, sivil mimari örnekleri ve kuruluşundan bu yana bağrından yetişen ve değişik dönemlere damgasını vurarak dünyada ün kazanmış ilim, feyiz sahibi düşünce, sanat adamları, yöneticileri ve savaş, işgal yıllarında gösterdiği kahramanlıkları ile müstesna bir belde olarak tam bir “TARİH VE KÜLTÜR ŞEHRİ” dir.

Dünyada kimliğini koruyabilen yerlerin sayısı çok değildir. Bu az sayıdaki yerleşim alanları da zamanın insafsız yıpratmasına, hoyrat ellerin acımasız yakıp, yıkımına, plansız, proğramsız yapılaşmaya direnebilmek için olağanüstü bir çaba harcamaktadırlar.

Peki, kent belleği nedir?

“Belleğini kaybeden kent kimliğini kaybeder. Kimliğini kaybeden de her şeyini kaybeder.”

“Kent Belleği, bir kentin kuruluşundan bu yana orada yapılanların, yazılanların, belgelerin, bulguların korunup saklanmasıdır.” Çok sevindiricidir ki; tarih, kültür şuuru ve büyük bir öngörü ile tarihi mirasımıza sahip çıkan büyüklerimizin, yıllar öncesinden başlayan olağanüstü gayret ve çalışmaları sayesinde, Sivrihisar kimliğini, belleğini, bize emanet edilen ortak mirasımızı, tarihi ve kültürel değerlerimizi günümüze kadar koruyabilen ve gelecek nesillere taşıyabilen ender yerlerden biri olmuştur. Ancak, Sivrihisar’ın kendini koruyup, “Tarih ve Kültür Şehri” olarak Anadolu’da yerini alması o kadar da kolay olmamıştır. Bu süreci özetlemek gerekirse; yıllar öncesinde, Sivrihisar’ın tarihini ve eserlerini konu alan çalışmaların yapıldığını görüyoruz. Ancak, esaslı çalışmalar 1960-70’li yıllarda başlamış ve o yıllarda kurulan Tarihi Eserleri Koruma Derneği ve vakıf çalışmaları ile tarih ve kültür şuuru daha da gelişmiş ve bunun neticesinde, öncelikle günümüze kadar gelen yıpranmış, yorgun ama büyük ölçüde tarihi özelliklerini kaybetmeyen tarihi eserler, anıtsal yapı ve sivil mimarlık örnekleri, harabeler gibi taşınmaz kültür varlıklarımıza sahip çıkılarak, bunlar koruma altına alınmıştır. Aynı zamanda, korunan bu eserler, elde kalan somut örnekler olarak, yazılı tarihimizin en önemli kaynakları olmuştur. Bunun dışında, ilçemizi konu alan arşiv kayıtları, kitaplar, eski tarihli mecmua, salname ve ansiklopedi gibi eserler de tarihimize ışık tutan yazılı kaynaklar olarak değerlendirilmiştir.

Sivrihisar’ın bağrından yetişen büyüklerimizin, Sivrihisar hakkında çalışmalar yaparak, tarihimize ve kültürümüze ışık tutan önemli eserler vermeye başlaması 50-60 yıl öncesine dayanır. Bunlar arasında Sivrihisar Vaizi merhum Tahsin Özalp’ın 1961 yılında kaleme aldığı “Sivrihisar Tarihi” kitabı, Avukat-Noter Orhan Keskin’in kırk yılı aşkın araştırma ve birikimi sonucu hazırladığı 2001 yılında ilk baskısı ve 2017 yılında geliştirilmiş ikinci baskısı yapılan “Bütün Yönleriyle Sivrihisar” kitabı, Prof.Dr. Erol Altınsapan’ın kaleme aldığı eserler, Gazeteci-Yazar Ahmet Bican Atmaca’nın “Sivrihisar’da Yunan Mezalimi” gibi Sivrihisar üzerine yazılmış araştırma, şiir ve anı kitapları, Ahmet Kılıçaslan, Avukat İbrahim Demirkol, Dr. İhsan Sarıkardeşoğlu ve Dr. Mustafa Kılıcal, Nadir Yaz’ın kitapları, Mustafa Kantarcı ve Yusuf Mesut Kilci’nin çalışmaları Sivrihisar’ın tarihi, kültürü ve tarihi şahsiyetlerini anlatan kapsamlı eserler arasında yerlerini almışlardır. Yine, geçtiğimiz dönemlerde, Prof. Dr. Halime Doğru, Prof. Dr. Canan Parla, Nejat İşcan, Nizamettin Arslan ve Yüksel Sayan’ın Sivrihisar üzerine yazdıkları kitaplar çok değerli eserlerdir. Ayrıca, Hasan Ayhaner, Fahri Keskin, Ertürk Kadir Küçükslan, Prof. Dr. M.Kemal Biçerli, Ali Rıza Öztekin ve Bünyamin Altındağ’ın kitap çalışmalarına verdikleri emek ve katkı ile değerli eserler ilçemize kazandırılmıştır.

