Kategoriler
Akif Yaşar Yurtdaş Makale ve Yazılar

Sivrihisar’ın Dünyaya Açılan Penceresi

SİVRİHİSAR’IN DÜNYAYA AÇILAN PENCERESİ :

“SİVRİHİSAR KÜLTÜR PORTALI”

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesinde görev yapmakta olan hemşehrimiz Murat Sevimbay’ın hazırlayıp, sunduğu “Sivrihisar Kültür Portalı” (sivrihisar.web.tr) internet sitesi; bir emek ürünü olarak özenle kurulmuş yapısı, ciddi ve güvenilir kaynaklara dayanan bilgi, haber ve duyuruları ile üstlendiği; Sivrihisar’ın dünyaya açılan penceresi olmak, Sivrihisar’ı her yönü ile dünyaya tanıtmak, tarihi süreci içinde elde ettiği maddi, manevi kültürel değerlerimizi korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak misyonunu büyük bir titizlikle yerine getirmektedir. Site, yaptığı tanıtım çalışmaları ile dünyada ve ülkemizde Sivrihisar’a ilgi duyanların vazgeçilmez ziyaret yerlerinden biri olmuştur.

Bizler, sitenin takipçileri olarak; Sivrihisar Kültür Portalında, Sivrihisar’ın “tarih ve kültür şehri” kimliğinin ve belleğinin korunmasına hizmet eden çalışmalara, kitaplara, araştırmalara, anılara, belgelere, sanata, şiirlere ve fotoğraflara yer verildiğini memnuniyetle görüyor ve zevkle takip ediyoruz. Ayrıca, eserleri ve çalışmaları ile Sivrihisar’ın tanıtımı ve gelişmesine katkıda bulunan özverili, kadirşinas insanlarımıza sitede yer verilmesini, onlara duyulan minnet ve şükranın bir ifadesi olarak değerlendiriyoruz.

KENT KİMLİĞİ VE KENT BELLEĞİNDE SİVRİHİSAR KÜLTÜR PORTALI’NIN ÖNEMİ

“Kentler, sakinlerinin aynası olarak onların gönüllerini toprağın üstüne yansıtır. Kentler sırrımızdır bizim.”

Sivrihisar Kültür Portalı’nın, Sivrihisar’ın kimliğine ve belleğine hizmet edenlere yer verdiğini belirttik. Aslında, Sivrihisar Kültür Portalı, yaptığı bu işlevle kimlik ve bellek konusunda yapılan çalışmaların öncüsü durumundadır. Gerçekten de, bir kentin elde ettiği kimliğini koruması ve belleklerde yer ederek gelecek nesillere aktarılmasını çok önemli buluyor ve bu nedenle, kimlik ve bellek konusunu biraz daha açmak istiyorum;
“İnsanlar kimliğini yitirirse nasıl panikler, kendini kanıtlayamama endişe ve korkusuna kapılırsa, kentler de aynen böyledir. Kimliğini kaybeden kentler; önce bozulurlar, geçmişle olan bağları kopar, sonra da yok olup giderler, tarihte bu duruma düşen yüzlerce örnek vardır. Bir kentin coğrafi konumu, doğal ve tarihi dokusu, mimari yapısı, bağrından yetişen değerleri, kentlinin ekonomik ve kültürel yaşayış biçimi, gelenek ve görenekleri onun kimliğini oluşturur. Ama bu kimlik öyle kolay kolay kazanılmaz, oluşmaz; yıllarca, hatta yüzlerce yıllık bir birikim ve gelişim sonunda ortaya çıkar. İşte, kazanılan bu kimlik, o kenti kendine has özellikleri ile diğerlerinden farklı kılar.” diyor bir kent sevdalısı Recep Bozkurt.