Burada, Orhan Keskin Hocamın çok önemli bulduğum diğer çalışmalarına kısa da olsa değinmek istiyorum. Onun, Sivrihisar’a hizmetleri sadece yazdığı kitaplarla değil, yazımızın bir bölümünde bahsettiğimiz gibi, 1970’ li yıllarda kurduğu Sivrihisar Tarihi Eserleri Koruma Derneği ve Sivrihisar İslami İlimler Vakfı ile başlar. Dernek ve Vakfın çalışmalarının başlaması ile Sivrihisar’ın tarihi kimliğini koruma yönünde aktif adımlar atıldığını ve çok önemli işlerin başarıldığını görüyoruz. Bu çalışmalara katılma imkanını bulan bir kardeşiniz olarak şunu söyleyebilirim ki, Orhan Keskin Hocamın önderliğinde, tamamen kanun, tüzük ve yönetmelikler çerçevesinde yapılan bu çalışmalar ile somut neticeler alınmış, pek çok tarihi eser gün ışığına çıkarılarak, koruma altına alınmıştır.“Bütün Yönleriyle Sivrihisar” kitabını incelediğimizde geçmişten gelen yıpranmış, yok olmaya yüz tutmuş tarihi eserlerimizin eski fotoğrafları ile yapılan çalışmalar sonucu yeni durumlarını karşılaştırdığımızda ne kadar önemli işler yapıldığını görürüz. Sivrihisar’ın o günlerden bu günlere gelerek, bugün kimliğini koruyan ve ecdat yadigarı eserlerine sahip çıkan bir kent olarak,”Tarihi Kentler Birliği”nin 451 üyesi arasında yer alması ve ahşap direkli tarihi Ulu Camii’nin UNESCO tarafından dünya çapında korumaya alınan eserler arasında yer alması bizi gururlandırıyor. Bu gururda, ömrünü yaptığı çalışmalarla Sivrihisar’a adayan, vakıf insanı Orhan Keskin’in ve tarihi ve kültürel eserlerimize, ortak mirasımıza çıkan sahip çıkan Sivrihisar sevdalılarının payı büyüktür.

Son yıllarda, Necmi Günay, Niyazi Koca, Tahsin Altın gibi kardeşlerimiz de yaptıkları çalışmalar, araştırmalar ve hazırladıkları kitaplar ile Sivrihisar’ın tarih ve kültürü adına önemli hizmetler yapıyorlar. Bunların yanı sıra, şiirleri, fotoğrafları ve benzer etkinlikleriyle önemli çalışmalar yapan, katkıda bulunan kardeşlerimiz var. Ben de ileride, imkanlar ölçüsünde sitemiz aracılığı ile bu kardeşlerimizin çalışmalarından ayrı, ayrı bahsetmek isterim. Esasen, Sivrihisar Kültür Portalımız, tarih ve kültürümüze hizmet edenlerden burada adını zikrettiğim veya zikredemediğim kardeşlerimizin, büyüklerimizin çalışmalarına ve bunu yanı sıra tarihi, kültürel değerlerimize, eserlerimize geniş manada yer vermekte ve Sivrihisar’ın kimlik ve belleğinin korunması adına çok önemli bir görevler ifa etmektedir.

Sivrihisar, yıllar öncesinden başlatılan tarihi eserlerini koruma çalışmalarının, yazılan kitapların, yapılan etkinliklerin semeresini görerek; alt yapısını tamamlanmış bir tarih ve kültür şehri kimliği ile son yıllarda tanıtım adına, turizm adına, tarihi şahsiyetlerimize sahip çıkma adına önemli ataklar yapmakta ve emin adımlarla hak ettiği yönde ilerlemektedir.

Bu çalışmalara örnek olarak; Kurtuluş Savaşımız’da ordumuza uçak alan Sivrihisar’ın eşsiz kahramanlığı ve Sivrihisar’ın evladı Mülazım Ahmet Hamdi (Ayker)’in Milli Mücadelede’nin başlatılmasında gösterdiği kahramanlığı bir kadirşinaslık olarak sürekli gündemde tutulmuştur. Yapılan çalışmalar ve kurulan dernekler ile Akbaş gibi doğal değerlerimize sahip çıkılmıştır. Ayrıca, yıllardır Tarihi Eserleri Koruma Derneğinin korumasında bulunan Selçuklu dönemine ait taş sandukanın, Prof.Dr. Erol Altısapan ve Doç.Dr. Mehmet Mahur Tulum’un çalışmaları ile Nasreddin Hoca’ya ait olduğunun tespit edilmesini ve Nasreddin Hoca’nın kabrinin Sivrihisar’da olduğunun tescillenmesini ve Nasreddin Hocanın kızı Fatma Hatun’un kabrinin tespit edilmesini, yine tarihi Zaimağa Konağı’nın, Kaya Saatinin, Ulu Camii, Kurşunlu ve Aziz Mahmut Hüdai Camilerinin, sivil mimarlık örneği evlerin, kilisenin restorasyonlarını, sokak sağlıklaştırma çalışmalarını ve Hemşehrimiz Devlet Sanatçısı Heykeltraş Metin Yurdanur’un Türkiye’de bir ilk olarak Sivrihisar’da açtığı Açık Hava Heykel Müzesi gibi önemli etkinlik ve çalışmaları bu örnekler arasında gösterebiliriz. Vakıflar Genel Müdürlüğü, Üniversitelerimiz, Belediyemiz, Tarihi Kentler Birliği, Sivrihisar Eğitim Vakfı ve derneklerimizin de yayınları, araştırma eserleri, proje, restorasyon, sempozyum ve benzeri etkinlikleriyle, tarih ve kültürümüz adına önemli çalışmalar yaptıklarını ve katkılarda bulunduklarını görüyoruz.

SİVRİHİSAR KÜLTÜR PORTALI VE SİTESİ

Sivrihisar Kültür Portalı; Sivrihisar’ın dünyaya açılan penceresi,“kültür elçisi”dir. Sivrihisar Kültür Portalı; Sivrihisar’ı ziyaret edip, yakından tanımak isteyenlere “turizm rehberi”dir. Sivrihisar Kültür Portalı; Sivrihisar’ın gözü, kulağı, sesi, bilgi kaynağı, belleğidir. Sivrihisar Kültür Portalı; Sivrihisar’ın geçmişten geleceğine açılan kapısıdır. Sivrihisar Kültür Portalı; Uzaklarda yaşayıp, sıla özlemi çekenlerin tesellisidir. Sivrihisar Kültür Portalı; Sivrihisar’da doğmuş, ya da doğmamış, Sivrihisar’da yaşamış, yaşamamış farketmez kendini Sivrihisarlı hissedenlerin sitesidir.

Sitenin takipçileri olarak bizlere düşen görev; İlçemizin tanıtımında önemli işlevler üstlenen ve tarihi, kültürü adına, değişik alanlarda yapılan çalışmaları bir arada toplayarak, bizleri ve dünyanın en uzak köşelerini haberdar eden kültür sitemizin önemini dostlara anlatmak, ziyaretçi sayımızı artırmak, site ile sürekli iletişim içinde olarak, güvenilir kaynaklara dayanan çalışmaları site denetimine aktarmak ve kişisel görüş, düşünce ve yorumlarımız ile katkıda bulunmak, kısacası çağın medyası olan İnternet dünyasında yer alan sitemize her yönü ile sahip çıkmak ve desteklemek olmalıdır.