Sivrihisar’ın kimliğine gelince; Sivrihisar, M.Ö. (1200-700) yıllarına kadar dayanan ve köklü tarihi ve bu süreç içerisinde; Anadolu’da hüküm süren pek çok medeniyete beşiklik, bekçilik ve tanıklık yapabilen ender merkezlerden biri olarak, yüzyıllar içerisinden süzülüp gelen kadim kültürü, elde ettiği tarihi mirası, eşsiz anıtsal yapıları, sivil mimari örnekleri ve kuruluşundan bu yana bağrından yetişen ve değişik dönemlere damgasını vurarak dünyada ün kazanmış ilim, feyiz sahibi düşünce, sanat adamları, yöneticileri ve savaş, işgal yıllarında gösterdiği kahramanlıkları ile müstesna bir belde olarak tam bir “TARİH VE KÜLTÜR ŞEHRİ” dir.

Dünyada kimliğini koruyabilen yerlerin sayısı çok değildir. Bu az sayıdaki yerleşim alanları da zamanın insafsız yıpratmasına, hoyrat ellerin acımasız yakıp, yıkımına, plansız, proğramsız yapılaşmaya direnebilmek için olağanüstü bir çaba harcamaktadırlar.

Peki, kent belleği nedir?

“Belleğini kaybeden kent kimliğini kaybeder. Kimliğini kaybeden de her şeyini kaybeder.”

“Kent Belleği, bir kentin kuruluşundan bu yana orada yapılanların, yazılanların, belgelerin, bulguların korunup saklanmasıdır.” Çok sevindiricidir ki; tarih, kültür şuuru ve büyük bir öngörü ile tarihi mirasımıza sahip çıkan büyüklerimizin, yıllar öncesinden başlayan olağanüstü gayret ve çalışmaları sayesinde, Sivrihisar kimliğini, belleğini, bize emanet edilen ortak mirasımızı, tarihi ve kültürel değerlerimizi günümüze kadar koruyabilen ve gelecek nesillere taşıyabilen ender yerlerden biri olmuştur. Ancak, Sivrihisar’ın kendini koruyup, “Tarih ve Kültür Şehri” olarak Anadolu’da yerini alması o kadar da kolay olmamıştır. Bu süreci özetlemek gerekirse; yıllar öncesinde, Sivrihisar’ın tarihini ve eserlerini konu alan çalışmaların yapıldığını görüyoruz. Ancak, esaslı çalışmalar 1960-70’li yıllarda başlamış ve o yıllarda kurulan Tarihi Eserleri Koruma Derneği ve vakıf çalışmaları ile tarih ve kültür şuuru daha da gelişmiş ve bunun neticesinde, öncelikle günümüze kadar gelen yıpranmış, yorgun ama büyük ölçüde tarihi özelliklerini kaybetmeyen tarihi eserler, anıtsal yapı ve sivil mimarlık örnekleri, harabeler gibi taşınmaz kültür varlıklarımıza sahip çıkılarak, bunlar koruma altına alınmıştır. Aynı zamanda, korunan bu eserler, elde kalan somut örnekler olarak, yazılı tarihimizin en önemli kaynakları olmuştur. Bunun dışında, ilçemizi konu alan arşiv kayıtları, kitaplar, eski tarihli mecmua, salname ve ansiklopedi gibi eserler de tarihimize ışık tutan yazılı kaynaklar olarak değerlendirilmiştir.