Bugüne kadar yaptığı önemli ve etkileyici çalışmalar neticesinde artan ilgi ile takip edilen Sivrihisar Kültür Portalı’nın gösterdiği performans ve elde ettiği ivme ile bundan sonra da aynı şevk ve heyecanla çalışmalarını sürdüreceğine yürekten inanıyoruz.

Bu duygularla ve Sivrihisar Kültür Portalı Sitemizin başarılı çalışmalarının devamını diliyor, siteyi hazırlayan ve sunan hemşehrimiz Murat Sevimbay’ı tebrik ediyor, yazı, yorum ve benzeri çalışmalar ile katkıda bulunanlara teşekkürlerimizi sunuyoruz. 10.10.2017

Yaşar YURTDAŞ

Akif Yaşar Yurtdaş

Bu güzel yazısı için bende Yaşar hocamıza çok teşekkür ediyorum.
Murat SEVİMBAY

SİVRİHİSAR WEB TR

Kategoriler
Sivrihisar Haberleri

Sivrihisar’ın Toprakla Mayalanan Ünlü Üzüm Pekmezi

Sivrihisar’da Bağ Bozumu !

Çoğalmaktır, coşkudur, berekettir bağ bozumu…

Her kültürün bağbozumunu karşılama ve kutlama anlayışları farklı olsa da ortak olan şey emek, umut ve berekettir. Sivrihisar’da asma yapraklarından gelen bereket ile bağcıların emeklerinin karşılığını alma vaktinin gelmesi bahar kokulu bağlara…

Derler ki eskiler, bağbozumu geldiğinde üzümler gelin olurmuş. Bağcıların gönlünde düğündür adeta bağbozumu…

Asma yapraklarından gelen bereket, umutlara açılan bir kapı gibi heyecanlıdır. Bir yılın semeresinin alındığı Bağ Bozumları bir nevi müjde olduğundan üreticilerin yüzündeki mutluluğu görebiliyorsunuz.

Sivrihisar yöresinde yetişen üzümlerinin geleneksel yöntemler ve yılların verdiği tecrübeyle birleşmesiyle tadına doyum olmaz güzellikte pekmezler meydana geliyor.

Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinin eşsiz lezzetleri arasında yer alan toprakla mayalanmış karamel rengindeki dövme pekmezi yörede sofraların vazgeçilmezi olarak biliniyor.

Sivrihisar’da eylül ve ekim aylarında başlayan bağ bozumları sonrası pekmez yapımı başlıyor. Bozuma hazır olan üzümler geleneksel yöntemlerle elde bağ makası ya da bağ bıçağı kullanılarak dalından alınarak küfelere dolduruluyor. Ezilerek şıra halini alır ve dev kazanlarda kaynatılmaya başlan pekmez, daha sonra pekmez toprağı eklenerek mayalanır. Kıvamını ve rengini bu mayalama işlemiyle alır pekmezler. Ardından süzülerek dinlendirilir ve 1 hafta ile 10 gün süresince derin fıçılarda dövülür. Son aşama olarak katılaşıp kıvamını ve karamel rengini alan pekmez sofralarda yerini alır.

Bağ sahipleri sene boyunca kendilerine yetecek kadar pekmezi aldıktan sonra katkısız, doğal ve sağlık açısından oldukça faydalı yöreye özgü pekmezi çarşamba günleri ilçede kurulan köy pazarındaki tezgahlarda satışa çıkarmaktadırlar. Civar illerden de talebin oldukça fazla olduğu bu lezzete ulaşmak için birçok insan Sivrihisar köy pazarını ziyaret ediyor.

Sivrihisar Belediye Başkanı Hamid Yüzügüllü, Sivrihisar yöresinde yetişen üzümlerden geleneksel yöntemler ve yılların verdiği tecrübenin birleşmesiyle tadına doyum olmaz güzellikte pekmezler yapıldığını belirterek, “Bu aylarda yapılan pekmezlerimiz Sivrihisar tezgahlarındaki yerlerini aldı. Sivrihisar Dövme pekmezini henüz bilmeyenler varsa faydası saymakla bitmeyen tamamen doğal ve sağlıklı bir şekilde üretilen bu lezzeti kaçırmamalarını tavsiye ederim” dedi.

Kategoriler
Genel

Bütün Yönleriyle Sivrihisar

BÜTÜN YÖNLERİYLE SİVRİHİSAR Kitabı Yenilendi

Genişletilmiş 2. Baskı 2017 yılında yayınlandı.

ÖNSÖZ

Bütün Yönleriyle Sivrihisar isimli kitabımın 2001 yılında birinci baskısı yapıldı. Eser büyük beğeni aldı, “Bu bir belgeseldir” diye vasıflandırılırdı ve genç kuşakları bu vadide çalışmaya sevk etti.

Kitabı tanıtma konusunda tecrübe ve bilgi sahibi olmadığım, yardım da almadığım halde ilimizde ve Türkiye genelinde büyük ilgi gördü. Zaman akışına paralel olarak yeni belgeler ve bulgular ortaya çıktıkça kitabımızda bu gelişmelere yer vermemiz gerekiyordu.

Kitabın birinci baskısı bittiği halde yoğun taleplere rağmen, biraz da emeklilik hali gereği ikinci baskıya imkan olmamıştı. Ta ki sayın valimiz Güngör Azim Tuna’nın kitabı yeniden basma teklifine kadar.

Bu durum yeni olay ve bulgularla kitabı adeta baştan yazarcasına gözden geçirmemize sebep oldu.

Merkez nüfusunun 1/3’ünü teşkil eden öğrencilerin neticede aileleri ile birlikte Sivrihisar’ı terk durumunda bulunmaları, yeni gelenlerin ilçeye intibak halinde olmaları, mevcut kültürel değerlere sahip çıkılması sorunu, bize bu açığı kapama sorumluluğu yükledi ve kitabın tümünü gözden geçirdik.

Sivrihisar’daki kurumların günümüze uyumu hususunda Yaşar Yurtdaş’ın katkılarına teşekkür ederim. Kitabın ilk basımında yer alan kayıtlar ve kitaba katkıları için Hatice Misge ve Yusuf Kot’a, ikinci baskının uyarlama ve teknik hazırlığını yapan Şeref Kocaman’a, yeni fotoğrafları yerinde çeken kızım Şule’ye ve kitabın tashihi bir tarafa vücut bulmasında büyük hizmetleri olan damadım Hüsnü Misge’ye; bunların başında kitabın basımında ve sonuçlanmasında amil olan sayın valilerimiz Güngör Azim Tuna ve Azmi Çelik’e teşekkürlerimi sunarım.

Kitabımın Orta Asya’dan bugüne süregelen Kültürümüze katkıta bulunmasını ve yüce Devletimizin ebediyete kadar yaşamasını dilerim.

Saygılarımla
Orhan KESKİN
01 Ocak 2017

***

İlk Baskıda Olan Önsöz

SUNUŞ

Ankara dönüşü Sivrihisar’daki yazıhanemde beni ziyarete gelen, Bursalı bir avukat arkadaşım: “Orhancığım, bu dağ taş arası küçücük ilçede avukat olmak için mi fakültede o kadar çok çalışmıştın?” demiş, ben de cevap olarak: “Sana göre öyle ama buraya bir de benim gözümle bak” demiştim.

Sivrihisar’ın; doğum yerim, ata yurdum, vatanım olarak; daima gönlümde müstesna bir yeri olmuştur.

Şair Eşrefin Sivrihisar’a kaymakam tayin edildiğinde:
Padişahım gitmek murat ise bir hisara
Başı sivri olmasın da ak olsun
Dediğini duyunca ona kızmış ve:
Kırkağaçlı Eşref mazurdur hisarı ak ister
Serdar ise, hisarın sivrisini sancak ister
Hisarlar vardır yeşildir, aktır, karadır amma!
Sevmeye onu: Yunus, Hızır, Selman-ı Pak ister.
Demiştim.