Sivrihisar’ın bağrından yetişen büyüklerimizin, Sivrihisar hakkında çalışmalar yaparak, tarihimize ve kültürümüze ışık tutan önemli eserler vermeye başlaması 50-60 yıl öncesine dayanır. Bunlar arasında Sivrihisar Vaizi merhum Tahsin Özalp’ın 1961 yılında kaleme aldığı “Sivrihisar Tarihi” kitabı, Avukat-Noter Orhan Keskin’in kırk yılı aşkın araştırma ve birikimi sonucu hazırladığı 2001 yılında ilk baskısı ve 2017 yılında geliştirilmiş ikinci baskısı yapılan “Bütün Yönleriyle Sivrihisar” kitabı, Prof.Dr. Erol Altınsapan’ın kaleme aldığı eserler, Gazeteci-Yazar Ahmet Bican Atmaca’nın “Sivrihisar’da Yunan Mezalimi” gibi Sivrihisar üzerine yazılmış araştırma, şiir ve anı kitapları, Ahmet Kılıçaslan, Avukat İbrahim Demirkol, Dr. İhsan Sarıkardeşoğlu ve Dr. Mustafa Kılıcal, Nadir Yaz’ın kitapları, Mustafa Kantarcı ve Yusuf Mesut Kilci’nin çalışmaları Sivrihisar’ın tarihi, kültürü ve tarihi şahsiyetlerini anlatan kapsamlı eserler arasında yerlerini almışlardır. Yine, geçtiğimiz dönemlerde, Prof. Dr. Halime Doğru, Prof. Dr. Canan Parla, Nejat İşcan, Nizamettin Arslan ve Yüksel Sayan’ın Sivrihisar üzerine yazdıkları kitaplar çok değerli eserlerdir. Ayrıca, Hasan Ayhaner, Fahri Keskin, Ertürk Kadir Küçükslan, Prof. Dr. M.Kemal Biçerli, Ali Rıza Öztekin ve Bünyamin Altındağ’ın kitap çalışmalarına verdikleri emek ve katkı ile değerli eserler ilçemize kazandırılmıştır.

Burada, Orhan Keskin Hocamın çok önemli bulduğum diğer çalışmalarına kısa da olsa değinmek istiyorum. Onun, Sivrihisar’a hizmetleri sadece yazdığı kitaplarla değil, yazımızın bir bölümünde bahsettiğimiz gibi, 1970’ li yıllarda kurduğu Sivrihisar Tarihi Eserleri Koruma Derneği ve Sivrihisar İslami İlimler Vakfı ile başlar. Dernek ve Vakfın çalışmalarının başlaması ile Sivrihisar’ın tarihi kimliğini koruma yönünde aktif adımlar atıldığını ve çok önemli işlerin başarıldığını görüyoruz. Bu çalışmalara katılma imkanını bulan bir kardeşiniz olarak şunu söyleyebilirim ki, Orhan Keskin Hocamın önderliğinde, tamamen kanun, tüzük ve yönetmelikler çerçevesinde yapılan bu çalışmalar ile somut neticeler alınmış, pek çok tarihi eser gün ışığına çıkarılarak, koruma altına alınmıştır.“Bütün Yönleriyle Sivrihisar” kitabını incelediğimizde geçmişten gelen yıpranmış, yok olmaya yüz tutmuş tarihi eserlerimizin eski fotoğrafları ile yapılan çalışmalar sonucu yeni durumlarını karşılaştırdığımızda ne kadar önemli işler yapıldığını görürüz. Sivrihisar’ın o günlerden bu günlere gelerek, bugün kimliğini koruyan ve ecdat yadigarı eserlerine sahip çıkan bir kent olarak,”Tarihi Kentler Birliği”nin 451 üyesi arasında yer alması ve ahşap direkli tarihi Ulu Camii’nin UNESCO tarafından dünya çapında korumaya alınan eserler arasında yer alması bizi gururlandırıyor. Bu gururda, ömrünü yaptığı çalışmalarla Sivrihisar’a adayan, vakıf insanı Orhan Keskin’in ve tarihi ve kültürel eserlerimize, ortak mirasımıza çıkan sahip çıkan Sivrihisar sevdalılarının payı büyüktür.