Sonraları Kırkağaç ilçesi ile Akhisar ilçesi arasındaki uzaklığın çok az olduğunu görünce memleketine yakın olmak arzusunun galip geldiğini anlamış, gurbette biri olarak kendini anlayışla karşılamıştım.

Sivrihisar benim için, temiz havasını soluduğum, tatlı sularından içtiğim, nimetleri ile şekillenip büyüdüğüm, yaşadığım; benimle ağlayan benimle gülen akraba ve dostlarımın bulunduğu, toprağı şüheda kanı ile yoğrulmuş, atalarımın son durağı, manevi tasarrufları devam eden evliyalar yatağı…

İsrafı sevmeyen, zeki, çalışkan, ağırbaşlı, uyumlu, saygılı, kadirbilir, dinine, tarihine, diline, örf ve adetlerine bağlı bir ilçe.

Sivrihisar sevgimi abartılı bulan dostlarımın; ilçeyi yakından tanıdıklarında; bana hak verdiklerine, daha güzel tanımak için kitap arzuladıklarına, şahit olmuşumdur.

Yeri geldiğince yararlandığım merhum Tahsin Özalp’in yıllar önce kaleme aldığı “Sivrihisar Tarihi, Dr. Halime Doğru ve Dr. Erol Altınsapan’ın kitapları başta olmak üzere Ahmet Atmaca, Ahmet Kılıçaslan, Avukat İbrahim Demirkol ve Dr. İhsan Sarıkardeşoğlu’nun kitapları Sivrihisar üzerine yazılmış övgüye lâyık çalışmaların ürünüdür. Bunlardan ilkinin dili ve düzenlemesi; diğer iki müellifin eserlerinin akademik oluşu, yalnız belli bir konu ve zaman dilimine ışık tutmaları sebebi ile daha derli toplu fakat çok yönlü bir kitap yazmak gereği doğmuştur.

Çocukluk yıllarımdan beri konuya ilgi duyduğumu, kitap ve belge topladığımı bilen hemşehrilerimin isteği de bu doğrultuda olmuştur.

Bizler mesleklerimizi icra ederken çalışmalarımızın karşılığını maaş, ücret v. s seklinde aldığımızdan, bunun dışında; bu vatanın evladı olarak; bizi yetiştirenlere (tüm milletimizi kastediyorum) ilave borçlarımızın olduğunu düşünüyorum, iste: Dernek, vakıf çalışmaları ve buna benzer fahri faaliyet yanında; bana verilen kitap yazma görevini, yerine getirilmesi gerekli bir borç olarak kabul etmiş olmam, beni bu kitabı yazmaya teşvik etmiştir.

Sivrihisar, dünya coğrafyası hatta ülkemizde küçük bir yer işgal etmektedir. Ancak diğer yönden, yetiştirdiği şahsiyetler bakımından dünya çapında ilgiye layık bir yerdir. Kültürel değerlerimizin nesilden nesile aktarılmasında ve yaşatılmasında; aslında bütüne ait bozulmamış değerlerin; tanınması ve tanıtılmasında bu eserin faydalı olacağı düşünülmüştür.

Bu kitap en az kırk yıllık bir araştırma ve birikimin sonucudur. Başvurulan kaynakların çoğunun şahsi kütüphanemde ve arşivimde mevcut olduğunu ifade edersem, durumu izah eder sanırım. Hal böyle iken kitabı hazırlamakta geciktiğim kaygısı, mevcut belgelerin tümünü değerlendirmeme imkân vermemiştir. İkinci olarak, daha geniş bir kesime ulaşmak gayesi ile; kitabın hacminin biraz dar tutulması, bazı konularda özet vermeye sebep olmuştur.

Nitekim Şeydi Mahmud Haziresindeki mezar taşları, kitabeleri, restore edilmiş yazılar belirlenip okunmuşsa da, aynı şekilde bu çalışmanın tüm Sivrihisar için ayrı bir kitap konusu olması düşünülmüştür. Keza dil konusu, giyim kuşam, örf ve adetler, evliya kabirleri ve menkıbeleri, mahalli yemekler, hah ve kilimlerimiz; her biri akademik çalışma konusu olarak görülmüş, bazı örneklemelerle yetinilmiştir.