Son yıllarda, Necmi Günay, Niyazi Koca, Tahsin Altın gibi kardeşlerimiz de yaptıkları çalışmalar, araştırmalar ve hazırladıkları kitaplar ile Sivrihisar’ın tarih ve kültürü adına önemli hizmetler yapıyorlar. Bunların yanı sıra, şiirleri, fotoğrafları ve benzer etkinlikleriyle önemli çalışmalar yapan, katkıda bulunan kardeşlerimiz var. Ben de ileride, imkanlar ölçüsünde sitemiz aracılığı ile bu kardeşlerimizin çalışmalarından ayrı, ayrı bahsetmek isterim. Esasen, Sivrihisar Kültür Portalımız, tarih ve kültürümüze hizmet edenlerden burada adını zikrettiğim veya zikredemediğim kardeşlerimizin, büyüklerimizin çalışmalarına ve bunu yanı sıra tarihi, kültürel değerlerimize, eserlerimize geniş manada yer vermekte ve Sivrihisar’ın kimlik ve belleğinin korunması adına çok önemli bir görevler ifa etmektedir.

Sivrihisar, yıllar öncesinden başlatılan tarihi eserlerini koruma çalışmalarının, yazılan kitapların, yapılan etkinliklerin semeresini görerek; alt yapısını tamamlanmış bir tarih ve kültür şehri kimliği ile son yıllarda tanıtım adına, turizm adına, tarihi şahsiyetlerimize sahip çıkma adına önemli ataklar yapmakta ve emin adımlarla hak ettiği yönde ilerlemektedir.

Bu çalışmalara örnek olarak; Kurtuluş Savaşımız’da ordumuza uçak alan Sivrihisar’ın eşsiz kahramanlığı ve Sivrihisar’ın evladı Mülazım Ahmet Hamdi (Ayker)’in Milli Mücadelede’nin başlatılmasında gösterdiği kahramanlığı bir kadirşinaslık olarak sürekli gündemde tutulmuştur. Yapılan çalışmalar ve kurulan dernekler ile Akbaş gibi doğal değerlerimize sahip çıkılmıştır. Ayrıca, yıllardır Tarihi Eserleri Koruma Derneğinin korumasında bulunan Selçuklu dönemine ait taş sandukanın, Prof.Dr. Erol Altısapan ve Doç.Dr. Mehmet Mahur Tulum’un çalışmaları ile Nasreddin Hoca’ya ait olduğunun tespit edilmesini ve Nasreddin Hoca’nın kabrinin Sivrihisar’da olduğunun tescillenmesini ve Nasreddin Hocanın kızı Fatma Hatun’un kabrinin tespit edilmesini, yine tarihi Zaimağa Konağı’nın, Kaya Saatinin, Ulu Camii, Kurşunlu ve Aziz Mahmut Hüdai Camilerinin, sivil mimarlık örneği evlerin, kilisenin restorasyonlarını, sokak sağlıklaştırma çalışmalarını ve Hemşehrimiz Devlet Sanatçısı Heykeltraş Metin Yurdanur’un Türkiye’de bir ilk olarak Sivrihisar’da açtığı Açık Hava Heykel Müzesi gibi önemli etkinlik ve çalışmaları bu örnekler arasında gösterebiliriz. Vakıflar Genel Müdürlüğü, Üniversitelerimiz, Belediyemiz, Tarihi Kentler Birliği, Sivrihisar Eğitim Vakfı ve derneklerimizin de yayınları, araştırma eserleri, proje, restorasyon, sempozyum ve benzeri etkinlikleriyle, tarih ve kültürümüz adına önemli çalışmalar yaptıklarını ve katkılarda bulunduklarını görüyoruz.

SİVRİHİSAR KÜLTÜR PORTALI VE SİTESİ

Sivrihisar Kültür Portalı; Sivrihisar’ın dünyaya açılan penceresi,“kültür elçisi”dir. Sivrihisar Kültür Portalı; Sivrihisar’ı ziyaret edip, yakından tanımak isteyenlere “turizm rehberi”dir. Sivrihisar Kültür Portalı; Sivrihisar’ın gözü, kulağı, sesi, bilgi kaynağı, belleğidir. Sivrihisar Kültür Portalı; Sivrihisar’ın geçmişten geleceğine açılan kapısıdır. Sivrihisar Kültür Portalı; Uzaklarda yaşayıp, sıla özlemi çekenlerin tesellisidir. Sivrihisar Kültür Portalı; Sivrihisar’da doğmuş, ya da doğmamış, Sivrihisar’da yaşamış, yaşamamış farketmez kendini Sivrihisarlı hissedenlerin sitesidir.

Sitenin takipçileri olarak bizlere düşen görev; İlçemizin tanıtımında önemli işlevler üstlenen ve tarihi, kültürü adına, değişik alanlarda yapılan çalışmaları bir arada toplayarak, bizleri ve dünyanın en uzak köşelerini haberdar eden kültür sitemizin önemini dostlara anlatmak, ziyaretçi sayımızı artırmak, site ile sürekli iletişim içinde olarak, güvenilir kaynaklara dayanan çalışmaları site denetimine aktarmak ve kişisel görüş, düşünce ve yorumlarımız ile katkıda bulunmak, kısacası çağın medyası olan İnternet dünyasında yer alan sitemize her yönü ile sahip çıkmak ve desteklemek olmalıdır.

Bugüne kadar yaptığı önemli ve etkileyici çalışmalar neticesinde artan ilgi ile takip edilen Sivrihisar Kültür Portalı’nın gösterdiği performans ve elde ettiği ivme ile bundan sonra da aynı şevk ve heyecanla çalışmalarını sürdüreceğine yürekten inanıyoruz.

Bu duygularla ve Sivrihisar Kültür Portalı Sitemizin başarılı çalışmalarının devamını diliyor, siteyi hazırlayan ve sunan hemşehrimiz Murat Sevimbay’ı tebrik ediyor, yazı, yorum ve benzeri çalışmalar ile katkıda bulunanlara teşekkürlerimizi sunuyoruz. 10.10.2017

Yaşar YURTDAŞ

Akif Yaşar Yurtdaş

Bu güzel yazısı için bende Yaşar hocamıza çok teşekkür ediyorum.
Murat SEVİMBAY

SİVRİHİSAR WEB TR

Kategoriler
Sivrihisar Haberleri

Sivrihisarı Dünyaya Tanıtacağız

SİVRİHİSAR’I DÜNYAYA TANITACAĞIZ

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, Sivrihisar Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Nasrettin Hocayı Anma Etkinlikleri’ne katıldı.

Anma etkinliklerine, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna, Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, AK Parti Eskişehir Milletvekili Harun Karacan, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Sivrihisar Belediye Başkanı Hamit Yüzügüllü, Han Belediye Başkanı Erdal Şanlı ve siyasi parti il başkanları ile vatandaşlar katıldı.

Bakan Eroğlu ile Avcı, ilk olarak Sivrihisar ilçesinde bulunan Nasrettin Hoca Kültür Parkı içerisinde bulunan Nasrettin Hoca ve kızı Fatıma Hatun’un temsili kabirlerini ziyaret edip dualar etti. Daha sonra parkta incelemelerde bulunan her iki Bakan, Nasrettin Hoca anıtının önünde hatıra fotoğrafı çektirdi. Bakan Eroğlu ve Avcı ardından park içerisine fidan dikimi yaptı.

Programın açılış konuşmasını yapan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Nasrettin Hocanın deyimiyle ‘dünyanın merkezinde’ bulunmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Nasrettin Hocanın filozof bir insan olduğunu aktaran Eroğlu, Nasrettin Hoca’nın bazı kıssalarını anlatarak sözlerine başladı. Nasrettin Hocanın Türk kültürüne katkısının büyük olduğunu ifade eden Bakan Eroğlu, programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