Sivrihisar’ın 17. asra kadar, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde şehir ve ilim merkezi olması; her bakımdan yapılacak araştırmalara; odak olmak niteliğini taşımasına yeterlidir sanırım.

Sivrihisar’ın bugün de; köy ve şehir arasındaki geçişte; “şehirli mektebi” kimliğini taşıdığını söylersek haksız sayılmayız.

Kitabın yazımında, kaynak araştırması ve değerlendirilmesinde, azami titizlik gösterilmiş, teyit edilmeyen verilere yer verilmemeye çalışılmıştır. Zan ve doğrulanmayan rivayetle hataya düşmektense o konuda susmak tercih edilmiştir.

Konular işlenirken, kaynakları belirtilmiş ve değerlendirmelerde ilmi hassasiyet gösterilmişse de buna rağmen gözden kaçmış hataların olması muhtemeldir. Okuyucuların uyarmaları halinde gereği yapılacaktır.

Bu kitabın okuyucularına faydalı olacağını umarım. Ancak; bir kitabın hazırlanmasının ne denli uğraş isteyen bir iş olduğunu göstermesi bakımından; benim için öğretici olduğunu belirtmeliyim.

Beni inançlı, vatan ve millet sevgisi ile dolu yetiştiren anne ve babama, ağabeylerime, değerli hocalarıma rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum.

Bu kitabın bilgisayarda yazılmasında ve bilgi toplamada emeği geçen Nizamettin Arslan’a, eski metinlerin, kitabelerin okunmasında yardımcı olan emekli vaiz Mehmet Dönmez Hocaefendi’ye ve tashihini yapan araştırmacı yazar Hasan Pir’e, Yusuf Mesut Kilci’ye, Fahri Keskin, Kemal Biçerli, Ali İhsan Küçükarslan ve Yaşar Yurttaş’a, fotoğrafları ile katkı sağlayan Ali Rıza Öztekin’e, yayma hazırlanmasında ve basımında emeği geçen Hatice ve Ahmet Kof’a ve tüm emeği geçenlere teşekkür ediyor, bu eserin Allah’ın rızasına, milli kültürümüzün yaşamasına vasıta olmasını niyaz ediyorum.

Orhan Keskin Eskişehir 2001

Kategoriler
Gazete Yazıları

Sivrihisar Eğitim Vakfı 17 Yılda 1327 Öğrenciye Burs Verdi

Sivrihisar Eğitim Vakfı 17 yılda 1327 öğrenciye burs verdi

Sivrihisar Eğitim, Kültür ve Dayanışma Vakfı Başkanı Naci Şakar; 2015-2016 eğitim öğretim yılında 27 erkek, 54 kız öğrenciye, 2016- 2017 yılında ise 30 erkek, 50 kız öğrenciye burs verdiklerini belirterek, 17 yıldır Sivrihisarlı hemşehrilerimizin destekleri ile 1327 öğrencimiz burs imkanlarımızdan yararlanmıştır.

Burs sayesinde birlik, beraberlik ve hemşehrilik duygularının kazanılmasının maddi katkı kadar önemli olduğuna inanıyoruz. Burs veren hemşehrilerimiz eğitim sandığımıza kimin yararlanacağını bilmeden katkıda bulunuyorlar” dedi. Yeni eğitim öğretim yılı için de çalışmalara başladıklarını söyleyen Şakar “Eğitim konusundaki başarılarımızdan biri olan ve birlikte büyüyüp bugünlere getirdiğimiz, örnek gösterilen burs etkinliğimizin yeni yılma Ekim 2017’de başlayacağız.

Şu ana kadar 152 hayırsever dostlarımız burs yardımına katkıda bulunmuşlardır. 2017-2018 eğitim öğretim yılı için hedeflerinin 150 öğrenci olduğunu belirten Şakar, ödemelerin 9 ay boyunca aylık 100 lira şeklinde olacağını söyledi.