Sivrihisar’a 51 Milyon Tl’lik Yatırım

Orman ve Su İşleri Bakanlığı olarak Sivrihisar’a birçok yatırım yaptıklarını anlatan Bakan Eroğlu, “Orman ve Su İşleri Bakanlığı olarak Sivrihisar ilçesine Nasrettin Hoca Barajını inşa ettik. 7 bin 800 dekar arazi modern sulama sistemiyle sulanacak. DSİ’ye talimat verdim orada hem sulama hem de balıklandırma yapılacak. Sivrihisar’a 51 milyon liralık yatırım yaptık. İnşallah yapımı devam eden diğer tesislerimiz de en kısa sürede açılacak. Bunun dışında ağaçlandırma çalışmalarımız var. İnşallah Sivrihisar’ı yemyeşil yapacağız. Nasrettin Hoca anısına 3 bin sedir fidanı dağıtacağız” dedi.
Bakan Veysel Eroğlu, Nasrettin Hocanın eşeğe ters binişinden esinlenip, “Aman fidanları ters dikmeyin” ifadelerini kullandı.

Sivrihisar, Kültür Turizminin Çekim Merkezlerinden Biri Olmaya Çoktan Hak Kazanmış Bir Şehrimiz

Ardından konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı ise, Nasrettin Hocanın Anadolu hikmetinin en önemli temsilcilerinden birisi olduğunu ifade etti. Bakan Eroğlu’nun da vurguladığı gibi Nasrettin Hocayı mizah figürü olarak algılamanın çok yanlış ve haksız bir değerlendirme olacağını vurgulayan Avcı, “Nasrettin Hoca, kıssalarını fıkra olarak alsak da, aslında çok katmanlı derin hikmetler içeren ve öyle okunduğunda da gerçekten bize hayatın çok farklı yönlerini açan, kapılarını açan bir hazine. Dolayısıyla Nasrettin Hocayı üniversitelerimizin, düşünürlerimizin, yazarlarımızın bu gözle daha derinlemesine değerlendirmelerinde büyük fayda vardır. Nasrettin Hoca’dan nerede söz açılsa ondan öğreneceğimiz bir şeyler var. Ben Belediye Başkanımız Hamit beye böyle bir etkinlik düzenlediği için, Nasrettin Hocamıza gösterdiği bu vefa için, Sivrihisar’a yaptığı katkılar için çok teşekkür ediyorum. Onun da söylediği gibi gerçekten Sivrihisar, her şeyiyle, tabiatıyla, kültürel zenginlikleriyle, vakıf eserleriyle ve insanıyla elbette kültür turizminin çekim merkezlerinden biri olmaya çoktan hak kazanmış bir şehrimiz. İnşallah önümüzdeki dönemde Sivrihisarımızın bütün bu özelliklerini el birliğiyle bütün Türkiye’ye ve bütün dünyaya tanıtma fırsatımız olur. Böylece Sivrihisar hak ettiği turizm cazibe merkezi olma unvanını bu vesileyle pekiştirmiş olur İnşallah” dedi.

Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna’ya da teşekkürlerini ileten Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Gerçekten Türk Dünyası Kültür Başkentliği sürecinde ajans yönetim kurulu başkanı olarak sayın valimiz, sadece Sivrihisar’a değil, Eskişehir’in bütün ilçelerine, Eskişehir merkezde ve bütün ilçelerinde gerçekten çok kalıcı kültürel eserle imza attı. Sivrihisar da bunların arasında. Ben kendisine bu vesileyle bütün bu süreç boyunca, 2013 Türk Dünyası Kültür Başkentliği süreci boyunca devam eden süreçlerde Eskişehirimize yaptığı hizmetler için, kazandırdığı zenginlikler için, değerler için hepinizin huzurunda bir kere daha çok teşekkür ediyorum.”

Konuşmaların ardından, Sivrihisar Belediye Başkanı Hamit Yüzügüllü tarafından Bakan Avcı’ya minyatür takdim edildi. Bakan Eroğlu’na ise Nasrettin Hoca minyatürünü Bakan Avcı hediye etti.